COP29’da özel sektöre çağrı: Yeşil dönüşüm için özel finansman şart

Yayın: 11 Kasım 2024 13:46
Güncelleme: 11 Kasım 2024 13:46

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen COP29 zirvesinde özellikle gelişmekte olan ülkeler için iklim finansmanının sürdürülebilir şekilde artırılması gerektiği üzerinde duruluyor.

BM İklim Zirvesi Başkanı, özel sektörün iklim kriziyle mücadelede daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini belirterek, gelişmekte olan ülkelerin düşük karbonlu ekonomiye geçişini hızlandırmak için özel finansmanın kritik olduğunu vurguladı. Bu yılki iklim konferansının ev sahibi Azerbaycan Çevre Bakanı Mukhtar Babayev de Guardian gazetesinde yayımlanan yazısında, “Yeşil dönüşüm için yalnızca hükümetler değil, özel sektör de devreye girmeli. İklim finansmanında özel sektör olmadan başarı sağlanamaz,” dedi.

COP29’da finansman ana gündem maddesi

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen COP29 zirvesine, yaklaşık 200 ülkeden liderler ve üst düzey yetkililer katıldı. Zirvede, özellikle gelişmekte olan ülkeler için iklim finansmanının sürdürülebilir şekilde artırılması gerektiği üzerinde duruluyor. 2009’da COP15’te gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere iklim krizine karşı yılda 100 milyar dolar finansman sağlama sözü verdiği, ancak bu taahhüdün yeterince yerine getirilmediği biliniyor. Bugün, gelişmekte olan ülkeler bu finansmanın yıllık 1 trilyon dolara çıkarılmasını talep ediyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Özel sektör katkısına ihtiyaç var, ancak sorunlar da mevcut

BM İklim Zirvesi Başkanı Babayev, düşük karbonlu ekonomiye geçişte özel finansmanın kilit rol oynayacağını belirterek, sadece hibelerle iklim değişikliği adaptasyonunun yeterli olmayacağını ifade etti. Özel sektörün katkısı gerekliliği tartışmalara neden olurken, birçok sivil toplum kuruluşu özel sektörün rolünden endişeli. Christian Aid’in küresel savunuculuk lideri Mariana Paoli, “Hükümetlerin hibeler yoluyla sağladığı iklim finansmanı, özel sektörden çok daha etkilidir. Özel finansman genellikle kredi olarak verilir ve borç yükünü artırabilir,” açıklamasını yaptı.

Gelişmekte olan ülkelerin özel finansmana bakışı

Birçok gelişmekte olan ülke, özel finansmanın katkısını olumlu karşılıyor. Küçük Ada Devletleri İttifakı’ndan yapılan açıklamada, gelişmiş ülkelerin kamu finansmanı sağlama taahhütlerinin önemli olduğu, ancak bu finansmanın özel sektör katkısıyla desteklenmesi gerektiği belirtildi. BM İklim Şefi Simon Stiell de zirvede yaptığı konuşmada, fosil yakıtlara bağımlılığın devamının enflasyonu artıracağını ve iklim kriziyle mücadelenin ekonomiye katkı sağlayacağını belirtti. Stiell, “İklim finansmanı hayırseverlik değil, tüm ülkelerin ortak çıkarınadır. Yeni iklim finansmanı hedeflerine ulaşmak için tüm ülkeler, özellikle en büyük ekonomiler elini taşın altına koymalı,” dedi.

ABD’nin katılımı olmadan zorluklar artıyor

ABD’nin yeni başkanlık seçimleriyle Paris İklim Anlaşması’ndan çıkma ve emisyon azaltım taahhütlerini iptal etme ihtimali, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanındaki katkısını zora sokabilir. Bu durumda, özel sektörün katkısının daha önemli hale gelmesi bekleniyor. Ancak özel finansmanın borç yükü oluşturması, gelişmekte olan ülkeler için bir risk teşkil ediyor. Uzmanlar, özellikle aşırı hava olaylarının etkileriyle başa çıkmaları için en yoksul ülkelerin desteğe erişiminin zorlaştığını belirtiyor.

Yeni iklim finansmanı hedefleri ve NCQG görüşmeleri

COP29’da, BM jargonunda “Yeni Kolektif Niceliksel Hedef” (NCQG) olarak adlandırılan ve gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ihtiyacını belirleyen yeni bir küresel çerçeve üzerinde görüşmeler sürüyor. Paris Anlaşması kapsamındaki finansman taahhütlerinin gelişmiş ülkelerce yerine getirilmesi, bu süreçte büyük önem taşıyor. Özel sektör katkısı, iklim finansmanı için ek bir sütun olarak görülebilir, ancak nihai sorumluluğun gelişmiş ülkelerin kamu finansmanı çabalarında olması gerektiği vurgulanıyor.

COP29 zirvesi, iklim değişikliğiyle mücadelenin sürdürülebilir finansmanla desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top