Hükümetler yeşil deniz taşımacılığı hedefleri ve cezai önlemler üzerinde anlaştı

Yayın: 14 Nisan 2025 10:22
Güncelleme: 14 Nisan 2025 10:22

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) üyesi hükümetler, deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonları azaltmak amacıyla 2028-2035 yılları arasında uygulanacak yıllık hedefler üzerinde uzlaştı. Hedeflere ulaşamayan gemi sahipleri mali yükümlülüklerle karşılaşacak.

Londra’da bir hafta süren görüşmelerin ardından, gemi sahiplerinin gemilerinin emisyon yoğunluğunu 2035’e kadar %30, 2040’a kadar ise %65 oranında azaltmaları yönündeki karar oylamaya sunularak kabul edildi. Her iki hedef, 2008 yılı emisyon seviyeleri baz alınarak belirlendi.

Ayrıca, 2028-2035 yılları arasındaki her yıl için yıllık azaltım hedefleri de karara bağlandı. 2035-2040 dönemine ait hedefler ise 2032 yılında yeniden belirlenecek.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Hedeflere ulaşılamazsa telafi üniteleri satın alınacak

IMO, 2023 yılında “2050 civarında” net sıfıra ulaşma konusunda uzlaşmaya varmıştı. Bu haftaki görüşmeler, bu hedefe nasıl ulaşılacağına dair atılan en somut adımlardan biri oldu. Gemi sahiplerinin, belirlenen temel hedeflere ulaşamamaları durumunda, ton başına 380 dolarlık karbondioksit eşdeğeri fiyatla “telafi edici üniteler” satın almaları gerekecek.

Toplanan bu paralar, IMO tarafından oluşturulacak yeni bir “Net Sıfır Fonu” aracılığıyla kullanılacak. Fonun amacı, deniz taşımacılığı sektörünün karbonsuzlaştırılması, çalışanların dönüşüm sürecinde desteklenmesi ve gelişmekte olan ülkelerde nakliye maliyetlerinden kaynaklı gıda fiyatı artışlarının dengelenmesi olacak.

Fon gelirlerinin denizcilik sektörü dışında kullanılamayacak olması, bazı iklim aktivistleri ve hükümetlerin beklentilerinin gerisinde kaldı. Bu çevreler, fonun çok daha geniş çaplı bir iklim finansmanı aracına dönüşmesini umut ediyordu.

Ek uyumluluk hedefleri ve alternatif telafi seçenekleri

Temel hedeflere ek olarak, hükümetler 2035 yılına kadar emisyon yoğunluğunda %43’lük daha iddialı bir azaltımı öngören ek uyumluluk hedefleri üzerinde de anlaştı. Bu hedeflere ulaşamayan gemi sahipleri, şu üç seçeneği kullanarak yükümlülüklerini yerine getirebilecek:

  1. Ton başına 100 dolarlık ikinci kademe onarım üniteleri satın almak
  2. Hedefleri karşılayan gemilerden fazla emisyon hakları satın almak
  3. Önceki yıllardan kalan fazla üniteleri kullanmak

“Sıfıra yakın” yakıtlar için yeni sınır belirlendi

Görüşmelerde, bir yakıtın ne kadar karbon salımı yapabileceği ve hâlâ “sıfır veya sıfıra yakın yakıt” olarak kabul edilebileceği konusundaki sınır da karara bağlandı. Buna göre, megajoule başına 19 gram karbondioksit eşdeğeri olan enerji sınırı 2035 yılında 14 grama düşürülecek.

Bu eşik sayesinde, belirli biyoyakıt türleri gibi yakıtların ne derece “temiz” kabul edileceği yeniden gündeme taşındı. Kararın, çevre lobicileri ve sanayi temsilcileri arasında yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.

Kararın resmi onayı ekim ayına kaldı

Genel emisyon azaltım politikasının, bu yıl ekim ayında yapılacak IMO oturumunda resmen kabul edilmesi bekleniyor. Ancak bazı teknik ayrıntılar henüz netleştirilebilmiş değil.

Fosil yakıt üreten ülkelerden sert muhalefet

Cuma günü gerçekleştirilen oylamada 63 ülke alınan önlemleri desteklerken, 16 ülke karşı oy kullandı ve yaklaşık 25 ülke çekimser kaldı. Karşı çıkanlar arasında çoğunlukla ekonomileri petrol ve gaz üretimine dayalı ülkeler, örneğin Suudi Arabistan, Rusya ve İran yer aldı.

Suudi Arabistan delegesi, ❝Enerji güvenliği, karşılanabilirlik, iklim eylemi ve ekonomik kalkınma arasında denge sağlanması gerektiğine inanıyoruz❞ açıklamasında bulundu.

Ada ülkeleri karardan memnun değil

Bazı ada ülkeleri anlaşmayı desteklerken, altı üyeden oluşan bir grup oylamada çekimser kaldı. Tuvalu Ulaştırma Bakanı Simon Kofe, anlaşmanın yeterince iddialı olmadığını ve sektörün daha temiz teknolojilere geçiş yapması için gereken teşvikleri içermediğini söyledi.

Kofe, anlaşmanın hazırlanma sürecine küçük ada gelişmekte olan devletlerin yeterince dahil edilmemesini de ❝endişe verici❞ olarak değerlendirdi.

Marshall Adaları’nın büyükelçisi Albon Ishoda, 2028’den itibaren tüm nakliye emisyonları için ton başına en az 150 dolarlık fiyat uygulanmasını talep ettiklerini ve bu tutardan daha düşük bir düzenlemeyi desteklemeyeceklerini açıklamıştı.

ABD sürece katılmadı

IMO görüşmelerinde dikkat çeken bir diğer unsur ise, daha önce uluslararası çevre süreçlerinden geri çekilen Donald Trump yönetimi döneminde olduğu gibi, ABD’nin görüşmelerde aktif rol almamış olmasıydı.

Nakliye haber ajansı Tradewinds, ABD’nin Salı gecesi görüşmelerden çekildiğini ve Londra’daki büyükelçiliklere gönderdiği bir mektupta ❝Amerikan gemilerine uygulanacak ücretlere karşılık karşı önlemler❞ tehdidinde bulunduğunu bildirdi. Ancak bu tehdidin uygulamada ne anlama geleceği hâlâ net değil.

İklim aktivistlerinden karışık tepkiler

WWF’nin kıdemli danışmanlarından Mark Lutes, alınan kararı, ❝küresel deniz taşımacılığı sektörünü net sıfıra yönlendiren ilk uluslararası anlaşma❞ olarak tanımladı. Ancak aynı zamanda ❝bazı temel hususlarda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini❞ de sözlerine ekledi.

Opportunity Green adlı kuruluşun iklim diplomasisi direktörü Emma Fenton ise anlaşmayı daha sert bir dille eleştirdi. Fenton, ❝Anlaşma, iklim krizinden en fazla etkilenen ülkeleri yüzüstü bıraktı ve üye devletlerin iki yıl önce verdikleri taahhütlerin gerisinde kaldı❞ değerlendirmesinde bulundu.

❝Bu bir son değil, ancak daha yüksek hırs seviyelerine ulaşmak için başlangıç noktası olabilir❞ diyerek, daha iddialı politikaların takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Fotoğraf: Shavin Peiries

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top