Önerilen BM vergisiyle fosil yakıt şirketleri iklim zararının bedelini ödeyebilir

Yayın: 2 Şubat 2026 08:21
Güncelleme: 2 Şubat 2026 08:21
Fotoğraf Kaynağı: ChatGPT / Çevre Hattı

Birleşmiş Milletler çatısı altında müzakere edilen yeni küresel vergi kuralları kabul edilirse, fosil yakıt şirketleri iklim değişikliğine verdikleri zararın bir kısmını ödemek zorunda kalabilirken, ultra zengin bireyler de küresel bir servet vergisine tabi tutulabilir.

Küresel vergi anlaşmasına yönelik müzakerelerin, Pazartesi günü New York’taki BM Genel Merkezi’nde yeniden başlaması bekleniyor. Düzinelerce ülke, çevreyi kirletenlerin faaliyetlerinin yol açtığı zararlar için ödeme yapmasını sağlayacak daha güçlü ve bağlayıcı kuralları destekliyor.

Ancak gelişmekte olan ülkeler, mevcut taslak metinlerin yetersiz olduğu görüşünde. Bu ülkeler, zengin ülkelerden ve büyük kirletici sektörlerden çok daha güçlü taahhütler talep ediyor. Fosil yakıt şirketlerinin kârlarının vergilendirilmesine ilişkin net önerilerin taslak metinlerde yumuşatıldığı, ayrıca varlıklı bireylerin vergilendirilmesini kolaylaştıracak küresel bir varlık sicili oluşturulmasına yönelik maddelerin metinden çıkarıldığı belirtiliyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

“Zamanı geldi”

Birleşmiş Milletler Uluslararası Vergi İşbirliği Çerçeve Sözleşmesi müzakerelerinde Jamaika’yı temsil eden Marlene Nembhard Parker, iklim felaketlerinin yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Parker, “Gayri safi yurt içi hasılamızın yüzde 40’ına denk gelen bir kayba yol açan Melissa Kasırgası bağlamında, sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin taslak metnin daha ayrıntılı hale getirilmesinin zamanı geldi,” dedi.

Parker, çevresel vergilendirme ile iklim değişikliği arasında çok daha net bir bağ kurulması gerektiğini vurgulayarak, özellikle en büyük sorumluluğu taşıyan ülkeler ve sektörler için ulusal ve uluslararası düzeyde alınması gereken önlemler konusunda açık anlaşmalara ihtiyaç olduğunu söyledi.

2027 sonunda kabul edilebilir

Müzakereleri süren sözleşmenin, ülkelerin ayrıntılar üzerinde uzlaşması halinde gelecek yılın sonuna kadar kabul edilebileceği ifade ediliyor. Parker, iklimle bağlantılı felaketlerden etkilenen ülke sayısının hızla artması nedeniyle görüşmelerin aciliyet kazandığını belirtti. Guardian’a konuşan Parker, “Bu vergi, ülkelerin sürdürülebilir şekilde yeniden inşa edebilmesi ve giderek daha yıkıcı hale gelen iklim etkilerine karşı direnç kazanabilmesi için yerel kaynakların seferber edilmesi açısından kritik öneme sahip. Aksi takdirde ülkeler borçlanmaya ve dış krediye daha fazla bağımlı hale gelir,” dedi.

Parker, “Küresel vergi kurallarımızı tasarlarken iklim değişikliğiyle yüzleşmeden sürdürülebilirlikten söz edemeyiz,” ifadelerini kullandı.

İlk kez 2022 yılında Afrika ülkeleri tarafından önerilen küresel vergi anlaşması konusunda ilerleme şimdiye kadar yavaş oldu. ABD’nin müzakerelerden çekilmesi süreci sekteye uğratsa da, diğer ülkelerin görüşmelere devam etmesi gerektiği belirtiliyor. Bazı zengin ülkeler ise vergi konularının, tüm ülkelerin temsil edildiği BM yerine yalnızca gelişmiş ekonomilerin yer aldığı OECD bünyesinde ele alınması gerektiğini savunuyor.

