Bilim insanları: 2025, insan kaynaklı emisyonlar nedeniyle aşırı sıcak bir yıl oldu

Yayın: 1 Ocak 2026 13:55
Güncelleme: 1 Ocak 2026 13:55
Fotoğraf Kaynağı: Jonathan Ikemura

İklim bilimcilerinin yayımladığı yıllık raporlara göre, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları, normalde daha serin geçmesi beklenen 2025 yılını kayıtlardaki en sıcak yıllardan birine dönüştürdü. Bu durum, dünya genelinde daha sık ve daha tehlikeli sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, fırtınalar ve orman yangınlarını beraberinde getirdi.

Dünya Hava Durumu Atıf Grubu (WWA) ile çalışan araştırmacılar, fosil yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan emisyonların küresel sıcaklıkları “aşırı yüksek” seviyelere taşıdığını ve özellikle savunmasız bölgelerde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

La Niña’ya rağmen 2025 yine de en sıcak yıllardan biri

Pasifik Okyanusu’nda geniş çaplı bir soğumaya neden olan ve küresel sıcaklıkları geçici olarak düşürebilen La Niña koşullarının geri dönmesine rağmen, AB’nin iklim izleme servisi Copernicus, 2025’in ölçümlerin tutulduğu dönemler içinde en sıcak ikinci ya da üçüncü yıl olarak tamamlanmasının neredeyse kesin olduğunu bildirdi.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Aşırı hava olaylarının büyük bölümü iklim değişikliğiyle bağlantılı

Salı günü yayımlanan raporda WWA araştırma ekibi, 2025’te inceledikleri 22 aşırı hava olayının 17’sinin, iklim değişikliği nedeniyle daha şiddetli hale geldiğini ya da görülme olasılığının arttığını tespit etti. Kalan vakalarda ise yeterli veri bulunmaması nedeniyle net sonuçlara ulaşılamadı.

Güney Sudan ve Batı Avrupa’daki sıcak hava dalgalarından, Güneydoğu Asya’daki aşırı yağışlara ve Los Angeles’taki büyük orman yangınlarına kadar uzanan bu olaylar, binlerce can kaybına ve milyonlarca insanın yerinden olmasına neden oldu.

Paris Anlaşması’ndan bu yana dünya her yıl daha fazla sıcak gün yaşıyor

Imperial College London’dan araştırmacı Theodore Keeping, son 12 ayda yaşanan rekor yangınlar, aşırı yağışlar, olağanüstü sıcaklıklar ve yıkıcı kasırgaların, hızla değişen iklimin inkâr edilemez kanıtları olduğunu söyledi.

WWA verilerine göre, 2015’te imzalanan Paris Anlaşması’ndan bu yana küresel ortalama sıcaklık yaklaşık 0,3°C arttı. Dünya artık her yıl ortalama 11 ek aşırı sıcak gün yaşıyor.

1,5°C eşiği tehlikeli biçimde aşılmak üzere

Copernicus verilerine göre, son üç yıldaki küresel sıcaklık ortalamaları, Paris Anlaşması’nda belirlenen 1,5°C sınırının kalıcı olarak aşılmasına doğru ilerliyor. İngiltere Meteoroloji Ofisi ise 2026’nın sanayi öncesi döneme kıyasla 1,34°C ile 1,58°C daha sıcak olacağını öngörüyor.

Hollanda Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü’nden (KNMI) Sjoukje Philip, sürekli artan sera gazı emisyonlarının iklimi daha uç ve öngörülemez bir noktaya taşıdığını belirterek, “Bir zamanlar istisna olan aşırılıklar artık hızla normalleşiyor,” dedi.

Sıcak hava dalgaları 2025’in en ölümcül afetleri oldu

Araştırmaya göre, yeterince görünür olmamasına rağmen sıcak hava dalgaları 2025’in en ölümcül aşırı hava olayı olarak öne çıktı. Bir çalışma, iklim değişikliğinin Avrupa’daki yaz sıcaklıklarına bağlı ölümleri üç katından fazla artırdığını ortaya koydu.

Güney Sudan’da Şubat 2025’te yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle okullar iki hafta süreyle kapatıldı, onlarca çocuk sıcak çarpması geçirdi. WWA’ya göre, bu sıcak hava dalgası iklim değişikliği nedeniyle 4°C daha sıcak hale geldi ve artık bölgede iki yılda bir görülmesi beklenen bir olaya dönüştü.

Sel riski artıyor, uyum sınırlarına yaklaşılıyor

WWA’nın 2025’te en çok incelediği afet türü seller oldu. Pakistan, Sri Lanka, Endonezya, ABD’de Mississippi Nehri Havzası ve Botsvana, iklim değişikliğiyle şiddetlenen yağışlardan ciddi şekilde etkilendi.

Araştırmacılar, hızlı kentleşmenin altyapı yatırımlarıyla desteklenmemesi durumunda, birçok bölgenin yıkıcı sellere karşı daha savunmasız hale geldiğini belirtti.

Uyum önlemleri yetersiz, zarar kaçınılmaz hale geliyor

Bilim insanları, iklim değişikliğine uyum için yapılan yatırımların kritik derecede yetersiz olduğunu vurgularken, güçlü hazırlıkların bile bazı durumlarda felaketlerin etkisini tamamen önleyemeyeceği uyarısında bulundu.

Keeping, Jamaika’nın Melissa Kasırgası öncesinde günler öncesinden hazırlık yapmasına rağmen, şiddetin büyüklüğü nedeniyle ciddi kayıpların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Fosil yakıtlara bağımlılık can ve ekonomi kaybı yaratıyor

Melissa Kasırgası’nın Jamaika’da yol açtığı 8,8 milyar dolarlık hasar, ülkenin yıllık GSYİH’sının yüzde 41’ine denk geldi. Bu zararın yalnızca küçük bir kısmının sigorta mekanizmalarıyla karşılanması bekleniyor.

WWA’nın kurucu ortağı Friederike Otto, fosil yakıtlara bağımlılığın bedelinin artık net olduğunu vurgulayarak şu uyarıda bulundu:

“Karar vericiler, fosil yakıtlara devam etmenin can kayıplarına, milyarlarca dolarlık ekonomik zararlara ve geri dönüşü olmayan toplumsal hasarlara yol açtığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda.”

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×