BM’den iklim krizine karşı küresel eylem çağrısı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizine karşı küresel eylemlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizine karşı küresel eylemlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
AB’nin iklim ve çevre politikalarını hedef alan dezenformasyon ve propaganda faaliyetleri, İspanya ve Portekiz’deki felaket niteliğindeki elektrik kesintisinden yalnızca bir gün sonra, Salı günü çevre bakanlarının gündemindeydi.
Dünya genelinde etkisini artıran kasırgalar, seller, fırtınalar ve orman yangınları gibi iklim felaketlerinin, yalnızca sigorta kapsamında olan kısmının maliyeti 145 milyar dolara ulaşabilir.
Değişim Elçileri Ankara ve iklim için sürdürülebilirlik odaklı sosyal etkilere öncülük eden bir gençlik inisiyatif olan İklim Öncüleri ekipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na açık bir mektup göndererek taleplerini dile getirdi.
İklim değişikliğiyle mücadelede çığır açacak bir proje olan Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Biyokütle uydusu, Dünya’nın ormanlarını “tartmak” ve gezegenin karbon dengesine dair kritik veriler sağlamak amacıyla salı günü fırlatılacak.
Kasım 2025’te dünyanın en büyük iklim zirvelerinden biri olan COP30’a ev sahipliği yapacak Brezilya’nın Amazon şehri Belém, hazırlık sürecinde ciddi tartışmaların odağına yerleşti.
erçek boyutlu kukla hayvanlardan oluşan yüzlerce figür, Afrika’nın kalbinden başlayarak Kuzey Kutup Dairesi’ne uzanan yaklaşık 20.000 kilometrelik (12.400 mil) bir yolculuğa çıktı.
Bilim insanları, İngiltere kıyılarında 18.000 yıl önce dolaşan dev buzdağlarının bıraktığı izleri ortaya çıkardı. Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni araştırma, bu devasa buz kütlelerinin Kuzey Denizi tabanında bıraktığı çizik izlerini tespit etti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklim krizine karşı küresel eylemlerin hızlandırılması çağrısında bulundu.
İklim değişikliğinin pek de öngörülmeyen, ancak gitgide görünürlük kazanan bir diğer olumsuz etkisi ise, çocukların ruh sağlığı üzerinde gerçekleşiyor: Çocukların önemli bir kısmını etkileyen eko-anksiyete, üzerine giderek daha fazla konuşulan bir kavram haline geldi.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, küresel iklim liderleriyle yaptığı kapalı kapılar ardındaki toplantıda, Çin’in iklim kriziyle mücadele taahhüdünden geri adım atmayacağını açıkladı.
İngiliz bilim insanları, İngiltere hükümeti tarafından finanse edilen 50 milyon sterlinlik bir program kapsamında açık havada jeomühendislik deneyleri başlatmaya hazırlanıyor.
Bilim insanları, 2024’te kaydedilen rekor sıcaklıkların ardından, dünya genelindeki mercan resiflerinin beşte dördünden fazlasının, okyanus sıcaklıklarının neden olduğu yıkıcı kitlesel beyazlama olayından etkilendiğini açıkladı. Bir zamanlar canlı renklerle süslenen resifler, bugün hayalet gibi soluk renklere bürünmüş durumda. Mercan beyazlaması, su sıcaklığındaki anormallikler nedeniyle mercanların, dokularında simbiyotik olarak yaşayan renkli algleri dışarı atmasıyla meydana geliyor. Bu
50 yıl sonra, NASA’nın Derin Uzay İklim Gözlemevi (Dscovr) uydusundan elde edilen yeni “Mavi Bilye” görüntüleri, Dünya’nın ne kadar değiştiğini ortaya koyuyor.
İstanbul’da geçen ay yağışların azalması nedeniyle son 39 yılın en düşük mart ayı yağışı kaydedildi.
Kutuplardaki deniz buzunun yok olması sadece Arktik ve Antarktika’yı değil, tüm dünyayı etkiliyor. Peki bu dramatik değişim neden küresel bir kriz olarak görülüyor?
22 Nisan Dünya Günü yaklaşırken, ABD genelinde çevre ve iklim adaleti hareketleri Trump yönetiminin çevreye ve demokrasiye karşı politikalarına karşı direnişi artırıyor. Ülke genelinde düzenlenen yürüyüşler, protestolar ve temizlik etkinlikleriyle, gezegenin ve toplumsal hakların savunusu için milyonlarca kişi bir araya geliyor. Dünya Günü’nü kapsayan haftada yüzlerce eylem planlanırken, çevre grupları “Ellerinizi Çekin” seferberliğinin ardından ikinci
Amazon’daki orman yangınlarından yükselen siyah karbon partiküllerinin, Antarktika’daki deniz buzu kayıplarını artırdığı tespit edildi. Bilim insanları, küresel etkileri analiz etti.
