Egzozun yeri değişince soluduğumuz hava da değişiyor: Yayalar için sessiz tehlike

Yayın: 9 Ocak 2026 13:19
Güncelleme: 9 Ocak 2026 13:19
Fotoğraf Kaynağı: Zack Szadurski

Trafik kirliliği denildiğinde genellikle araç sayısı ve yakıt türü akla geliyor. Ancak yeni bir araştırma, çok daha az fark edilen bir ayrıntının, yani egzoz borusunun araç üzerindeki konumunun, yayaların maruz kaldığı hava kirliliğini ciddi biçimde etkilediğini ortaya koyuyor. Yoğun trafikte kaldırım kenarında yürüyen milyonlarca insan için bu detay, sanılandan çok daha hayati olabilir.

Araştırmaya göre, egzoz dumanını kaldırıma daha yakın noktadan yayan araçlar, yayaların yaklaşık yüzde 40 daha fazla zararlı kirletici solumasına neden oluyor. Bu bulgu, şehir içi ulaşım politikaları ve araç tasarımlarının halk sağlığı üzerindeki etkilerini yeniden tartışmaya açıyor.

38 binden fazla araçla test edildi

York Üniversitesi’nden Prof. David Carslaw liderliğindeki araştırma ekibi, İtalya’nın Milano kenti ile İngiltere’nin York şehrinde 38 binden fazla aracın gerçek sürüş koşullarındaki egzoz emisyonlarını inceledi. Çalışma, laboratuvar testlerinden ziyade gerçek trafik akışı içinde yapılan ölçümleri esas almasıyla dikkat çekiyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Sonuçlara göre, Milano’da trafikten kaynaklanan azot oksitlerin yüzde 81’i, siyah karbonun yüzde 61’i ve küçük parçacıkların yüzde 55’i dizel araçlardan kaynaklanıyor. Bu veriler, Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi’nin dizel araçların testlerde olduğundan çok daha kirletici olduğunu ortaya koyan raporunun üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, dizelin hâlâ ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Kaldırım kenarında saniyelik ölçüm

Araştırmacılar, tek tek araçların egzozunu ölçmenin teknik olarak son derece zor olduğunu belirtiyor. Çünkü yoğun trafikte araçların egzoz bulutları üst üste biniyor. Bu sorunu aşmak için ekip, kaldırım kenarında saniyelik ölçümler yaparak yeni bir veri analiz yöntemi geliştirdi. Bu yöntem sayesinde hem farklı araçların katkıları ayrıştırılabildi hem de yayaların gerçek maruziyeti hesaplanabildi.

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, en fazla kirlilik üreten yüzde 5’lik araç grubunun, ortalama bir araca göre iki kat daha fazla azot oksit, siyah karbon ve ultra ince partiküllerde ise yedi kata varan daha yüksek emisyon salması oldu. Bu durum, bazı araçlardaki partikül filtrelerinin ya yetersiz ya da arızalı olabileceğine işaret ediyor.

Egzoz sağda mı, solda mı?

Ancak araştırmanın en dikkat çekici sonucu, egzoz borusunun aracın sağında mı solunda mı olduğunun, yol kenarındaki hava kalitesini doğrudan etkilemesi oldu. İngiltere gibi trafiğin soldan aktığı ülkelerde, kaldırım genellikle yolun solunda yer alıyor. Dizel araçların büyük bölümünün egzoz çıkışının da sol tarafta olması, yayaların daha yoğun kirliliğe maruz kalmasına yol açıyor. Buna karşılık, benzinli ve hibrit araçlarda egzozun çoğunlukla sağda yer aldığı tespit edildi.

Araştırmaya göre, kaldırıma yakın egzozu olan bir araç geçtiğinde, bir yaya yaklaşık yüzde 40 daha fazla hava kirliliği soluyor. Tüm dizel araçların egzozlarının yolun ortasına daha yakın bir noktaya taşınması halinde, İngiltere yolları kenarındaki trafik kaynaklı kirliliğin yüzde 21 oranında azaltılabileceği hesaplandı.

Elektrikli araçlar egzoz dumanını dağıtıyor

Elektrikli araçlar ise farklı bir etki yaratıyor. Özellikle elektrikli otobüs ve minibüslerin oluşturduğu hava türbülansı, egzoz salımı yapmadan kirliliğin dağılmasına yardımcı oluyor ve bu durum beklenenden daha olumlu bir etki sağlıyor.

Araştırma, daha sıkı emisyon standartlarının etkisini de ortaya koyuyor. Yeni nesil dizel araçların, eski modellere kıyasla çok daha az partikül saldığı ve azot oksit açısından benzinli araçlara yaklaştığı tespit edildi. Buna rağmen, eski araçların trafikteki ağırlığı sorunun devam etmesine neden oluyor.

Egzozu sağda olan araçlar daha tehlikeli

Türkiye’de büyük şehirlerin çoğunda kaldırımlar doğrudan yoğun trafikle iç içe. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde yayalar, özellikle ana arterlerde gün boyu egzoz dumanına maruz kalıyor. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular, Türkiye’de de araç muayene standartlarının, yalnızca emisyon miktarını değil, egzoz çıkışının konumunu ve filtre performansını da kapsayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini gösteriyor.

Tasarım detayı sağlığı etkiliyor

Bu araştırma, hava kirliliğinin yalnızca “ne kadar” değil, “nasıl” üretildiğinin de en az emisyon miktarı kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Küçük bir tasarım detayı gibi görünen egzoz konumu, şehirde yürüyen milyonlarca insanın soluduğu havayı doğrudan etkiliyor.

Hava kirliliğiyle mücadelede teknoloji kadar şehir planlaması, araç tasarımı ve denetim mekanizmalarının da rolü büyük. Görünmez gibi duran bu farklar, uzun vadede toplum sağlığı üzerinde belirleyici sonuçlar doğurabilir.

Kaynaklar

  • Guardian
  • University of York
  • International Council on Clean Transportation (ICCT)

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×