Antarktika buz deposu, Mont Blanc ve buzullardan alınan örnekleri gelecekteki bilimsel çalışmalar için koruyor

Yayın: 15 Ocak 2026 09:24
Güncelleme: 15 Ocak 2026 09:24

Fransa’nın simgesi Mont Blanc’tan ve İsviçre’deki Grand Combin buzulundan alınan buz örnekleri, Ice Memory Sanctuary (Buz Hafızası Sığınağı) olarak bilinen benzersiz bir Antarktika arşivinde muhafaza edilen ilk örnekler olarak kayda geçti.

Yüksek Antarktika platosunda, Fransız-İtalyan Concordia araştırma üssü yakınlarında yer alan ve insan yapımı olan bu buz mağarası 14 Ocak’ta açıldı.

İlk iki buz çekirdeği, -20 santigrat derecelik özel konteynerler içinde Avrupa’dan gezegenin güney ucuna yakın bir noktaya taşındı. Örnekler artık yüzeyin dokuz metre altındaki buz mağarasında, geleceğin bilim insanları için son derece değerli bir kayıt olarak saklanacak.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Vito Stonzione via Ice Memory Foundation

Önümüzdeki yıllarda Bolivya’dan Tacikistan’a kadar dünyanın farklı bölgelerindeki buzullardan alınan örnekler de bu koleksiyona eklenecek. Bilim insanları, gezegenimizin kriyosferine ait bu doğal kayıtlar tamamen eriyip yok olmadan önce onları korumak için zamana karşı yarışıyor.

Bilim insanları buz örneklerini neden Antarktika’da saklıyor?

Ice Memory Foundation Başkan Yardımcısı Profesör Carlo Barbante’a göre bunun nedeni oldukça basit.

Euronews’e konuşan Barbante, “Buz yalan söylemez,” dedi. “Tüm örnekler birbirinden farklı. Kutup dışı bölgelerden alınan buz çekirdekleri, geldikleri bölgenin iklim geçmişini anlatır.”

Araştırmacılar tarafından oluşturulan Antarktika’daki buz mağarasında saklanan buz çekirdeklerinin, gelecekte henüz icat edilmemiş tekniklerle incelenmesi hedefleniyor. Bu sayede, yakın çevrede yaşanan olayların buzda bıraktığı izler — yanma kaynaklı tozlardan türlere ait DNA’ya, volkanik patlamalardan nükleer denemelere kadar — analiz edilebilecek.

Rocco Ascione/PNRA/French Polar Institute via Ice Memory Foundation

Buz içindeki mikroskobik hava kabarcıkları ise atmosferik dolaşım modelleri ile uzun vadeli hava ve iklim eğilimlerine dair ipuçları sunuyor.

Dünyanın pek çok bölgesinin tarihi ve insanlığın bu bölgeler üzerindeki etkilerinin geçmişi, buzullarda saklı. Ancak bu kayıtlar sonsuza kadar var olmayacak.

Ice Memory Sanctuary’nin kurulma nedeni de tam olarak bu. Barbante’a göre iklim değişikliği projeksiyonları, Alpler’de 4 bin metrenin altındaki buzulların yüzyıl sonundan önce tamamen yok olacağını gösteriyor. Ayakta kalan buzullar bile erime nedeniyle bozulacak.

2025’te İsviçre’deki Grand Combin buzulundan alınan bir buz çekirdeği de bu risk altındaki örnekler arasında.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Direktörü Celeste Saulo, açılış töreninde yaptığı konuşmada buzulların zaten hızla yok olduğuna dikkat çekti.

“1975’ten bu yana buzullar, Almanya büyüklüğünde ve 25 metre kalınlığında bir buz kütlesine eşdeğer kayıp verdi,” dedi. “Kaybolan bilgi bir daha asla geri getirilemez.”

R Selvatico via Ice Memory Foundation

Gezegenimizin hafızasını korumak için zamana karşı yarış

Açılış töreni, Concordia’daki bilim insanları için bir kutlama niteliği taşıyordu; dev bir şişme balon kullanarak buz mağaralarını inşa etmişlerdi. Ancak etkinlikte buruk bir hava da vardı. Çünkü proje, kriyosferin tehdit altında olduğunun ve bilim insanlarının onun hafızasını korumak için zamana karşı yarıştığının da bir kabulü anlamına geliyor.

Projenin kurucularından, İsviçre’deki EPFL’den Profesör Jerome Chappellaz, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Mevcut iklim krizine dünya genelinde verilen yanıtın yavaşlığı nedeniyle hem gurur hem de umutsuzluk hissediyorum,” dedi.

Açılış törenine Ice Memory Foundation’ın Onursal Başkanı sıfatıyla Monaco Prensi II. Albert de katıldı ve bu mesajı destekledi.

“Gezegenimizin hem kırılganlığını hem de kalıcılığını hatırlıyoruz,” dedi. “Buzullar insanlığın ortak mirası olarak tanınmalı. Gezegenimizin hafızası önemlidir. Onu korumak ortak görevimiz ve sorumluluğumuzdur.”

Ice Memory Sanctuary için gelecekte bazı riskler de bulunuyor. Buz mağaralarının fiziksel yapısı açısından Concordia araştırma ekibi, yapıların onlarca yıl sağlam kalabileceğinden emin. Buz kemerinde bir kayma olması durumunda, yakın bir noktada altı hafta içinde yeni bir mağara inşa edilebileceği belirtiliyor.

Sığınak, 1959 tarihli Antarktika Antlaşması ve Madrid Protokolü kapsamında koruma altındaki bir bölgede yer alıyor. Ancak buna rağmen Fransa ve İtalya’dan sürekli diplomatik ve siyasi destek ile hukuki korumaya yönelik kararlı bir taahhüt gerektiriyor.

Kendisini “insanlık için bir girişim” olarak tanımlayan bu proje, vaadini gerçekleştirebilmek için insanların süregelen desteğine ihtiyaç duyacak.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×