Avrupa’nın sürdürülebilirlik alanındaki en prestijli ödülleri sahiplerini buldu. Bu ay Litvanya’nın Vilnius kentinde düzenlenen törenle, Heilbronn (Almanya) 2027 Avrupa Yeşil Başkenti unvanını alarak bu büyük ödülle birlikte 600.000 Avroluk destek hibesi kazandı. Stuttgart bölgesinde yer alan bu şehir, hava kalitesi, gürültü yönetimi, döngüsel ekonomi ve özellikle iklim değişikliğine uyum konularındaki bütüncül planlaması sayesinde jüriden tam not aldı.
Heilbronn’un bu başarısı, kentsel sürdürülebilirlik alanında ne anlama geliyor? Avrupa Komisyonu, bu şehirlerin dönüşümüne neden 1 milyon Avro’nun üzerinde devasa bir bütçe ayırıyor? Türkiye’nin büyük şehirleri, yeşil dönüşüm ve kentsel planlama konusunda bu Avrupa şehirlerinden ne gibi dersler çıkarabilir?

Bu ödüller, kentlerin çevre dostu uygulamalara olan bağlılığını sadece bir niyet beyanı olmaktan çıkarıp, ölçülebilir ve somut adımlarla taçlandırdığını gösteriyor. Heilbronn’un seçilmesi, yeşil dönüşümün sadece büyük metropollerin değil, orta ölçekli şehirlerin de ana hedefi olabileceğini kanıtlıyor. Avrupa Komisyonu’nun bu şehirleri “yeşil geçişin elçileri” olarak görmesi, kentsel sürdürülebilirliğin kıtadaki en önemli önceliklerden biri haline geldiğinin açık bir işaretidir.
Heilbronn’u zirveye taşıyan bütüncül stratejiler
Heilbronn’un 2027 Avrupa Yeşil Başkenti seçilmesinin ardında, şehircilik ve çevre yönetimini birleştiren bütüncül planlama yatıyor. Avrupa Komisyonu, özellikle şehrin 2030 Peyzaj Planı ve Hareketlilik Konsepti gibi iki büyük girişimde gürültü ve hava kalitesi yönetimini entegre etmesini takdir etti. Bu bütüncül yaklaşım, çevre sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınmayıp, tek bir kapsamlı stratejiyle çözülmesi gerektiği felsefesini yansıtıyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Jüri, ayrıca Heilbronn’un 2035 yılına yönelik iddialı hedeflerini ve hava kalitesini iyileştirmek için kurduğu bölgesel işbirliklerini de övdü. Şehir, mevcut çabalarını artırmak ve daha fazla sürdürülebilirlik önlemi uygulamak için ödül olarak kazandığı 600.000 Avro’luk ödülü kullanacak. Bu finansal destek, sadece geçmiş başarıları ödüllendirmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki yeşil projelerin hızlandırılmasına da olanak tanıyor.

Yeşil Yaprak Ödülleri: Küçük şehirler büyük etki yaratıyor
Nüfusu 100 binin altında olan küçük şehirlere verilen Yeşil Yaprak Ödülü (Green Leaf Award) ise Hollanda’dan Assen ve İtalya’dan Siena arasında paylaşıldı. Her iki şehir de 200.000 Avro’luk önemli bir hibe desteği alarak sürdürülebilirlik yatırımlarını güçlendirecek.
Assen, özellikle daireselliğe ve iklim değişikliğinin azaltılmasına olan güçlü bağlılığıyla öne çıktı. Şehrin atık yönetimindeki yenilikçi politikaları, geliştirilmiş PMD (Plastik, Metal ve İçecek kartonları) toplama sistemi sayesinde övgü topladı. Ayrıca, şehir Enerji Bahçesi gibi projeler ve belediye faaliyetlerinin karbondan arındırılması sayesinde önemli CO₂ azaltımları elde etti. Uzmanlar, bisiklet otoyolu gibi sürdürülebilir mobilite projelerinin, şehirlerin emisyon azaltma çabalarında ne kadar kritik bir rol oynadığına dikkat çekiyor.
