Meksika, şiddetli yağışların tetiklediği yaygın seller ve fırtınalarla mücadele ederken, yaşanan afetlerde en az 23 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Ülkedeki 32 eyaletten 31’inde yoğun yağışların etkili olduğu kaydedilirken, özellikle doğudaki Veracruz, merkezdeki Queretaro ve Hidalgo ile kuzey-orta eyalet San Luis Potosi en çok etkilenen bölgeler oldu.
En ağır bilanço, 16 ölüm ve 1.000 evin etkilendiği Hidalgo eyaletinden gelirken, Puebla’da beş kişi hayatını kaybetti ve 11 kişiden hala haber alınamıyor. Sivil savunma yetkilileri, toprak kaymaları, nehir taşmaları ve yol çökmelerinin yaşandığını bildirdi. Meksika, 2025 yılında özellikle şiddetli yağışlarla karşı karşıya kaldı ve başkent Meksiko’da dahi yağış rekorları kırıldı. Meksika hükümeti, felaket bölgelerinde halka destek olmak ve altyapıyı onarmak için 5.400’den fazla asker görevlendirdi. Peki, sellerin bu kadar yaygın ve yıkıcı olmasının ardında yatan nedenler neler? Tropikal Fırtına Raymond’un kuzeye ilerlemesi yeni riskleri beraberinde getiriyor mu?

Afetin boyutları ve bölgesel dağılım
Meksika Sivil Savunma Ulusal Koordinatörü Laura Velázquez, yoğun yağışlar nedeniyle etkilenen eyaletlerde yaşanan ana felaket türlerini toprak kaymaları, taşan nehirler ve yol çökmeleri olarak açıkladı. Yağışların bu kadar geniş bir alanda (31 eyalet) etkili olması, ülkenin altyapısı ve acil durum müdahale kapasitesi üzerinde büyük bir baskı oluşturdu.
Can Kayıpları ve Hasar Bilançosu:
- Hidalgo: En az 16 ölüm bildirildi ve yaklaşık 1.000 ev etkilendi.
- Puebla: Beş ölüm kaydedildi ve 11 kişiden haber alınamıyor.
- Veracruz: Bir çocuk hayatını kaybetti.
- Queretaro: Bir polis memuru yaşamını yitirdi.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, yerel yetkililerle yaptığı toplantının ardından, yetkililerin “halkı desteklemek, yolları yeniden açmak ve elektriği geri getirmek için çalıştığını” bildirdi. Su altında kalan bölgelere yardım ulaştırmak ve kurtarma çalışmalarını yürütmek üzere orduya ait kurtarma ekipmanları ve araçlar hızla sevk edildi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-

Tropikal fırtına Raymond’un yeni tehdidi
Ülkenin Pasifik kıyılarında etkili olan Tropikal Fırtına Raymond, yoğun yağışlarla birlikte kuzeye doğru ilerlemeye devam ediyor. Fırtınanın şimdiden Chiapas, Guerrero, Oaxaca ve Michoacan eyaletlerinde hasara yol açtığı bildirildi.
ABD Ulusal Kasırga Merkezi’ne göre, hafta sonunda Raymond’un Baja California’nın güney kesimini vurması bekleniyor. Bu, hali hazırda sellerle mücadele eden ülke için yeni bir tehdit ve kuzeybatı bölgelerinin de alarm durumuna geçmesini gerektiriyor.
Türkiye ve iklim değişikliğinin etkisi
Meksika’nın 2025’te yaşadığı bu olağanüstü şiddetli yağış dönemi ve başkentte kırılan rekorlar, küresel iklim krizinin tetiklediği aşırı hava olaylarının tipik bir örneğidir. Atmosferdeki sıcaklık artışının daha fazla nem tutma kapasitesini artırması, şiddetli yağış olaylarının sıklığını ve yoğunluğunu artırmaktadır.
Türkiye de, son dönemde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde (daha önceki haberde belirtildiği gibi Düzce, Zonguldak, Bartın) şiddetli yağışlar, seller ve heyelanlarla karşı karşıya kalmıştır. Meksika’daki bu olaylar, Türkiye için de kentsel altyapıların şiddetli ve ani yağışlara karşı direncinin artırılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerekliliğini pekiştirmektedir.
Yorum
Meksika’da bir hafta içinde yaşanan 23 can kaybı ve binlerce evin etkilenmesi, iklim değişikliğinin insani ve ekonomik bedelinin ne kadar ağır olabileceğini gösteriyor. Aşırı hava olayları, sadece kırsal bölgeleri değil, başkentte kırılan rekorlarla kentsel alanları da kırılgan hale getiriyor. Hükümetin binlerce askerle hızlıca müdahale etmesi takdire şayan olsa da, asıl çözüm, felaket sonrası müdahaleden çok, iklim krizinin etkilerine karşı önleyici altyapı yatırımlarına odaklanmaktır.
Tropikal Fırtına Raymond’un kuzeye ilerlemesi, Meksika’nın henüz toparlanmaya fırsat bulamadan yeni bir riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu tür aralıksız ve şiddetli doğa olayları, ülkelerin kaynaklarını zorlarken, iklim adaptasyonunun artık ertelenemez bir ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini kanıtlıyor.
Kaynak: Reuters, ABD Ulusal Kasırga Merkezi

