Brezilya Amazonu’nda yerli topluluklar, ABD’nin en büyük özel şirketlerinden Cargill’in Santarém’deki tahıl terminalini deniz yoluyla işgal ederek Tapajós Nehri’ne yönelik özelleştirme ve geniş ölçekli “soya koridoru” planlarına çarpıcı bir set çekti. Aktivistler, bir hafta önce de nehri tırmanan bir tahıl mavnasını durdurup ele geçirmişti. Eylemler, hükümeti Tapajós, Madeira ve Tocantins üzerindeki federal projelerin özelleştirilmesine ilişkin kararnameyi iptal etmeye zorladı. Yerli hareketin mesajı netti: “Nehir kazandı, orman kazandı, atalarımızın hatırası kazandı.”
Tapajós’un “hidrovia”ya dönüştürülmesi planı ve geri dönüş
Hükümet, geçen ağustosta duyurduğu kararla söz konusu su yollarında tarama ve trafik yönetimi operasyonlarını ihaleye açmış, Tapajós’un (yılda yaklaşık 41 milyon ton yük taşıyor) daha büyük bir taşımacılık kanalı (“hidrovia”) olarak dönüştürülmesini hızlandıracak bir süreci başlatmıştı. Resmî gerekçe, nehir taşımacılığının karayoluna göre daha verimli ve iklim açısından daha az kirletici oluşuydu. Ancak yoğun tepki üzerine kararname iptal edildi. Yerli örgütler, “ekonomik sömürü güzergâhları”nın toprakları, geçim biçimlerini, gıda güvenliğini ve biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği uyarısını yineliyor.
Asimetrik mücadele: 1.000 kişi ve küresel devler
Santarém’de çoğunluğu Munduruku, Arapiun ve Apiaká halklarından oluşan yaklaşık 1.000 nehir savunucusu, küresel tedarik zincirinin kilit bir halkası olan Cargill’e karşı sahada üstün geldi. Yılda 160 milyar doların üzerinde gelir elde eden, 155 bin kişiyi istihdam eden şirket, Santarém hattında sevk edilen soya ve mısırın %70’inden fazlasını karşılıyor; tesis, en büyük çiftliklere sahip Brezilya ile en çok tüketen Çin arasındaki başlıca lojistik merkezlerden biri.
“Genişleme”nin çevresel faturası: Kirlilik, kuraklık, kırılgan topluluklar
Tapajós, kısa süre öncesine kadar berrak sularıyla tanınıyordu. Bugünse yasa dışı madencilikten sızan arsenik, artan mavna trafiğinin tetiklediği dizel kirliliği ve aşırı kuraklık nedeniyle ağır baskı altında. El Niño etkisiyle son yılların en şiddetli kuraklıklarında nehir seviyeleri öylesine düştü ki bazı yerlerde ulaşım durdu; topluluklar erzak ve sağlık hizmetlerine erişmekte zorlandı.
Tavsiye Edilen Haberler
Yerli liderlik ve direniş hatları

Munduruku ve müttefikleri yıllardır Tapajós’u soya genişlemesi, sığır yetiştiriciliği, yasa dışı madencilik ve mega hidroelektrik projelerine karşı savunuyor. En görünür seslerden biri olan Alessandra Korap Munduruku, geçen yıl Belém’deki Cop30 girişini saatlerce bloke ederek hidroelektrik ve özelleştirme endişelerini zirve başkanına doğrudan aktarma fırsatı buldu. Santarém’deki işgal, bu uzun soluklu kampanyanın yeni bir eşik noktası oldu.

Küresel tedarik zincirinin zayıf halkası: Santarém düğümü
Santarém’deki Cargill tesisi, Brezilya’nın iç bölgelerindeki dev tarım alanlarını Atlantik’le buluşturan stratejik bir çıkış. Yabancı finansman ve çokuluslu tüccarların desteğiyle demiryolu, karayolu ve su yolu genişlemeleri, bölgeyi “dünyanın en büyük gıda sınırı”na dönüştürme iddiasını taşıyordu. Bu hattaki bir kesinti, küresel gıda akışında dalgalanma yaratabilecek önemde.

“Kalkınma”nın bilançosu: İklim ve ekonomi arasındaki ters besleme
Bilim camiasının “pozitif geri besleme” diye uyardığı döngü, Amazon’da çıplak şekilde görülüyor: Doğal varlıkların (ormanlar, nehirler) tahribatı ekonomik ve fiziksel refahın temelini zayıflatıyor; bozulma arttıkça, şirketler zararları telafi etmek yerine düzenlemeleri gevşetmek için siyaseti daha çok zorlamaya yöneliyor. Bu kısır döngü, iklim sistemini de istikrarsızlaştırıyor.

Amazon’un gezegen ölçeğindeki rolü ve “görünmeyen değer”
Amazon, karbon yutak kapasitesi, bölgesel soğutma etkisi ve muson döngülerinin düzenlenmesiyle gezegen ikliminin emniyet supabı. Yeni bir çalışma, yağmur ormanlarının ürettiği yağışın, sadece tarımsal sulama, kentsel içme suyu ve sanitasyon bağlamında yılda 20 milyar dolar değer yarattığını hesaplıyor. Buna karşın, tarım–madencilik–inşaat sektörlerinin doğaya ve topluluklara verdiği zarar, ulusal ya da kurumsal bilançolarda nadiren görünür.
Sonuç: Yerelden yükselen hesap verebilirlik
Tapajós’taki özelleştirme kararının iptali, yerli toplulukların nehri, ormanı ve yaşam biçimlerini savunurken aslında küresel kamu yararını koruduklarını bir kez daha gösterdi. Amazon’un “geri dönüşsüz eşiğe tehlikeli yakın” olduğuna dair bilimsel uyarıların arttığı bir dönemde, Santarém’deki zafer mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor; ancak su yollarını metalaştıran ve iklim risklerini büyüten projelere karşı, hesap verebilirliğin yerelden de tesis edilebileceğini kanıtlıyor. Destek ve dayanışma, bundan sonraki adımların belirleyicisi olacak.





