Bilim insanlarının, hızla eriyen Antarktika buzullarından biri olan Thwaites Buzulu’nu incelemek amacıyla yürüttüğü cesur sondaj girişimi, hafta sonunda başarısızlıkla sonuçlandı. Yaklaşık yarım mil kalınlığındaki buz tabakasına indirilen bilimsel ölçüm cihazları, buzun içinde sıkışarak kullanılamaz hale geldi.
İngiltere ve Güney Kore’den araştırmacıların oluşturduğu ekip, devasa Thwaites Buzulu’nun altına yerleştirilecek ölçüm cihazlarıyla, buzun altından geçen sıcak okyanus sularının erimeyi nasıl hızlandırdığını ilk kez doğrudan gözlemlemeyi hedefliyordu. Bu ölçümler, türünün ilk örneği olacaktı.
Bilim insanları, Thwaites Buzulu’nun büyük miktarda buz kaybetmesi halinde, Batı Antarktika’daki dev buz örtüsünün daha hızlı şekilde denize kayabileceğinden endişe ediyor. Böyle bir senaryonun, önümüzdeki yüzyıllarda küresel deniz seviyelerini yaklaşık 4,5 metreye kadar yükseltebileceği ve dünya genelinde kıyı topluluklarını tehdit edebileceği belirtiliyor.
Zamanla yarışılan operasyon
10 bilim insanı, mühendis ve saha rehberinden oluşan ekip, karmaşık sondaj operasyonunu kurmak için bir haftadan fazla süre Thwaites Buzulu üzerinde kamp yaptı. Araştırmacılar, 80 derece Celsius’a (176 Fahrenheit) kadar ısıtılmış yüksek basınçlı su jetleri kullanarak, yaklaşık 30 santimetre çapında ve 1.000 metre derinliğinde bir sondaj deliği açtı.
Tavsiye Edilen Haberler
Açılan deliğin yaklaşık 48 saat içinde yeniden donacağı biliniyordu. Bu nedenle ekip, deliği açık tutmak için sürekli sıcak su pompalamak zorundaydı. Aynı zamanda kötü hava koşulları yaklaşmaktaydı. Eğer çalışmalar pazartesi gününe kadar tamamlanamazsa, araştırma gemisi Araon’a ait helikopterlerin ekibi ve tonlarca ekipmanı buzdan tahliye etmesi mümkün olmayabilirdi. Geminin Antarktika’dan ayrılış tarihi ise 7 Şubat civarıydı.

Son aşamada gelen hayal kırıklığı
Cumartesi sabahı erken saatlerde ekip, küçük bir ölçüm cihazı setini sondaj deliğinden indirip geri çıkardı ve ön verileri topladı. Ardından, bir ila iki yıl boyunca buzun altında kalması planlanan ana ölçüm sistemini indirmeye başladı. Yaklaşık 1.200 metre uzunluğundaki kabloya bağlı bu cihazlar, buzun altındaki suyu sürekli izleyecekti.
Ancak cihazlar, buzun yaklaşık dörtte üçüne kadar ilerleyebildi ve buzun altındaki okyanusa ulaşamadı. Yaklaşık on yıllık bir hazırlık sürecinin ardından proje, son aşamada çöktü.
Britanya Antarktika Araştırma Kurumu’ndan (BAS) okyanus bilimci ve sondaj mühendisi Keith Makinson, durumu “tam anlamıyla yıkıcı” sözleriyle anlattı. “Fırsat penceresi çok dar. Sonsuz zamanınız yok. Elinizden geleni yapıyorsunuz,” dedi.
Başarısızlığın nedeni tek bir faktör değildi. Zorlu hava koşulları, hareketli buz yapısı, teknik aksaklıklar ve zaman baskısı bir araya gelerek ekibin en değerli kaynağını elinden aldı: zamanı. Yeniden denemek için yeterli süre kalmadı.

Yine de tamamen eli boş dönülmedi
Araştırmacılar, Thwaites’ten tamamen sonuçsuz ayrılmadı. Cumartesi günü elde edilen ön veriler, buzulun hızlı akan ana gövdesinin altından elde edilen ilk ölçümler olma özelliğini taşıyor. Veriler, buzun altındaki suların sıcak ve son derece türbülanslı olduğunu gösterdi.
