Türkiye, 2025 yılının Aralık ayını alışılmışın dışında bir hava tablosuyla kapatmaya hazırlanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) son tahminlerine göre; yurdun bir yanında kuvvetli sağanak ve gök gürültüsü hakim olurken, diğer yanında dondurucu buzlanma ve puslu bir sabah uyanışı bekleniyor. Özellikle Muğla ve çevresi için yapılan “gece yarısı” uyarısı, bölgedeki hazırlıkların seviyesini artırdı.
Bu gelişme neden önemli? Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, tarımsal döngüden enerji tüketimine kadar her şeyi etkiliyor. Türkiye için ne anlama geliyor? Batıdaki sağanak yağışlar baraj doluluk oranları için bir umut olsa da, iç kesimlerdeki yoğun pus ve sis, ulaşım ağlarında ciddi aksamalara yol açabilir. Peki, aralık ayında neden hala bahar değerlerini görüyoruz ve bu durum yaklaşan ocak ayı için neyin habercisi?

Muğla ve Ege kıyılarında şiddetli sağanak mesaisi
MGM tarafından yayımlanan güncel hava durumu raporuna göre, yurdun batı ve güney kesimleri alçak basınç sisteminin etkisi altına giriyor. Özellikle Ege ve Akdeniz’in güneybatı kıyıları ile Kırklareli’nin kıyı ilçelerinde gök gürültülü sağanak yağışlar bekleniyor. Ancak en kritik uyarı Muğla için yapıldı.
Uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: “Muğla ve çevresinde gece saatlerinden itibaren beklenen yerel kuvvetli yağışlar, metrekareye düşecek su miktarının ani sel ve su baskınlarına yol açabileceğini gösteriyor. Özellikle kıyı şeridindeki işletmelerin ve vatandaşların gece yarısından itibaren teyakkuzda olması şart.” Bu yağışların, bölgedeki yeraltı su kaynaklarını beslemesi beklense de, şehir altyapıları üzerinde baskı oluşturabileceği öngörülüyor.
Tavsiye Edilen Haberler
Sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde: Aralıkta bahar esintisi
2025 yılının en dikkat çekici meteorolojik verisi, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam etmesi. Normal şartlarda kar yağışının ve dondurucu soğukların beklendiği iç ve doğu kesimlerde, güneşli bir gökyüzü ve ılıman bir hava hakim.
İstatistikler ne diyor? Son on yılın verilerine göre Türkiye, aralık aylarında ortalama 1,5 ile 2,2 derece arasında bir sıcaklık artışı yaşıyor. Bu durum, “yalancı bahar” etkisiyle meyve ağaçlarının erken uyanmasına ve ani bir soğuk dalgasında tarımsal üretimin büyük zarar görmesine neden olabilir. Meteorologlar, güney ve doğudan esen rüzgarların bu sıcak havayı bir süre daha yurdun üzerinde tutacağını tahmin ediyor.
İç kesimlerde “görüş mesafesi” alarmı: Pus ve sis tehlikesi
Batı yağışla boğuşurken; Kuzey, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bambaşka bir manzara hakim. Gece ve sabah saatlerinde etkili olan pus ve yer yer yoğun sis, karayolu ulaşımını felç etme noktasına getirebilir. Sisle birlikte görülen buzlanma ve don olayı, özellikle yüksek rakımlı geçitlerde sürücüler için “gizli buzlanma” riskini artırıyor.
Güvenlik Notu: Uzmanlar, özellikle Ankara, Eskişehir ve Erzurum gibi iller arasındaki ana arterleri kullanan sürücülerin, görüş mesafesinin 10 metrenin altına düşebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Takip mesafesinin artırılması ve sis farlarının kullanımı hayati önem taşıyor.
Rüzgarın yönü: Güneyden gelen ılık hava
Rüzgarın genellikle güney ve doğu yönlerden (Lodos etkili) esmesi, sıcaklıkların neden düşmediğini açıklıyor. Sadece yurdun kuzeybatı ve güneydoğu uçlarında kuzeyli akımlar (Poyraz) hafifçe hissedilecek. Bu rüzgar profili, batıdaki yağışlı sistemin iç kesimlere yayılmasını engellese de nem oranını artırarak sisin yoğunlaşmasına zemin hazırlıyor.
Tarım ve ulaşım koridoru risk altında
Muğla’daki kuvvetli yağışlar, Türkiye’nin en önemli narenciye ve örtü altı tarım (seracılık) merkezlerinden birini etkiliyor. Olası bir sel baskını, sadece yerel üreticiyi değil, İstanbul ve Ankara gibi metropollerin sebze-meyve fiyatlarını da doğrudan etkileyebilir.
Aynı zamanda, İç Anadolu’daki pus ve sis, Türkiye’nin lojistik koridoru olan doğu-batı hattındaki tır trafiğini yavaşlatıyor. Bu durum, tedarik zincirinde kısa süreli gecikmelere yol açabilir. Bölgesel olarak bakıldığında, Doğu Anadolu’daki don olayı, enerji hatlarında oluşabilecek arızalar için ekiplerin 24 saat hazır beklemesini gerektiriyor.
İki Türkiye, iki farklı mevsim
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün bu raporu, bize aslında tek bir ülke sınırları içinde nasıl iki farklı iklimin aynı anda yaşanabildiğini gösteriyor. Batıda sağanak yağmurun bereketi ve korkusu varken, doğuda puslu bir sessizlik ve don olayının keskinliği hakim.
En dikkat çekici nokta ise “mevsim normalleri üstü” ifadesinin artık her raporda standart bir cümle haline gelmesi. 2025’in sonunda bile kar görmeyen şehirlerimiz, iklim krizinin sessiz ama derinden gelen ayak seslerini dinliyor. Muğla için yapılan uyarıya sadece “yağmur yağacak” olarak bakmamak lazım; bu, değişen hava paternlerinin bir sonucu olarak gelen “ekstrem hava olaylarının” bir parçası. Vatandaşlarımızın, özellikle gece seyahat edecek sürücülerin ve Muğla’daki çiftçilerimizin bu 24 saati çok dikkatli geçirmesi gerekiyor.
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM)





