The Guardian’ın kapsamlı araştırmasına göre, iklim değişikliğinin neden olduğu artan fırtına ve yükselen deniz seviyeleri, Büyük Britanya’da milyonlarca evi yıkıcı sel riskine sokarken, sigorta sektöründe büyük bir alarm zili çalıyor. Sigorta devi Aviva’nın analizine göre, İngiltere’de sel riski altındaki mülk sayısının yüzde 27 artarak çıkması bekleniyor. Sektör uzmanları, sürekli sel felaketleriyle boğuşan bölgelerin sigortalanamaz hale gelmesi nedeniyle bazı kasabaların terk edilmesi gerekebileceği uyarısında bulunuyor.
Worcestershire’daki Tenbury Wells gibi kasabalar, son altı yılda dört kez yıkıcı sel felaketi yaşayarak bu korkunun somut bir örneği haline geldi ve belediye başkan yardımcısı, “Kendimizi terk edilmiş hissediyoruz,” diyerek durumu özetledi. Londra, Manchester ve İngiltere’nin kuzeydoğusundaki yoğun nüfuslu bölgelerin en çok etkilenecek alanlar arasında olduğu belirtilirken, uzmanlar özellikle Londra’nın sel savunma sistemlerinin acilen güncellenmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Sel riski haritası: Londra ve kentsel alanlar tehdit altında
Aviva’nın İngiltere, İskoçya ve Galler’deki tüm parlamento bölgelerini kapsayan analizi, riskin çarpıcı boyutunu ortaya koyuyor:
- Mülk Sayısındaki Artış: Yüzyılın ortasına kadar, tahmin edilmesi ve korunması daha zor olan ani sel baskınları açısından yüksek riskli bölgelerdeki mülk sayısının yüzde 66’ya kadar artması muhtemeldir.
- Coğrafi Odaklar: Büyük Britanya’daki her seçim bölgesinin gelecekte sel riskinin artacağı öngörülüyor.
- En Yüksek Riskli Bölgeler: Londra’daki Bermondsey ve Old Southwark ile Lincolnshire’daki Boston ve Skegness bölgelerinde,
yılına kadar evlerin yaklaşık yüzde 90’ının nehir ve kıyı taşkınlarından risk altında olacağı tahmin ediliyor.
- Kentsel Yoğunlaşma: Yüzey suyu taşkın riskinin, özellikle yetersiz drenaj sistemlerine sahip yoğun kentsel alanlarda daha yüksek olması bekleniyor; Londra’daki 14 seçim bölgesi en riskli ilk 20’de yer alıyor.
- En Yüksek Riskli Bölgeler: Londra’daki Bermondsey ve Old Southwark ile Lincolnshire’daki Boston ve Skegness bölgelerinde,
- Yanlış Yerleşim: Son on yılda, inşa edilen
olmak üzere,
en yüksek sel riskli bölgelerde inşa edilmiştir. Bu eğilim devam ederse, hükümetin planladığı
de yüksek riskli bölgelerde olması bekleniyor.
Sigorta çıkmazı ve terk edilme ihtimali
Sigorta sektörü, iklim krizini artık bir iş riski olarak görüyor. Aviva Genel Müdürü Jason Storah, “Bizim işimiz tamamen çevrede olan bitenle bağlantılı… Biz bunun içindeyiz ve bundan kaçınamayız,” diyerek endişenin boyutu ifade etti.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-

- Artan Maliyet: Çevre Ajansı eski başkanı Emma Boyd, bazı bölgeleri kurtarmanın çok pahalı hale geleceğini ve mali kısıtlamalar göz önüne alındığında, evleri ve işyerlerini korumanın çok maliyetli hale geldiği bölgelerin terk edilmesi gibi zor siyasi kararların alınması gerekebileceğini söyledi.
- Flood Re Programının Sonu: Sık sık sel baskınına maruz kalan haneler için geçici bir koruma sağlayan, hükümet ve sigorta sektörü ortak programı olan Flood Re, iklim kaynaklı su baskınlarının daha da şiddetlenmesinin beklendiği
yılında sona erecek.
- Dağıtım Sorunu: Uzmanlar, Flood Re sona erdiğinde piyasa bazlı fiyatlandırmanın hakim olacağını ve bunun düşük gelirli hanelerin orantısız bir şekilde etkilenmesine ve yeterli teminattan yoksun kalmasına neden olacak ciddi bir dağıtım sorunu yaratacağını belirtiyor.
Gerekli çözüm: Sert mühendislikten doğa temelli yaklaşımlara

Uzmanlar ve akademisyenler, hükümetin sel baskınlarından korunma konusunda yeterli çaba göstermediğini ve yaklaşımını acilen değiştirmesi gerektiğini savunuyor:
- Londra Savunması: Londra, Thames Bariyeri’nin iyileştirilmesi ve Thames Nehri boyunca setin yükseltilmesi de dahil olmak üzere büyük bir projenin finansmanına acilen ihtiyaç duyuyor.
- Kolektif Sigorta: Sigorta konusunun bireysel mülkler için değil, bir ulus olarak kolektif olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
- Doğa Temelli Çözümler: Yüksek savunma yapıları inşa etmeye devam etmenin sürdürülebilir olmadığını belirten Dr. Jess Neumann, nehirleri taşkın yataklarına yeniden bağlamak, sulak alanları onarmak ve ormanlık alanlar dikmek gibi doğa temelli çözümlerin sel riskini azaltmada kilit rol oynadığını ifade ediyor. Bu yaklaşımlar, aynı zamanda doğal çevreyi iyileştirme gibi ek faydalar da sağlıyor.
Yorum
Guardian’ın bu bulguları, iklim krizinin soyut bir tehdit olmaktan çıkıp, Büyük Britanya’da somut bir mülkiyet ve yaşam krizine dönüştüğünü gösteriyor. Milyonlarca evin sel riskinin artması ve bazı kasabaların potansiyel olarak terk edilme ihtimali, acil ve radikal bir adaptasyon stratejisi gerektiriyor. Hükümetin, riskli bölgelere
inşa etme hatası, kısa vadeli konut hedeflerinin, uzun vadeli çevresel riskleri nasıl görmezden geldiğinin çarpıcı bir kanıtıdır.
Türkiye gibi, yoğun kıyı şeritleri ve büyük nehir havzaları olan ülkeler için bu durum önemli bir derstir. İstanbul’un ve diğer büyük şehirlerin altyapı ve drenaj yetersizlikleri düşünüldüğünde, yüzey suyu taşkın riskinin kentsel alanlarda nasıl hızla felakete dönüşebileceği açıktır. İngiltere’deki gibi, Türkiye’de de imar planlarının yeniden gözden geçirilmesi, doğa temelli çözümlere (sulak alanların korunması, betonlaşmanın azaltılması) öncelik verilmesi ve sigorta sisteminin en kırılgan haneleri koruyacak şekilde kolektif olarak yeniden yapılandırılması zorunludur. Aksi takdirde, sel felaketlerinin ekonomik ve sosyal maliyeti hızla “sigortalanamaz” boyutlara ulaşacaktır.
Kaynak: The Guardian, Aviva Analizi, Çevre Ajansı, Bayes İşletme Okulu, Brunel Üniversitesi, Reading Üniversitesi