İtalya’nın tarihi şehri Siena ise, sürdürülebilir arazi kullanımı ve etkileyici geri dönüşüm oranı sayesinde altın madalyayı Assen ile paylaştı. Siena’nın başarısının en dikkat çekici yönü, belediye atıklarının çöplüklere gönderilen miktarını yüzde bire kadar düşürmüş olmasıdır. Bu oran, döngüsel ekonomi modelinin kent ölçeğinde ne kadar etkin uygulanabileceğinin somut bir örneğidir.
Yeşil geçişin elçileri: Küresel iklim hedeflerine liderlik
Finalistler, Avrupa Komisyonu, Avrupa Çevre Ajansı (AEA) ve AB İklim ve Enerji Belediye Başkanları Sözleşmesi gibi prestijli kurumların temsilcilerinden oluşan uzman bir jüri tarafından değerlendirildi. Debrecen (Macaristan), Wörthersee Gölü üzerindeki Klagenfurt (Avusturya), Benidorm (İspanya) ve Saint-Quentin (Fransa) gibi diğer finalist şehirler de kentsel sürdürülebilirliği ilerletme çabaları nedeniyle takdir edildi.
Çevre, Su Dayanıklılığı ve Rekabetçi Döngüsel Ekonomi Komiseri Jessika Roswall, ödül sahiplerini “yeşil geçişin yeni elçileri” olarak nitelendirdi. Roswall, bu şehirlerin, Avrupa’nın yeşil hedeflerine ulaşmasında öncü ve örnek teşkil eden bir rol üstlendiğini vurguladı.
Türkiye için kentsel planlamada çıkarılacak dersler
Avrupa Yeşil Başkenti ödülleri, Türkiye’nin hızla kentleşen metropolleri ve büyük şehirleri için önemli bir yol haritası sunmaktadır. Heilbronn’un başarısı, sürdürülebilirlik hedeflerinin sadece tek bir alana (örneğin hava kalitesi) odaklanmak yerine, Hareketlilik, Peyzaj, Atık Yönetimi ve İklim Uyumunu bütüncül bir yaklaşımla ele almayı gerektirdiğini göstermektedir. Özellikle Türkiye’nin büyük şehirleri, Siena örneğindeki gibi atık yönetimi ve geri dönüşüm oranlarını dramatik şekilde artırarak ve Assen’deki gibi sürdürülebilir mobiliteye (bisiklet otoyolları, toplu taşıma) yatırım yaparak karbon emisyonlarını hızla azaltabilir. Bu ödül, yerel yönetimlere uluslararası kriterlere uygun, iddialı ve ölçülebilir 2035-2040 hedefleri belirleme konusunda ilham vermelidir.
Yorum
Heilbronn, Assen ve Siena’nın aldığı bu ödüller, Avrupa’da yeşil dönüşümün sadece Brüksel’deki kararlardan ibaret olmadığını, bizzat şehirlerin sokaklarında, planlama ofislerinde ve vatandaşların yaşam tarzlarında gerçekleştiğini kanıtlıyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli şehirlerin, büyük bir siyasi irade ve akıllı planlamayla devasa çevresel sorunlara nasıl çarpıcı çözümler üretebileceğini göstermesi ilham vericidir.
Ödüllerin finansal boyutu (toplam 1 milyon Avro’dan fazla hibe), Avrupa Komisyonu’nun bu şehirleri sadece onurlandırmakla kalmayıp, onların projelerini hızlandırarak diğer şehirlere somut başarı örnekleri sunma amacını taşıdığını gösteriyor. Bu “yeşil elçiler”, iklim değişikliğiyle mücadelede umudun ve ilerlemenin kentler düzeyinde nasıl filizlendiğinin en güzel kanıtıdır.
Kaynak: Avrupa Komisyonu (Eurostat, EU Climate and Energy)
Fotoğraf: viktor rejent

