Dünyanın zirvesi Everest Dağı’nın doğu yamaçlarında hafta sonu etkili olan şiddetli kar fırtınası, dağın Çin tarafında bulunan popüler yürüyüş rotalarında büyük bir krize yol açtı. Çin devlet televizyonu CCTV’nin bildirdiğine göre, Tibet Özerk Bölgesi’ndeki Gama Vadisi’nde mahsur kalan binin üzerinde kişi, başarılı bir kurtarma operasyonuyla güvenli bölgelere ulaştırıldı. Bu dev operasyon, 580 dağ yürüyüşçüsü ile yaklaşık 300 yerel rehber ve destek ekibini kapsadı. Tibet-Çinghay Platosu’nda yolların kapanmasına neden olan bu beklenmedik fırtına, iklim değişikliğinin yüksek irtifa bölgelerinde yarattığı riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Ancak bu karmaşık hava sistemi sadece Çin tarafını değil, Nepal sınırlarını da etkiledi ve trajik sonuçlar doğurdu. Everest’in doğusunda yer alan 5300 metre irtifadaki Gama Vadisi’nde mahsur kalanların bu denli kalabalık olması, bölgedeki dağcılık ve yürüyüş turizminin yoğunluğunu nasıl bir risk altına sokuyor? Nepal tarafında zamanında yapılan uyarılar sayesinde büyük bir felaketin önüne geçilirken, Tibet-Çinghay Platosu’nda yaşanan can kaybı, yüksek irtifa maceralarında hazırlığın ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

Çin tarafındaki dev kurtarma operasyonu: 1000’den fazla kişi güvenliğe ulaştı
Kar fırtınası, Everest’in doğu yamacında bulunan ve yaklaşık 40 kilometrelik bir yürüyüşün sonunda dağın görkemli doğu yüzünü sunan Gama Vadisi’ni tamamen kapattı. Çin devlet medyasından gelen haberlere göre, bölgede kamp kuran 580 dağ yürüyüşçüsü ve onlara eşlik eden 300’ü aşkın yerel rehber ve destek personeli, toplamda binden fazla kişiden oluşuyordu. Kurtarma ekiplerinin aralıksız çabalarıyla, bu büyük gruplar başarılı bir şekilde tahliye edilerek güvenli bölgelere ulaştırıldı.
Uzmanlar, bu kadar büyük bir insan grubunun, yolların ve iletişim hatlarının hızla kesildiği yüksek irtifa kar fırtınasında mahsur kalmasının, acil durum planlamasının karmaşıklığını ve önemini bir kez daha ortaya koyduğu noktasına dikkat çekiyor. Mahsur kalanların tahliye edilmesinden kısa bir süre önce, platonun güneydoğu ucunda yer alan Haybey Tibet Özerk İli’ndeki Laohugou bölgesinde mahsur kalan 137 dağ yürüyüşçüsü daha kurtarılmıştı. Ancak bu olay, trajik bir sonla sonuçlanmış ve fırtınadan etkilenen bir yürüyüşçü, yüksek irtifa hastalığı ve beden ısısının düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Nepal tarafında erken uyarı felaketi önledi
Everest’in zirvesine tırmanış rotalarının bulunduğu batı yüzüne bakan Nepal tarafında ise, zamanında yapılan hava tahmin uyarıları sayesinde daha büyük bir felaketin önüne geçildi. Bölgedeki tırmanışlardan güncel bilgiler aktaran “Explorer’s Web” internet sitesine göre, dağcı ekipleri fırtına uyarısı üzerine, dağın üzerindeki ileri kamplardan hızla 5 bin 300 metredeki ana kampa geri döndüler. Bu erken dönüş stratejisi sayesinde, Everest tırmanış rotası üzerindeki Kumbu Vadisine büyük miktarda kar yağmasına rağmen dağda mahsur kalan kimse olmadı.
Ancak, Nepal sınırları tamamen kayıpsız atlatamadı. Nepal Ulusal Dağ Rehberleri Birliği (NNMGA), Everest’in doğusunda, ancak Nepal sınırlarında yer alan 6 bin 476 metrelik Mera Dağı’nda yürüyüş yapan bir tırmanıcı grubundan 46 yaşındaki Güney Kore vatandaşı Tejung Park’ın fırtınaya yakalanarak hayatını kaybettiğini ve bölgede en az bir kişinin daha kayıp olduğunu duyurdu. Kar fırtınasının etkisi, Nepal’in başkenti Katmandu dahil olmak üzere birçok bölgede uçuşların iptal edilmesine yol açarak günlük hayatı da aksattı.
İklim volatilitesi ve yüksek irtifa turizmi
8 bin 848 metre irtifada dünyanın en yüksek zirvesine ev sahipliği yapan Everest Dağı, Çin’in Tibet Özerk Bölgesi ile Nepal arasında bir sınır görevi görüyor. Dağın iki yanındaki bu zıt durum, yani Nepal’de erken uyarı sistemi sayesinde felaketin önlenmesi ve Çin’de binden fazla kişinin mahsur kalması, yüksek irtifa maceralarının yönetiminde hızlı hava tahmininin ve disiplinli kararların ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Artan iklim volatilitesi ile birlikte, dağcıların ve yürüyüşçülerin karşılaştığı ani hava değişimleri daha sık ve daha şiddetli hale geliyor. Bu durum, bölge turizmi için operasyonel maliyetleri ve riskleri önemli ölçüde artırmaktadır.
Yorum
Everest çevresinde yaşanan bu kar fırtınası, Himalaya gibi yüksek irtifa ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı ne kadar savunmasız olduğunu ve bu bölgelerde turizm faaliyetlerinin nasıl acil bir risk altında bulunduğunu gösteren çarpıcı bir örnektir. Çin tarafındaki dev kurtarma operasyonu başarılı olsa da, binden fazla kişinin aynı anda mahsur kalması, kriz yönetiminin sınırlarını zorlamıştır.
Özellikle Nepal tarafındaki ekiplerin zamanında tahliye kararı, risk yönetiminde proaktif olmanın can kurtarıcı önemini vurgulamaktadır. Bu olay, dağ turizmi endüstrisine ve yerel rehberlere, hava tahmin teknolojilerine ve acil durum planlarına yapılan yatırımların lüks değil, zorunluluk olduğu mesajını vermektedir. Yüksek irtifadaki ölüm vakaları ve mahsur kalmalar, bu maceraların güzelliği kadar tehlikesinin de altını çizmektedir.
Kaynak: Çin Devlet Televizyonu CCTV, Explorer’s Web, Nepal Ulusal Dağ Rehberleri Birliği (NNMGA)

