Dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele için büyük ölçekli ağaç dikim projeleri hız kazanırken, ekonomistler bu çalışmaların başarısını artırmak için “yatırım portföyü yaklaşımı”nın benimsenmesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, yanlış türlerin yanlış yerlere dikilmesinin önüne geçmek için bu stratejinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.
İddialı ağaç dikim taahhütleri
Birçok ülke, sera gazlarını azaltma ve küresel ısınmayla mücadele amacıyla iddialı ağaç dikim projelerine imza atıyor:
- İngiltere, 2025 yılına kadar her yıl 30 bin hektar (74 bin dönüm) ağaç dikmeyi ve bu oranı 2050’ye kadar sürdürmeyi taahhüt etti.
- Avrupa Komisyonu, 2030’a kadar üye ülkeler genelinde 3 milyar ağaç dikmeyi planlıyor.
- ABD, bir önceki yönetim döneminde 2030’a kadar 1 milyar ağaç dikme sözü verdi.
Ancak, hangi ağaç türlerinin nerelere dikileceği konusunda yapılacak planlamaların, mevcut belirsizlikler göz önünde bulundurularak dikkatle yapılması gerekiyor.
Finansal yaklaşım: Risk dağılımıyla başarıyı artırmak
Exeter Üniversitesi’ndeki çevre ekonomistleri tarafından yapılan bir çalışmaya göre, ağaç dikiminde finans dünyasının “yatırım portföyü” yaklaşımı benimsenmeli. Bu yöntem, hisse senetleri, tahviller ve emtialarda olduğu gibi, farklı varlıklara yatırım yaparak riski dağıtma prensibine dayanıyor. Aynı yaklaşım, ağaç türleri ve dikim alanları arasında da uygulanarak iklim ve ekonomik belirsizliklerin yol açabileceği riskler minimize edilebilir.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Çalışmanın başyazarı ve Exeter Üniversitesi doktora mezunu Frankie Cho, bu konudaki belirsizlikleri şöyle dile getirdi:
❝Bir sorun şu ki, dünya genelindeki ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için ne yapacakları belirsiz olduğundan, gelecekte iklimin ne kadar zorlu olacağını bilmiyoruz.❞
Cho, olası senaryoları değerlendirerek şu örnekleri paylaştı:
- İklim değişikliği aşırı bir boyut alırsa, İngiltere’nin güneyindeki geniş yapraklı ağaçlar en iyi karbon giderimini sağlar. Ancak bu alanlar birinci sınıf tarım arazileridir ve belirli ekonomik koşullarda bu alanların ağaçlandırılması maliyetli olabilir.
- Daha hafif bir iklim değişikliği senaryosunda, daha az verimli arazilere iğne yapraklı ağaçların dikilmesi mantıklı olur. Fakat aşırı iklim koşullarında bu ağaçlar yeterince iyi büyümeyebilir.
Tür ve alan çeşitliliği belirsizlikleri minimize ediyor
Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri’nde yayımlanan çalışmaya göre, ağaç dikiminde tür ve alan çeşitliliği sağlamak, yanlış stratejiye yönelme riskini en aza indiriyor. Böylece, iklim ve ekonomik belirsizlikler karşısında projelerin dayanıklılığı artıyor.
Frankie Cho, bu çalışmanın farkını şöyle açıklıyor:
❝Önceki çalışmalar, iklim veya ekonomik riskleri tek başına ele alıyordu. Ancak bu riskler doğası gereği birbirine bağlı. Bizim çalışmamız, bu iki belirsizliği birlikte değerlendirerek daha sağlam bir ağaç dikim stratejisi sunuyor.❞
Bu yaklaşım, gelecekte iklim değişikliğinin seyrine ve ekonomik koşullara göre en verimli ve uygun maliyetli karbon giderimini sağlamayı hedefliyor.
Fotoğraf: Tuong Chopper / Pexels

