İngiltere, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeşil politikaları terk etmesi ve Rusya ile Suudi Arabistan gibi ülkelerle iş birliğini artırmasının küresel etkilerini dengelemek amacıyla, Çin ve gelişmekte olan ülkelerle birlikte yeni bir küresel iklim ekseni oluşturmayı hedefliyor.
İngiltere’nin Enerji ve Net Sıfır Sekreteri Ed Miliband, temiz enerji tedarik zincirleri, kömür kullanımı ve kritik minerallerin temini gibi konuları ele almak üzere üç günlük bir ziyaret için Pekin’e geldi. İngiltere’nin hızla büyüyen yeşil ekonomisinin sürdürülebilirliği için bu alanlarda iş birliği büyük önem taşıyor.
Miliband, ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada, ❝Gelecek nesilleri iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden koruyabilmek için tüm büyük emisyon salan ülkelerin harekete geçmesi gerekiyor. Çin ile bu konuda iletişim kurmamak, sadece bugüne değil, gelecek nesillere de ihanet olur❞ ifadelerini kullandı.
İngiltere’nin yeşil ekonomi stratejisi
İngiltere, yeşil ekonomi sektörünün diğer ekonomik alanlardan üç kat daha hızlı büyüdüğünü ancak bu büyümenin devam edebilmesi için kritik bileşen ve malzeme tedarikine erişimin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, Çin ile sürdürülebilir iş birliği, ülkenin düşük karbonlu dönüşümünde kritik bir rol oynuyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Miliband, Hindistan ve Brezilya’yı da ziyaret ederek gelişmekte olan ülkelerle iklim iş birliğini artırmaya yönelik adımlar atmıştı. Ayrıca, geçen Kasım ayında gerçekleşen COP29 İklim Zirvesi’nde de birçok gelişmekte olan ülke ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Çin’in yeşil dönüşümdeki rolü ve ticaret savaşları
Çin, bir yandan elektrikli araçlar, güneş panelleri ve diğer düşük karbonlu teknolojilerde dünya liderliğini sürdürürken, diğer yandan kömüre bağımlılığını azaltma konusunda net bir strateji ortaya koymuş değil. ABD’nin Çin’e uyguladığı ticaret vergileri ve Avrupa Birliği’nin yüksek karbon salınımına sahip Çin mallarına yeşil gümrük vergisi uygulama olasılığı, Pekin’in enerji politikalarındaki yönelimini belirleyen en önemli faktörlerden biri olacak.
Uluslararası İklim Politikaları Merkezi Direktörü Catherine Abreu, ❝Çin olmadan Paris Anlaşması’nın hedeflerini gerçekleştirmek mümkün değil. Çin, iklim eylemini artırma konusunda daha fazla sesini yükseltmeye hazır olduğunu gösteriyor❞ dedi.
Ancak uzmanlar, ABD, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin fosil yakıt yatırımlarını artırma baskısına karşı İngiltere, Çin, Avrupa Birliği ve gelişmekte olan ülkelerin bir araya gelerek iklim yanlısı bir blok oluşturması gerektiğine inanıyor.
COP30 ve küresel emisyon kesintileri
Kasım ayında Brezilya’nın Amazon bölgesinde gerçekleşecek olan COP30 BM İklim Zirvesi, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerine çıkarmama hedefi açısından kritik bir dönemeç olacak. Ancak uzmanlar, küresel emisyon kesintileri konusunda anlaşmaya varılma ihtimalinin giderek azaldığını belirtiyor.
İngiltere, Paris Anlaşması uyarınca önümüzdeki on yıl için gerekli olan ulusal emisyon kesintisi planını sunan az sayıda ülkeden biri oldu. Ancak Çin’in COP30’a yakın bir tarihte kendi planını açıklaması bekleniyor. Pekin’in mevcut karbon hedefleri, 1,5°C sınırını aşmamak için yeterli görülmüyor.
Asya Toplum Politika Enstitüsü’ne bağlı Çin İklim Merkezi Direktörü Li Shuo, Çin’in düşük karbonlu teknoloji pazarındaki ekonomik hakimiyetinin, İngiltere’nin yeşil ekonomi stratejisini gözden geçirmesine neden olabileceğini belirtti. ❝Dünyadaki tüm ülkeler yeşil dönüşüm pastasından pay almak istiyor, ancak ekonomik gerçekler, Çin ile rekabet etmeyi zorlaştırıyor❞ dedi.
İngiltere’nin Pekin ile gerçekleştirdiği temasların, küresel iklim mücadelesinde yeni bir denge oluşturup oluşturamayacağı COP30 zirvesiyle birlikte daha net bir şekilde ortaya çıkacak.
İllustrasyon: Grok

