ABD istihbarat teşkilatının ülkeye yönelik tehditleri ele aldığı yıllık raporunda, on yılı aşkın bir süredir ilk kez iklim değişikliğine yer verilmedi. Bu değişiklik, Trump yönetiminin çevre politikalarına yönelik tutumuyla paralellik gösteriyor ve istihbarat kurumlarının iklim değişikliğini tehdit unsuru olarak değerlendirmemesine neden olabilir.
Ulusal güvenlik perspektifinden çıkarıldı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Senato İstihbarat Komitesi’nde yaptığı açıklamada, raporun yalnızca ABD ve ulusal güvenlik için en kritik tehditlere odaklandığını belirtti. Ancak iklim değişikliğinin bu listeye neden dahil edilmediği konusunda net bir yanıt vermedi.
Demokrat Senatör Angus King’in sorgulaması üzerine, Gabbard, iklim değişikliğinin rapordan çıkarılması yönünde bilinçli bir talimat verdiğini hatırlamadığını söyledi.
Raporda, “devlet dışı ulusötesi suçlular ve teröristler” ile “büyük devlet aktörleri”nin tehditleri öncelikli konular olarak ele alınıyor. ABD’nin sağlığı, güvenliği, kritik altyapısı ve hükümetine yönelik tehditlerin bu unsurlardan kaynaklandığı belirtiliyor.
İklim değişikliğinin ulusal güvenliğe etkileri
Birçok uzman, iklim değişikliğinin küresel güvenliği doğrudan tehdit ettiğini ve istihbarat raporlarında yer almaması gerektiğini savunuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na göre, iklim değişikliği ile bağlantılı güvenlik riskleri şu şekilde sıralanıyor:
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
- Gıda, su ve enerji kaynakları üzerindeki etkiler
- Doğal kaynaklar üzerindeki artan rekabet
- İklim felaketleri nedeniyle zorunlu göç ve kitlesel yerinden edilmeler
- Hastalıkların yayılması ve temel hizmetlerde aksaklıklar
Columbia Üniversitesi İklim Okulu’ndan yayımlanan bir raporda da iklim değişikliğinin ABD askeri altyapısını, tedarik zincirlerini ve ulusal güvenliği doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
ABD’de iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlar
ABD, son yıllarda iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerin etkilerini ağır bir şekilde hissediyor.
- Yükselen deniz seviyeleri ve aşırı hava koşulları, askeri üsler dahil olmak üzere kritik altyapıları tehdit ediyor.
- Orman yangınları, kasırgalar ve seller milyonlarca Amerikalıyı evlerini terk etmeye zorluyor.
- Daha sık görülen aşırı sıcaklar ve alg patlamaları halk sağlığını tehdit ediyor.
Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) verilerine göre, ABD 2023 yılında 2,5 yıla eşdeğer büyük felaket yaşadı. İngiliz Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü, ABD’de her dört günde bir büyük felaket ilan edildiğini duyurdu.
Savunma Bakanlığı ve önceki yönetimlerin tutumu
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığın iklim değişikliğiyle ilgilenmediğini belirtse de, Savunma Bakanlığı ABD’nin en büyük kirleticilerinden biri ve en fazla enerji tüketen federal kurum.
Biden yönetimi döneminde, Savunma Bakan Yardımcısı Kathleen Hicks, iklim değişikliğinin ulusal güvenlik sorunu olduğunu ve buna yönelik önlemler alınması gerektiğini vurgulamıştı.
Ancak, Trump yönetiminin politikalarıyla uyumlu bir şekilde, iklim değişikliğinin ulusal güvenlik tehdidi olarak görülmemesi, ABD’nin çevre politikalarındaki değişimin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

