ABD’nin çevre politikalarında örnek gösterilen eyaletlerinden California, bu hafta çevre ve ekonomi dengesini yeniden tartışmaya açan bir gelişmeye sahne oldu. Vali Gavin Newsom, eyaletteki limanlarda hava kirliliği düzenlemelerini sınırlayacak bir yasa tasarısını veto ederek çevreci kesimlerin desteğini kazandı, ancak sanayi çevrelerinde tartışmalara yol açtı.

Peki, bu karar neden bu kadar önemli? Los Angeles ve Long Beach limanları, hem ABD ekonomisinin kalbi sayılan ticaret merkezleri hem de ülkenin en büyük hava kirliliği kaynaklarından biri. Newsom’un vetosu, California’nın çevre politikalarında geri adım atmak istemediğinin güçlü bir mesajı olarak yorumlanıyor.
Tasarının içeriği: Hava kalitesi kurumlarına sınırlama getirecekti
California Senatosu Tasarısı 34 (SB 34), eyaletin güneyindeki Güney Sahili Hava Kalitesi Yönetim Bölgesinin yetkilerini daraltmayı amaçlıyordu. Bu yasa yürürlüğe girseydi, bölge yönetimi Los Angeles, Orange, Riverside ve San Bernardino ilçelerindeki limanlarda kargo gemilerine veya yolcu gemilerine yönelik kısıtlamalar getiremeyecekti.
Söz konusu bölge, yaklaşık 17 milyon kişilik nüfusu ile California’nın toplam nüfusunun yarısına denk geliyor ve ülkenin en yüksek hava kirliliğine sahip alanlarından biri olarak biliniyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Newsom: “Araçlarımızı kaybetmeyeceğiz”

Vali Gavin Newsom, pazartesi günü yaptığı açıklamada yasayı veto etme gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
“Mevcut federal yönetim, eyalet ve yerel hava ve iklim kirliliğini azaltma stratejilerimizi baltalarken, sahip olduğumuz araçları korumamız ve her düzeyde iş birliğini sürdürmemiz zorunludur.”
Newsom’un bu açıklaması, eyaletin uzun süredir savunduğu çevre politikalarına bağlılığını teyit eden bir mesaj olarak değerlendirildi.
Çevreci gruplardan destek, liman çevrelerinden karışık tepkiler
Kararın ardından çevre örgütleri vetoyu memnuniyetle karşıladı. Earthjustice gibi çevre savunma grupları, tasarının kabul edilmesi halinde eyaletin hava kalitesiyle mücadele çabalarının ciddi biçimde zayıflayacağını savunuyordu.
Ancak liman işverenlerini temsil eden Pasifik Denizciler Birliği (Pacific Maritime Association) da vetoyu destekledi; fakat gerekçeleri farklıydı. Birlik, sendika destekli yasanın liman otomasyonunu sınırlayacak olmasından rahatsızdı.
İş birliği görüşmeleri ve “dolaylı kaynak kuralı” tartışması
Vali Newsom, veto gerekçesinde ayrıca SB 34’ün, hava kalitesi kurumlarıyla limanlar arasındaki iş birliği sürecine zarar vereceğini belirtti. Şu anda Güney Sahili Hava Kalitesi Yönetim Bölgesi, liman yetkilileri, gemi sahipleri ve taşımacılık sektörüyle “Dolaylı Kaynak Kuralı” olarak bilinen emisyon azaltma programı üzerinde çalışıyor.
Bu kuralın uygulanması, alternatif bir anlaşma taslağı geliştirilene kadar geçici olarak durdurulmuş durumda. Yeni anlaşmanın, hem şehir belediye başkanları hem de Pasifik Ticaret Nakliye Birliği tarafından desteklendiği bildiriliyor.

Çevre grupları uyarıyor: “5 yıllık askıya alma tehlikesi”
Çevre savunucuları ise yürütülen iş birliği anlaşmasının tehlikeli bir boşluk yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Earthjustice avukatlarından Fernando Gaytan, “Bu plan, limanlardaki yeni hava kalitesi kurallarını beş yıl süreyle askıya alma riski taşıyor. Kirliliği kontrol altına almak için sağlam bir plan olmadan kural koyma süreci durdurulmamalı,” dedi.
Güney Sahili Hava Kalitesi Yönetim Kurulu’nun, “kural koyma sürecinin durdurulması” yönündeki öneriyi 7 Kasım’da oylaması bekleniyor.
California’nın yeşil kimliği üzerine yeni bir test
Uzmanlara göre bu gelişme, California’nın yıllardır övündüğü “yeşil eyalet” kimliğini yeniden sınava sokuyor. Eyalet, elektrikli araç teşviklerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar birçok çevre politikasıyla ABD’nin öncüsü konumunda. Ancak limanlar gibi yüksek emisyonlu sektörlerde atılacak her adım, hem ekonomik hem de politik sonuçlar doğuruyor.
Türkiye’ye bağlantı: Benzer bir denge arayışı
Türkiye de büyük liman şehirlerinde (İzmir, Mersin, İstanbul) benzer hava kalitesi sorunlarıyla karşı karşıya. California’daki tartışma, ekonomik büyüme ile çevre koruma arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye’nin de sanayi bölgelerinde benzer denetim yetkilerinin korunması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, “etkin denetim olmadan sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir” diyor.
Yorum: Ekonomi mi, çevre mi?
Vali Newsom’un vetosu, California’da çevre politikalarının geleceği açısından bir dönüm noktası olabilir. Bu karar, kısa vadede bazı ekonomik çevreleri rahatsız etse de uzun vadede eyaletin sürdürülebilirlik vizyonuna katkı sunabilir.
Kaliforniya, yalnızca ABD için değil, tüm dünya için çevre politikalarının laboratuvarı gibi. Bu nedenle Newsom’un adımı, “yeşil dönüşüm”ün yalnızca teknolojik değil, siyasi bir irade meselesi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Kaynak: BBC, Reuters, The Guardian

