Kahire’de Nil’in ortasındaki El-Karsaya adasında onlarca yıldır balıkla geçinen balıkçılar, azalan stoklar ve artan kirlilik nedeniyle ağlarını plastik şişe ve teneke kutulara çevirdi.
Assiut’tan 14 yaşında Giza adasına gelip balıkçılığa başlayan, bugün 60 yaşında ve 12 torun sahibi olan Muhammed Ahmed Sayed Muhammed, “Balıklar plastik boğazdan kaçtı” diyerek dönüşümü özetliyor.


Adada yaklaşık 180 balıkçı, 2018’de Mısır merkezli sosyal girişim Bassita’nın başlattığı VeryNile programıyla atık toplamaya yöneldi. Girişim, toplanan plastiği standart geri dönüşüm tesislerinin üzerinde fiyatlarla satın alarak hem nehir temizliğini hızlandırıyor hem de balıkçılara kirlilik yüzünden daralan avın alternatifi bir gelir kapısı sunuyor. Sayed, bir zamanlar kış aylarında günde 25 kilo balık yakaladığını, bugün bunun 4-5 kiloya düştüğünü söylüyor.


Balığın kilosu ortalama 70 Mısır lirasına (58 TL) giderken, plastik 33 liraya (27 TL), teneke kutular ise 85 liraya (71 TL) alıcı buluyor. Yaz aylarının düşük sezonunda günde 20 kilo plastik toplayan Sayed, kışın yoğun dönemde yalnızca plastikten aylık 2.000-3.000 Mısır lirası (1600-2500 TL) kazanabiliyor: “Plastik toplama işinden kazandığımla üç çocuğumu evlendirdim. Oğullarım başka iş bulamayınca en büyüğü için adada bir kafe açtım.”


Kahire merkezinde, yalnızca feribot ve balıkçı tekneleriyle ulaşılan El-Karsaya, 22 milyonluk metropole rağmen izole kalmış bir topluluk. Bir zamanlar kenti balıkla besleyen ada sakinleri, bugün gezi teknelerinden ve kıyıdan gelen atıkları toplayıp şişe kapakları ve plastik poşetlerden ürünler tasarlayarak şehrin geri dönüşüm ekonomisine katkı veriyor. VeryNile, bugüne dek Nil’den 454 tondan fazla plastik çekti; 6 Ekim şehrindeki bir tesiste işledi. Girişim balıkçılara ücretsiz 150 tekne dağıttı ve Sayed’in memleketi Assiut dahil üç bölgeye yayıldı.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

İklim DeğişikliğiGüney Californiya açıklarında rekor sıcaklık: Deniz ısı dalgası alarmı -

Yenilenebilir EnerjiEnerji şokuyla karşılaşan Avrupa’da nükleer enerji çözüm olabilir mi? -


Topluluk koordinatörlerinden, Hartum Üniversitesi’nde çevrimiçi eğitim gören 20 yaşındaki Amna Karamallah, “Balıkçılarla her gün yan yanayız; adada dolu dolu bir hayat yaşıyoruz” diyor. Program, adada 25 kadını mutfak, ayıklama atölyeleri ve ürün tasarımında istihdam ediyor; bir acil durum kliniği kurdu, çiftçilere sebze yetiştiriciliği eğitimi başlattı ve ziyaretçilere hizmet veren mutfağı için yerel ürün satın alıyor. Karamallah, dağıtılan teknelerin dayanıklılığını artırmak için geri dönüştürülmüş plastik liflerle iç kaplama denemeleri yaptıklarını aktarıyor.
Atölye katılımcısı Hoda Gamal, balıkçıların azalan avı başlangıçta “ilahi bir ceza” diye yorumladığını söylüyor: “Çevre kirliliğinin, özellikle plastik kirliliğinin ne demek olduğunu bilmiyorlardı. Şimdi şişeleri ve poşetleri toplayarak Nil’in koruyucusu olduklarının farkındalar.” Buna karşın adada sağlık hizmetlerine erişim sınırlı; Sayed’in eşi üç yıl önce hayatını kaybetti, üç çocuğu eğitimini tamamlayamadı ve VeryNile dışındaki istihdam seçenekleri özellikle kadınlar için son derece kısıtlı.


Giza’nın ana arterlerinden al-Bahr al-Azam Caddesi’nin karşısında, Firavun Köyü turistik alanının da bulunduğu El-Karsaya, başkentin başka yerlerinde nadir görülen yeşil alanlara sahip. Ancak Nil’in plastikle boğuşan ekosistemi, ada yaşamını da yeniden şekillendiriyor: Balığın yerini plastik almaya devam ederken, balıkçılar da geçimlerini nehrin temizliğine bağlayarak ayakta kalmaya çalışıyor.
Kaynak: The Guardian





