Derin deniz madenciliğinin etkileri 40 yıl sonra bile devam ediyor

Pasifik Okyanusu’nda 40 yıl önce yapılan madencilik faaliyetlerinin etkileri hâlâ hissediliyor. Bilim insanları, deniz tabanının ekosisteminin büyük ölçüde iyileşmediğini ortaya koyan yeni bir araştırma yayınladı.

Bu bulgular, BM öncülüğündeki görüşmelerde derin deniz madenciliğine küresel moratoryum getirilmesi yönündeki çağrıları güçlendirdi. 36 ülkenin temsilcileri Jamaika’nın Kingston kentinde bir araya gelerek, okyanus tabanından bakır ve kobalt gibi metallerin çıkarılmasına izin verilip verilmeyeceğini tartışıyor.

40 yıllık etki: Deniz tabanı hâlâ eski haline dönmedi

İngiltere Ulusal Oşinografi Merkezi liderliğindeki bilim insanları, Clarion Clipperton Bölgesi’ndeki mineral açısından zengin bir bölgede 2023 yılında keşif gezisi düzenledi. Araştırmada, 1979’da yapılan bir madencilik testinin etkilerinin hâlâ görüldüğü tespit edildi.

Bilim insanlarına göre, deniz tabanından çıkarılan “polimetalik nodüller”, tortu yapısında uzun vadeli değişikliklere yol açtı ve ekosistem dengelerini bozdu. Bazı büyük organizmaların popülasyonları azalırken, daha küçük ve hareketli türler kısmen toparlanma belirtileri gösterdi.

Araştırma ekibinin lideri Daniel Jones, bu bulguların derin deniz madenciliğinin uzun vadeli etkilerini anlamak açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti:

❝Bazı bölgelerde çok az veya hiç iyileşme görülmezken, bazı hayvan grupları yeniden popülasyon oluşturmanın ilk işaretlerini gösterdi.❞

Madencilik faaliyetlerine küresel direniş

BM toplantısında, 256 sayfalık madencilik düzenlemeleri taslağı görüşülüyor. Çevre grupları, madencilik faaliyetlerinin durdurulması çağrısında bulunurken, bu talep 32 hükümet ve 63 büyük şirket tarafından destekleniyor.

Greenpeace kampanyacısı Louise Casson, derin deniz madenciliğinin durdurulması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

❝Bu son kanıtlar, hükümetlerin derin deniz madenciliğini daha başlamadan durdurmaları gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.❞

TMC ilk resmi madencilik başvurusunu yapmaya hazırlanıyor

Tartışmalar devam ederken, Kanada merkezli The Metals Company (TMC) Haziran ayında ilk resmi madencilik başvurusunu yapmayı planlıyor.

TMC yetkilileri, deniz tabanından metal çıkarmanın çevresel etkisinin geleneksel kara madenciliğine kıyasla daha düşük olduğunu savunuyor.

Şirketin mali işler müdürü Craig Shesky, deniz madenciliğinin avantajlarını şu sözlerle dile getirdi:

❝Aynı miktarda metal elde etmek için çok daha az malzeme taşımanız gerekiyor. Daha yüksek kalite daha iyi ekonomi anlamına gelir, ancak aynı zamanda daha düşük çevresel etkiyi de beraberinde getirir.❞

Derin deniz madenciliği çevre için tehdit mi?

Bilim insanları, derin deniz madenciliğinin ekosistemler üzerindeki etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğine dikkat çekiyor. Çalışmalar, bu faaliyetlerin deniz tabanında geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceğini gösteriyor.

BM toplantılarında alınacak kararlar, okyanus ekosistemlerinin geleceğini belirleyecek kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top