Pasifik’teki küçük ada ülkesi Vanuatu’nun öncülük ettiği BM karar tasarısı, Trump yönetiminin engelleme girişimlerine rağmen yoluna devam ediyor. Vanuatu, bazı ifadeleri yumuşatmak zorunda kalsa da metnin sadeleştirilmiş bir versiyonunun bu ay sonunda BM Genel Kurulu’nda oylanarak kabul edilmesini umuyor.
ABD, Vanuatu’dan, ülkelerin iklim krizini durduramadıkları takdirde tazminatla karşılaşabileceklerine işaret eden Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) geçen yılki danışma görüşünü uygulamaya çağıran taslağı geri çekmesini istedi. Washington, elçilik ve konsolosluklara gönderdiği yönergede, UAD çizgisindeki bir kararın “ABD sanayisi için büyük bir tehdit” olabileceğini bildirdi.

Vanuatu İklim Değişikliğine Uyum Bakanı Ralph Regenvanu, “Trump yönetiminin fosil yakıtların kullanımının aşamalı olarak sona erdirilmesini engellemek için piyasaya aktif biçimde müdahalesi çok sinir bozucu—bir hükümetten beklenmeyecek düzeyde,” dedi. “Bu durum, dünya ve gelecek nesiller üzerinde büyük ve zararlı etkilere yol açacak.”
Muhalefet metni sulandırdı; “kayıp ve zarar” kaydı çıkarıldı

Suudi Arabistan ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu büyük fosil yakıt üreticilerinin itirazlarıyla, ilk taslaktaki bazı bölümler metinden çıkarıldı. Ülkelerin fırtına, sel, kuraklık gibi ısınma kaynaklı “kayıp ve zararları” kayda geçirmesini öngören hüküm, ABD’nin uzun süredir yasal sorumluluk endişesi nedeniyle karşı çıkması sonucu geri çekildi.
Tavsiye Edilen Haberler
-
Yenilenebilir EnerjiKüresel rüzgâr enerjisinde rekor yıl: Çinli türbin üreticileri pazarın zirvesinde -
-
-
İklim DeğişikliğiKüresel ısınmanın hızı 2015’ten bu yana neredeyse iki katına çıktı
Buna karşın bu hafta müzakereye sunulan yeni versiyon, BM üyesi ülkelerin:
- UAD’nin danışma görüşüyle uyumlu biçimde “iklim değişikliğiyle ilgili uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak uyması”,
- Küresel ısınmayı sanayi öncesine göre 1,5°C ile sınırlamak için “fosil yakıt üretimini ve kullanımını hızlı, adil ve niceliksel şekilde aşamalı olarak sonlandırması”
gerektiğini yeniden vurguluyor.
Koalisyon desteği sürüyor; AB beklenen ölçüde devrede değil

Tasarı, Hollanda, Kolombiya, Barbados, Kenya, Jamaika ve Filipinler’in de aralarında bulunduğu bir ülke koalisyonu tarafından destekleniyor. Regenvanu, karşı çıkanların “destekleyenlerden daha etkili” olduğunu ve AB’nin “bekledikleri kadar yardımcı olmadığını” söyledi. “ABD bizden kararı tümden çekmemizi istedi; bu hayal kırıcı. ‘Kayıp ve zarar’ kayıtları konusunda vardığımız uzlaşının, diğer bazı maddelerin metinde kalmasına imkân tanıyacağını umuyoruz,” dedi. “Kararın tamamen raydan çıkacağını sanmıyoruz; umarım basit çoğunluğun da ötesinde destekle kabul edilir.”
Trump yönetiminin küresel iklim işbirliğine etkisi
Trump, temiz enerjiyi “dolandırıcılık” olarak nitelendirdi, iklim bilimine “sahtekârlık” dedi ve ülkeleri fosil yakıtlara bağlı kalmaya çağırdı. Yönetim, ABD’yi temel BM iklim anlaşmasından çekti; içerde çevre düzenlemelerini geri alıp fosil yakıt üretimini hızlandırırken, dışarda da gemi emisyon vergisi gibi girişimleri sabote etmeye çalıştı ve Uluslararası Enerji Ajansı’nı iklimi senaryolara dâhil ettiği için sert biçimde eleştirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Vanuatu’dan “kabul edilmesi halinde ABD sanayisi için büyük bir tehdit oluşturabilecek bu göstermelik kararı” geri çekmesini istediklerini yineledi. Sözcü, “ABD, UAD’den bu danışma görüşünün alınmasını desteklemedi ve ulaşılan sonuçlar konusunda ciddi endişeleri var. Ayrıca bu danışma görüşü, daha geniş hukuki ve ekonomik etkileri olabilecek talepler için bir dayanak sağlamaz,” dedi.
Uzmanlar: Uzun vadeli iklim hukuku zemini oluşuyor

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndan küresel iklim politikaları uzmanı Noah Gordon, kararın “siyaset değiştiğinde ve dünya iklimde daha ciddi adımlar attığında yürürlük kazanacak bir hukuk sisteminin başlangıcı” olduğuna dikkat çekti: “Hâkimler ve avukatlar bunu, caydırıcı güce sahip uluslararası iklim hukukunun temeli olarak hatırlayacak.” Gordon, “Trump yönetimi iklim diplomasisini baltalamaya çalıştı ama diğer ülkeler ilerlemeye çabalıyor. Fosil yakıt üreten ülkeler ile tüketenler arasında derin bir uçurum var,” dedi.
Vanuatu: İklim, varoluşsal bir tehdit
Regenvanu, Ukrayna ve Gazze’deki çatışmalar sürerken ve dünya İran’a odaklanmışken, birçok ülke için asıl tehdidin iklim krizi olduğunu vurguladı. 2015’teki tropikal siklonun Vanuatu’nun GSYH’sinin %64’ünü sildiğini hatırlatarak, “Bu, varlığımızın, güvenliğimizin ve geçimimizin en büyük tehdidi,” dedi. Okyanus ve hava sıcaklıklarındaki artışın tetiklediği fırtınaların başka ülkelerde de ağır insani ve ekonomik kayıplara yol açtığını, ABD’de dahi aşırı hava olayları nedeniyle bazı bölgelerde konut sigortasının bulunamaz hale geldiğini belirtti. “Dünya cesur olmalı ve yerleşik fosil yakıt çıkarlarından uzaklaşmalı. Ancak çok taraflılık bugün tarihî bir dipte; bu da iklim müzakerelerine yansıyor,” diye ekledi.





