Environmental Research: Health’te yayımlanan yeni bir çalışma, iklim değişikliğinin insanların güvenle günlük yaşamlarını sürdürebilecekleri süreyi kısalttığını ve dünya nüfusunun üçte birinin artık aşırı sıcakların faaliyetleri ciddi biçimde kısıtladığı bölgelerde yaşadığını ortaya koyuyor.
Bulgular, fosil yakıt kullanımına bağlı ısınmanın, yazın en sıcak günlerinde ev işi yapmak veya merdiven çıkmak gibi temel aktiviteleri bile genç ve sağlıklı yetişkinler için zorlaştırdığını gösteriyor.
Kimler en çok etkileniyor?
Araştırmaya göre yaşlılar, terleme ve ısı regülasyonu kapasiteleri daha düşük olduğu için daha büyük sınırlamalarla karşılaşıyor. 65 yaş üstü bireyler, günümüz koşullarında her yıl ortalama 900 saat boyunca aşırı sıcak nedeniyle güvenli dış mekân faaliyetlerinde ciddi kısıtlamalar yaşıyor; bu süre 1950’de 600 saatti. Bu, bir aydan fazla gündüz saatine eşdeğer.
Bölgesel ve sosyoekonomik eşitsizlikler
Isı stresi en çok tropikal ve subtropikal bölgelerde yoğunlaşıyor. En ciddi zorluklar:
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikAB liderleri, Temmuz’a kadar karbon piyasası reformu talep edecek -
-
-
- Güneybatı Asya: Bahreyn, Katar, Kuveyt, BAE, Irak, Umman
- Güney Asya: Pakistan, Bangladeş, Hindistan
- Batı Afrika: Moritanya, Mali, Burkina Faso, Senegal, Cibuti, Nijer
Ülkeler içinde de belirgin farklar var. Hindistan’da kısıtlamalar Hint-Ganj Ovası ve doğu ovalarında en belirginken, Batı Ghatlar ve Himalayaların eteklerinde daha az. Güney Amerika’da Amazon havzasındaki topluluklar, Andlar’dakilere kıyasla daha savunmasız. Birçok Körfez ülkesinde varlıklı nüfus klima ile riski azaltabilirken, daha yoksul göçmen işçiler açık alanda tehlikeli düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalıyor.
Çalışma nasıl yapıldı?
Doğa Koruma Vakfı (The Nature Conservancy) bilim insanlarının öncülük ettiği araştırma, ısı toleransına ilişkin fizyolojik verileri; nüfus, sıcaklıklar ve insani gelişime dair yedi on yıllık (1950–2024) küresel ve bölgesel verilerle birleştirdi. Farklı yaş gruplarının duyarlılığını değerlendirmek için ısı odalarında yapılan çalışmalardan ter üretimi ve “cilt ıslaklığı” ölçümleri kullanıldı.
“Yaşanabilirlik” nasıl ölçüldü? MET kavramı
Araştırma, insan etkinliğini MET (dinlenik ortalama enerji harcamasına eşdeğer birim) ile derecelendirdi.
- Yönetilebilir sıcaklık: 65 yaş altındakilerin ısı stresi yaşamadan uzun süre 3,3 MET’e kadar aktivite yapabilmesi (ör. yer süpürmek, orta tempoda yürümek).
- “Yaşanamaz sınırlamalar”: Aktivitenin 1,5 MET ile sınırlandığı, çoğunlukla uzanma veya oturma gibi hareketsiz etkinliklerin mümkün olduğu saatler.
Zaman içindeki eğilim: Kısıtlamalar hızla artıyor
Araştırmacılar, iki dönem (1950–1979 ve 1995–2024) arasındaki “yaşanabilirlik” sınırlamalarını karşılaştırdı. Sonuçlar, giderek genişleyen coğrafyalarda daha fazla insanın artan sıcaklık nedeniyle daha uzun sürelerle kısıtlandığını gösteriyor. En ciddi kısıtlamalar, serinin son yılı olan 2024’te kaydedildi.
Neden önemli? Politika ve uyum önerileri
Yazarlar, sonuçların petrol, gaz ve kömür kullanımını hızla azaltma gereğine işaret ettiğini belirtiyor. Kısa vadede:
- Isı erken uyarı sistemleri
- Soğutma altyapısı (güvenli serin alanlar, gölgeleme, şebeke dayanıklılığı)
- Yaşlılar ve açık havada çalışanlar için koruyucu önlemler (dinlenme-su-gölge protokolleri, iş saatlerinin düzenlenmesi)
gibi yatırımların acil olduğunun altını çiziyorlar. Ancak bu yerel uyum adımlarının, küresel ısınmayı sınırlandırma ihtiyacının yerini tutamayacağı vurgulanıyor.
“Üzücü bir ön izleme”
Baş yazar Luke Parsons, “Yüz milyonlarca insan artık yılın en sıcak dönemlerinde günlük hayatlarını dışarıda güvenle sürdüremez hale geldi” diyerek, bu insanların çoğunun soruna en az katkıda bulunan ülkelerde yaşadığına dikkat çekiyor. Parsons’a göre 2024, 1,5°C’lik bir dünyanın nasıl görünebileceğine dair “düşündürücü bir ön izleme” sundu ve 2°C veya daha fazlasını önleme kararlılığını güçlendirmeli.