Dünyanın en zengin kesimini ilgilendiriyor

Uzmanlara göre, anlaşmanın hayata geçirilmesi durumunda fosil yakıt üreticilerinin yol açtıkları iklim zararının bedelini ödemeleri ve dünyanın en zengin kesimlerinin de daha fazla katkı sunmaları yönünde önemli bir adım atılmış olacak. Son yıllarda küresel eşitsizlik hızla artarken, nüfusun en zengin yüzde 0,001’lik kesimi — yaklaşık 56 bin kişi — dünyanın en yoksul yüzde 50’sinden üç kat daha fazla servete sahip bulunuyor.

Vergi Adaleti Ağı’ndan (TJN) Sergio Chaparo Hernandez, New York’taki görüşmelerin kritik bir eşik olduğunu söyledi. Hernandez, “Bu toplantılar gerçek bir sınav olacak: Üye devletler, iklim felaketleri çağının gerektirdiği uluslararası vergi kurallarını oluşturabilecek mi?” dedi.

Hernandez, sivil toplumun sözleşmeye ilerici çevre vergilendirmesini açık biçimde destekleyen bir yetki eklenmesi için baskı yaptığını belirtti. “Amaç, kirletenlerin bedel ödemesini sağlamak ve daha zengin ülkelerin, tarihsel sorumluluklarıyla uyumlu biçimde küresel eşitsizlikleri azaltacak ve iklim değişikliğine en açık ülkelerde dayanıklı kalkınmayı destekleyecek şekilde liderlik üstlenmesini sağlamak,” ifadelerini kullandı.

1 trilyon doların üzerinde gelir

TJN verilerine göre, çok uluslu şirketler ve varlıklı bireyler vergi cennetlerini kullanarak düşük vergi ödemeleri nedeniyle ülkeler her yıl yaklaşık 492 milyar dolar (359 milyar sterlin) vergi geliri kaybediyor. Petrol ve doğalgaz şirketleri ise özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından artan enerji fiyatları sayesinde son yıllarda yüz milyarlarca dolarlık rekor kârlar elde etti.

Eurodad ve Küresel Vergi Adaleti İttifakı’nın hesaplamalarına göre, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması’ndan bu yana geçen 10 yılda, en büyük 100 fosil yakıt üreticisinin kârlarına yüzde 20 oranında ek vergi uygulanmış olsaydı, 1 trilyon doların üzerinde gelir elde edilebilirdi.

İklim krizine karşı en savunmasız durumda olan ülkeler açısından, krizi körükleyen şirketlerin vergilendirilmesi iklim adaletinin sağlanması için hayati görülüyor. Tuvalu’nun BM Daimi Temsilcisi Tapugao Falefou, “Sorumluluk dünyanın en büyük kirleticilerine aittir. Fosil yakıt endüstrisi ve süper zenginler servetlerini artırmaya devam ederken, biz hayatta kalmaya çalışıyoruz,” dedi.

Ülkeler fosil yakıt tüketimine tek başlarına vergi koyabiliyor ve birçok ülke bu yönde adımlar atmış durumda. Ancak yalnızca madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü ülkeler doğrudan üretim üzerinden vergi alabiliyor. Bu nedenle küresel ölçekte bir vergi rejimi oluşturulması yönünde baskı artıyor. Benzer şekilde, birçok ülke servet vergilerinin ultra zenginlerin ülkeden kaçmasına yol açacağı endişesiyle bu adımları atmaktan çekiniyor. Uzmanlar ise geniş bir ülke grubunun asgari servet vergileri üzerinde uzlaşmasının bu endişeleri azaltabileceğini belirtiyor. Ultra zenginlere yıllık yüzde 5’e varan bir servet vergisi uygulanması, yılda yaklaşık 1,7 trilyon dolar gelir sağlayabilir.

Kampanyacılar, daha önce Birleşik Krallık’ın BM bünyesindeki vergi müzakerelerine mesafeli yaklaştığını düşünüyordu. Ancak son dönemde İngiltere’nin “kirleten öder” ilkesini desteklemek de dahil olmak üzere daha olumlu bir tutum sergilediği belirtiliyor.

Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı sözcüsü ise yaptığı açıklamada, “Birleşik Krallık, BM’deki vergi müzakerelerine aktif olarak katılmıştır ve kapsayıcı ve etkili uluslararası vergi işbirliğini sağlamak için yapıcı şekilde çalışmaya kararlıdır,” ifadelerini kullandı.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×