ABD eyaletleri, iklim felaketlerinin artan sigorta maliyetlerini kirleticilere ödetmek istiyor

Yayın: 9 Şubat 2026 08:31
Güncelleme: 9 Şubat 2026 08:31
Fotoğraf Kaynağı: Sana Karimi

İklim felaketlerinin sıklaşmasıyla birlikte konut sigortası maliyetleri hızla yükselirken, ABD’de üç eyalet bu yükün fosil yakıt şirketlerine yüklenmesi için yeni yasal adımlar atmaya hazırlanıyor. California, Hawaii ve New York’ta yasa koyucular, iklim krizine büyük ölçüde katkıda bulunan kirleticilerin, artan sigorta primlerinden sorumlu tutulabilmesi için eyalet başsavcılarına dava açma yetkisi vermeyi tartışıyor.

Artan sigorta maliyetlerine karşı yeni hukuki yol

Kaliforniya eyalet senatörü Scott Wiener, eyalet yasa tasarısının tanıtıldığı basın toplantısında, “Kaliforniya’da ev sigortasının maliyeti tam bir kriz,” diyerek iklim felaketlerinin önümüzdeki yıllarda daha da ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı. Wiener’e göre, artan risklerin maliyetinin hane halkına ve küçük işletmelere yüklenmesi kabul edilemez.

Önerilen düzenlemelerin temel amacı, küresel ısınmaya en fazla katkı sağlayan fosil yakıt sektörünü, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları nedeniyle yükselen sigorta primlerinden sorumlu tutmak. Özellikle orman yangınları, seller ve kasırgalar gibi afetlerin ardından sigorta şirketlerinin primleri artırması ya da poliçeleri yenilememesi, eyaletleri yeni çözümler aramaya yöneltiyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

California’da yangınların ardından derinleşen kriz

California’da 2025 yılında Los Angeles bölgesinde yaşanan ve 18 binden fazla ev ile mülkü yok eden ölümcül orman yangınlarının ardından, binlerce kişi yüksek prim artışları, iptal edilen poliçeler ve geciken tazminat ödemeleriyle karşı karşıya kaldı. Eaton yangınında Altadena’daki evini kaybeden Rasheed Ali, sigortası olmasına rağmen gerçek ev değerini karşılamayan poliçesi nedeniyle büyük bir maddi boşlukla baş başa kaldığını anlattı.

Bu süreçte, özel sigorta şirketlerinin piyasadan çekilmesiyle eyaletlerin “Adil Sigorta Erişimi Gereksinimleri” (FAIR) planlarına olan bağımlılık hızla arttı. California’da bu bağımlılık son on yılda yüzde 500 artarken, programın büyük yangınlardan kaynaklanan milyarlarca dolarlık zararları karşılayıp karşılayamayacağı tartışma konusu oldu.

New york ve Hawaii’de benzer tablo

New York’ta da aşırı hava olaylarının artmasıyla birlikte sigorta primleri yükseldi. 2018’den bu yana eyalet genelinde oranlar yüzde 19 artarken, Brooklyn’deki çok katlı konutlarda primler yalnızca üç yılda iki katından fazla yükseldi. Hawaii’de ise 2023’teki Maui yangınlarının ardından 2,3 milyar doları aşan tazminat talepleri ortaya çıktı ve primler bazı bölgelerde yıldan yıla yüzde 50’ye varan oranlarda arttı. Daha da endişe verici olan, bazı sigorta şirketlerinin maliyet gerekçesiyle eyaleti tamamen terk etmesi oldu.

Hawaii eyalet senatörü Jarrett Keohokalole, bu durumu “Eşyalarını toplayıp gittiler,” sözleriyle özetleyerek, iklim krizinin mali yükünün ada sakinlerinin omuzlarına bırakılmaması gerektiğini savundu.

Fosil yakıt şirketleri hedefte

Önerilen düzenlemeler, yalnızca eyalet sınırları içinde faaliyet gösteren ve en az 500 milyon dolar değerinde olan fosil yakıt şirketlerini kapsıyor. Mahkemeler yoluyla elde edilecek fonların, artan sigorta primlerinin karşılanmasında ve FAIR planlarının desteklenmesinde kullanılması öngörülüyor. Kaliforniya tasarısı ayrıca, düşük ve orta gelirli haneler için yangına karşı korunma programlarının finansmanını da içeriyor.

Hawaii ve New York’taki tasarılar ise sigorta şirketlerine, iklim felaketlerinden sonra fosil yakıt endüstrisine doğrudan dava açma hakkı tanımayı da hedefliyor.

Sektörün sert muhalefeti

Tasarılar, Amerikan Petrol Enstitüsü (API) ve Western States Petroleum Association (WSPA) gibi güçlü petrol lobilerinin tepkisini çekti. API’den Rolf Hanson, bu girişimlerin enerji sektörüne karşı “koordineli bir kampanya” olduğunu savunurken, şirketlerin uygun fiyatlı ve güvenilir enerji sağladıkları için geriye dönük olarak cezalandırılmasının tehlikeli bir emsal oluşturacağını ileri sürdü. WSPA sözcüsü Jim Stanley ise Kaliforniya tasarısının iş kayıplarına yol açacağını ve yaşam maliyetlerini artıracağını söyledi.

Buna karşılık, işçi hakları savunucusu Dolores Huerta, petrol şirketlerinin büyük mali güçleriyle yasama süreçleri üzerinde baskı kuracağını belirterek, kamuoyunun örgütlenmesi gerektiğini vurguladı.

İklim krizinde sorumluluk tartışması büyüyor

Uzmanlara göre bu girişimler, federal düzeyde afet müdahale fonlarının ve personelinin azaltıldığı bir dönemde eyaletlerin elindeki sınırlı araçlardan biri. Kar amacı gütmeyen İklim Bütünlüğü Merkezi’nden Iyla Shornstein, “Devletlerin, sakinlerini korumak için ellerindeki her araca ihtiyaçları var,” diyerek büyük petrol şirketlerinin artan maliyetlerin adil payını ödemesi gerektiğini söyledi.

Ülke genelinde iklim kaynaklı sigorta krizlerine ilişkin endişeler artarken, fosil yakıt şirketlerini iklim hasarlarından sorumlu tutmaya yönelik davalar da yaygınlaşıyor. Vermont ve New York’un kabul ettiği “iklim süper fonu” yasaları ile Kaliforniya ve New Jersey’de gündemde olan benzer düzenlemeler, bu tartışmanın daha da derinleşeceğine işaret ediyor.

Hawaii senatörü Keohokalole ise süreci net bir cümleyle özetliyor: “Vatandaşlar, özel kuruluşların yarattığı risklerin bedelini ödemek zorunda kalmamalı. Artık bunun bedelini ödeme zamanı geldi.”

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×