“Bu işin sonu değil,” diyen seferin baş bilim insanı Won Sang Lee, elde edilen bulguların “tüm zorluklara rağmen buranın doğru yer olduğunu” doğruladığını söyledi. Lee, bu verilerin Thwaites Buzulu’nun ne kadar hızlı parçalanabileceğini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.
Mücadele sondajdan önce başladı
Sorunlar, cihazların sıkıştığı andan çok önce başlamıştı. Şiddetli rüzgarlar, sıcak suyla sondajın başlamasını bir gün geciktirdi. Çalışmalar ilerledikçe, ekibin buzulun içinde büyük yarıklardan geçtiği fark edildi.
Cuma günü sondaj sistemindeki derinlik ölçer hatalı okumalar vermeye başladı. Aynı gece, buzulun tabanı delindikten sonra sıcak su hortumu çıkarılırken delikte sıkıştı. Saatler süren çabanın ardından hortum, ancak cumartesi günü sabaha karşı kurtarılabildi.
Buzulun ana gövdesi günde yaklaşık 10 metre hızla denize doğru kayıyor. Bu hareket, buzun gerilmesine, çatlamasına ve sürekli değişmesine neden oluyor. Ekip, hafta boyunca ayaklarının altından gelen yüksek çatlama seslerini duyduklarını aktardı.
“Yeterince ısı var, erimeyi besliyor”
Cumartesi sabahı saat 01.30 sularında, ekip sondaj deliğinden bir kamera indirdi. Büyük bir engel görülmeyince bilimsel cihazlar gönderildi. Kamera ve ölçüm cihazları, buzun altındaki yaklaşık 260 metrelik okyanus tabakasına kadar inip tekrar çıkarıldı. Bu işlem beş kez tekrarlandı.
Verileri izleyen doktora sonrası araştırmacı Yixi Zheng, “Buradaki su sıcaklığı gerçekten çok yüksek,” dedi. Buzul çevresinde daha önce ölçülen 1,1–1,3 derece Celsius’luk sıcaklıkların, buzulun altında da görüldüğünü belirtti. “Açık okyanustan bu kadar uzakta böyle bir sıcaklık görmek inanılmaz.”
“Eriyişi besleyecek fazlasıyla ısı var,” diye ekledi Peter Davis.
Donmuş zincir, donmuş umutlar
Ön ölçümler sorunsuz ilerleyince ekip, kalıcı ölçüm sistemini yerleştirmeye karar verdi. Sistemin en altına, yaklaşık 86 kilogram ağırlığında paslı bir zincir yerleştirilecekti. Ancak daha sonra yapılan analizlerde, bu zincirin deliğin daralan bir bölümünde sıkışmış olabileceği ve diğer cihazların üst üste yığıldığı anlaşıldı.
Kabloyu yukarı çekerek buzun etkisini kırmaya çalıştılar, ancak başarısız oldular. “Gerçekçi olmak gerekirse, orada takılan her şey donmuştur,” dedi Makinson.
Kısa sürede bunun geri döndürülemez olduğu anlaşıldı. Ekip, operasyonu sonlandırma kararı aldı.
On yıllık hayalin ardından
Dr. Lee, bu projeyi ilk kez 2017 yılında tasarlamıştı. Finansman bulmak, ekip oluşturmak ve lojistik hazırlıklar yıllar sürdü. 2022’deki ilk denemede ekip buzulun üzerine bile çıkamamıştı; kalın deniz buzu, geminin yaklaşmasını engellemişti. Bu kez çok daha ileri gidildi.
Güney Kore’nin kutup araştırmalarında geç başladığını belirten Lee, ülkenin yıllar içinde bilim insanları yetiştirdiğini, buz kırıcı gemiler inşa ettiğini ve Antarktika’da üsler kurduğunu söyledi. “Bizi farklı kılacak bir başarı arıyordum,” dedi. “Eğer ivmeyi kaybederseniz, yarışa geri dönmek çok zor olur.”
Sessizliğe dönüş
Cumartesi öğleden sonra düşünmeye vakit kalmadı. Ertesi sabah helikopterlerle tahliye başlayacaktı. Kamp söküldü, kablolar toplandı, jeneratörler kapatıldı.
Günlerdir makine sesleriyle yankılanan Thwaites Buzulu, yeniden sessizliğe gömüldü.
Kaynak: New York Times