Türkiye, 2025 yılının mart ayında son 35 yılın en düşük yağış miktarına sahne oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, yağışlar uzun yıllar ortalamasına kıyasla yüzde 53, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 59 oranında azaldı.
Fildişi Sahili’nde kakao üreticileri, iklim değişikliği, düşük gelir ve sürdürülemez tarım politikaları nedeniyle kakao ağaçlarının 2030 yılına kadar tamamen yok olabileceği uyarısında bulunuyor.
Antarktika’nın derin buz tabakalarının altında bulunan sıcak metan sızıntıları, ekstrem koşullara adapte olmuş mikroplar için potansiyel bir yaşam alanı olabilir.
Bilim insanları doğal karbon yutaklarının alarm verdiğini belirtiyor
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bünyesinde yapılan bir araştırma atmosferik nehirlerin artık daha büyük ve daha nemli olduğunu ve bunun sonucunda daha şiddetli yağışların görülebileceğini ortaya koydu. Atmosferik nehirler, uzun ve dar hava koridoru şeklinde sıcak okyanus üzerinde oluşan, karaya ulaştığında ise kasırga benzeri şiddetli hava koşullarına neden olan bir doğa olayı olarak
Bilim insanları uyarıyor: “Bir sonraki hükümet dönemi resifin hayatta kalması için son şans olabilir”
İsveç ve Norveç’te buzullar, iklim değişikliği nedeniyle gezegende devam eden ısınmanın da etkisiyle giderek artan bir hızla eriyor.
ABD’de çevreci gruplar, Trump yönetiminin iklim ve çevre adaleti verilerini içeren federal web sayfalarını kaldırmasına tepki göstererek dava açtı. Davacılar, kamuya açık olması gereken verilerin silinmesini “hırsızlığa eşdeğer” olarak niteledi.
İklim aktivistleri ve çevre örgütleri, geçen yıl Avrupa’nın şimdiye kadarki en sıcak yılı olduğunu doğrulayan yeni bir raporun ardından, Avrupa Birliği’ni 2040 yılı sera gazı emisyon hedefini belirleyecek yasa tasarısını acilen gündeme almaya çağırdı.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren İklim Yasası, çevre ve tarım örgütlerinin yanı sıra muhalefet partilerinden gelen yoğun tepkiler üzerine şimdilik gündemden çekildi. Görüşmelerin yeniden komisyon düzeyinde ele alınması bekleniyor.
Yeni bir bilimsel çalışmaya göre, iklim krizi nedeniyle okyanuslardaki sıcak hava dalgalarının süresi üç katına çıktı. Bu durum, ölümcül fırtınalara neden olurken, yosun ormanları ve mercan resifleri gibi hayati ekosistemlerin yok olmasına yol açtı.
Avrupa, 2023’te tarihin en sıcak yılını yaşarken, aşırı hava olayları kıtada yüz binlerce kişiyi etkiledi. Bilim insanları, iklim krizinin artık soyut bir gelecek değil, yaşanmakta olan bir gerçek olduğunu vurguluyor.
Yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin mevsimsel alerjileri daha erken başlatıp daha uzun sürmesine neden olduğunu ve alerji semptomlarını artırdığını ortaya koydu.
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, iklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda verimlilik, lojistik kayıplar ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle potansiyel üretimi olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump döneminde hazırlanan Beyaz Saray bütçe taslağına göre, hükümet, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) iklim değişikliği araştırmalarını yürüten birimini kapatmayı ve balıkçılık hizmetlerini enerji sektörüne yönlendirmeyi planlıyor.
Daha iyi bilinen ve daha sıcak olan El Nino iklim fenomeninin doğal soğutucu yüzü olan La Nina, sadece üç ay sonra etkisini yitirdi.
Yapay zekâ (YZ), iklim değişikliğiyle mücadelede umut verici çözümler sunsa da, giderek artan enerji tüketimiyle çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük bir sınavdan geçiyor.
Yeni bir araştırma, Dünya’nın erken dönemlerinde okyanusların bugünkü gibi mavi değil, yeşil renkte olduğunu gösterdi.
Bugün devasa rüzgarlı kumul alanlarıyla kaplı olan Arap Yarımadası, milyonlarca yıl önce tekrarlayan nemli dönemler yaşamış olabilir.
Donald Trump yönetimi, ABD’nin iklim değişikliğiyle mücadelesine yön veren en kapsamlı federal raporlardan biri olan Ulusal İklim Değerlendirmesinin hazırlıklarını sekteye uğratacak yeni bir adım attı.
Avrupa, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha da belirginleştiği bir dönemde, 2025 yılı Mart ayında şimdiye kadar kaydedilen en sıcak Mart ayını yaşadı.
Bilim insanları, El Niño ve La Niña gibi iklim olaylarının artık daha uzun sürdüğünü ve daha sık tekrarlandığını ortaya koydu. Artan sürenin, iklim değişikliğiyle birlikte ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor.