Küresel sıcaklıklar 22 ayın 21’inde 1,5 derecenin üzerine çıktı

Yayın: 21 Mayıs 2025 11:18
Güncelleme: 21 Mayıs 2025 11:18

Küresel ortalama sıcaklıklar, son 22 ayın 21’inde sanayi öncesi dönem ortalamasının 1,5 derece üzerine çıktı. Uzmanlara göre, önlenebilecek her küçük sıcaklık artışı, iklim krizinin yıkıcı etkilerini azaltmak için hayati önem taşıyor.

Paris Anlaşması’nın hedefi tehlikede

İnsan faaliyetleri sonucu oluşan iklim değişikliği, dünyayı her geçen yıl daha da ısıtıyor. Paris İklim Anlaşması, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2 derecenin altında, tercihen 1,5 dereceyle sınırlamayı hedeflese de, fosil yakıt kullanımının devamı ve zayıflayan iklim politikaları, bu eşiğin sürekli aşılmasına neden oluyor.

Copernicus verilerine göre 2023 Temmuz kırılma noktası oldu

Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Temmuz 2023, küresel sıcaklık artışının ilk kez 1,5 dereceye ulaştığı ay oldu. O ay sıcaklık farkı 1,52 derece olarak ölçüldü.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Temmuz 2023-Nisan 2025 döneminde yalnızca Temmuz 2024 bu eşiğin altında kaldı (1,48 °C). Diğer tüm aylarda sıcaklık artışı 1,50 ile 1,78 derece arasında değişti.

Nisan 2025: Kayıtlardaki en sıcak ikinci nisan

Nisan 2025’teki ortalama sıcaklık artışı 1,51 dereceye ulaştı ve bu ay kayıtlardaki en sıcak ikinci nisan olarak kayıtlara geçti. Berkeley Earth verileri de bu tespiti doğrularken, son 12 ayın ortalama sıcaklık artışını 1,62 derece olarak raporladı.

Analize göre:

  • 2025 yılı, %18 olasılıkla kayıtlardaki en sıcak yıl,
  • %53 olasılıkla ikinci en sıcak yıl olabilir.
  • Bu yıl %52 olasılıkla 1,5 derece eşiği aşılacak.

Copernicus’a göre 2024, sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aştığı ilk tam yıl olarak kayda geçti.

❝Kaçınılabilecek her sıcaklık artışı büyük önem taşıyor❞

Rebecca Emerton, Copernicus İklim Bilimcisi

Copernicus İklim Bilimcisi Rebecca Emerton, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son iki yılda küresel sıcaklıklar açısından birçok yeni rekorun kırıldığını belirtti:

❝Nisan 2025, 1,5 dereceyi aşan uzun aylar serisinin bir parçası oldu❞ dedi.

Ancak bu durumun Paris Anlaşması’nın hedefinin resmen aşıldığı anlamına gelmediğini belirten Emerton, şu değerlendirmeyi yaptı:

❝Bir hedefin aşıldığının kabul edilebilmesi için, sıcaklık artışının en az 20 yıl boyunca 1,5 derece üzerinde seyretmesi gerekir. Mevcut eğilimle bu seviyenin **2030’lu yıllarda aşılması muhtemel.❞

❝Isınma arttıkça etkiler de kötüleşiyor. Bu nedenle mevcut ısınmayı sınırlamak için elimizden gelen her şeyi yapmalı ve iklimi yakından izlemeye devam etmeliyiz.❞

“ABD ile güçlü bilimsel işbirliği şart”

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) Genel Direktörü Florence Rabier, iklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerde bilimsel verilere olan ihtiyacın altını çizdi. Rabier, dünya genelinde hava tahmini ve iklim modellemesi için uydu ve kara gözlem verilerine sürekli erişimin kritik olduğunu vurguladı:

❝Dünya sistemini izlemek küresel işbirliği gerektirir. Hiçbir ülke tek başına hareket edemez.❞

Rabier, ECMWF’nin altyapısının en ileri fiziksel, hesaplamalı ve veri teknolojileriyle geliştirildiğini belirterek, ABD ile daha güçlü bilimsel işbirliği çağrısı yaptı:

❝Ortak veri kullanımı, sadece bugün için değil, gelecek nesiller için de hayati öneme sahip.❞

“En ucuz enerji artık yenilenebilir kaynaklarda”

Mike Childs, Friends of the Earth

Friends of the Earth Bilim, Politika ve Araştırma Başkanı Mike Childs, sürekli yüksek sıcaklıkların endişe verici olduğunu belirtirken, 1,5 derece hedefinin tamamen kaybedildiği düşüncesine katılmadı.

❝İklim çabaları düz bir çizgide ilerlemiyor. Engeller olsa da ilerleme mümkündür❞ dedi.

Childs ayrıca, yenilenebilir enerjinin artık en ucuz enerji kaynağı olduğunu, elektrikli araçların hızla yaygınlaştığını ve temiz enerji ekonomisinin büyümesinin umut verici olduğunu söyledi.

❝Her onda bir derece sıcaklık artışı bile önemlidir❞

Childs, bu nedenle mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini vurguladı:
❝İklim aşırılıklarıyla zaten karşı karşıya olan milyonları ve gelecek nesilleri daha da kötü koşullara terk edemeyiz.❞

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top