ABD küresel iklimden kopuyor: Trump yönetimi BM’nin temel iklim anlaşmasından çekildi

Yayın: 8 Ocak 2026 08:49
Güncelleme: 8 Ocak 2026 08:49

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Birleşmiş Milletler’in iklim kriziyle mücadelede temel çerçevesini oluşturan anlaşmadan çekilme kararı, küresel ölçekte büyük bir tartışma yarattı. Bu adım, yalnızca ABD’nin iklim politikalarında değil, uluslararası iş birliği dengelerinde de ciddi bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

Peki bu karar neden bu kadar önemli? Çünkü söz konusu anlaşma, dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadelede ortak hareketin hukuki ve diplomatik temelini oluşturuyor. ABD’nin bu yapıdan ayrılması, küresel iklim mücadelesinde siyasi liderlik boşluğu yaratabileceği gibi, iklim krizinin etkilerinin hızlanmasına da zemin hazırlayabilir.

UNFCCC’den çekilme kararı ve tepkiler

Donald Trump, Çarşamba günü yayımladığı bir başkanlık memorandumu ile ABD’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden (UNFCCC) ve toplam 65 uluslararası kuruluş, ajans ve komisyondan çekileceğini duyurdu. Beyaz Saray, bu kurumların “ABD’nin ulusal çıkarlarıyla uyumlu olmadığını” savundu.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

1992 yılında kabul edilen ve 1994’te yürürlüğe giren UNFCCC, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğinin temel taşı olarak görülüyor. Bugüne kadar dünyadaki tüm ülkeler tarafından kabul edilen sözleşme, ABD Senatosu tarafından da 1992 yılında onaylanmıştı.

Bilimsel uzlaşmaya rağmen siyasi geri adım

Trump, geçmişte iklim değişikliğini defalarca “aldatmaca” olarak nitelendirmiş ve fosil yakıt endüstrisini destekleyen politikalarıyla dikkat çekmişti. Uzmanlara göre bu yaklaşım, rekor sıcak hava dalgaları, yıkıcı fırtınalar, kuraklıklar ve gıda krizleri gibi etkileri giderek ağırlaşan iklim krizini daha da derinleştirebilir.

Eski Beyaz Saray iklim danışmanı Gina McCarthy, kararı “dar görüşlü ve utanç verici” olarak tanımlarken, bunun ABD’nin onlarca yıllık iklim liderliğini zedelediğini söyledi. McCarthy’ye göre bu adım, ABD’nin trilyonlarca dolarlık temiz enerji yatırımlarında söz sahibi olma gücünü de ciddi biçimde zayıflatıyor.

Ekonomik ve jeopolitik sonuçlar

Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi Başkanı Manish Bapna, Trump’ın kararının ABD’nin Çin gibi hızla büyüyen temiz enerji ekonomileri karşısında rekabet gücünü azaltacağını belirtiyor. Bapna, “ABD geri çekilirken, dünya temiz enerjiye yönelmeye devam ediyor” diyerek kararın uzun vadeli ekonomik bedeline dikkat çekti.

Son yıllarda Çin, yenilenebilir enerji teknolojilerinde küresel liderliğe oynarken; ABD’nin bu süreçten kopması, istihdam ve teknoloji alanlarında da geri kalmasına yol açabilir.

Sadece bir anlaşma değil, çok sayıda kurumdan çıkış

Beyaz Saray açıklamasına göre ABD, UNFCCC’nin yanı sıra Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, Uluslararası Güneş Enerjisi Birliği ve Uluslararası Doğa Koruma Birliği gibi birçok kritik yapıdan da çekiliyor.

Trump yönetimi daha önce Paris İklim Anlaşması’ndan ayrılma kararı almış ve Brezilya’daki BM iklim zirvesine ABD heyeti göndermemişti.

Hukuki belirsizlik sürüyor

UNFCCC’nin Senato onayıyla yürürlüğe girmiş olması, Trump’ın tek taraflı olarak bu anlaşmadan çekilip çekilemeyeceği konusunda hukuki tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre, gelecekteki bir başkanın Senato oylaması olmadan yeniden katılım sağlayıp sağlayamayacağı da belirsizliğini koruyor.

İklim politikalarının hızını kesebilir

ABD’nin küresel iklim diplomasisinden çekilmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de dolaylı sonuçlar doğurabilir. Küresel iklim finansmanı, teknoloji transferi ve emisyon azaltım hedefleri açısından lider ülkelerin geri adımı, uluslararası iklim politikalarının hızını yavaşlatabilir. Türkiye’nin hem Akdeniz havzasında iklim değişikliğine en açık ülkelerden biri olması hem de enerji dönüşüm sürecinde dış finansmana ihtiyaç duyması, bu gelişmeyi yakından takip edilmesi gereken bir konu haline getiriyor.

Yorum

Trump yönetiminin bu kararı, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir mücadele alanı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bilimsel uzlaşmaya rağmen atılan bu adım, kısa vadeli politik kazançlar uğruna uzun vadeli risklerin göz ardı edildiği eleştirilerini güçlendiriyor.

Uzmanlara göre, iklim krizinin etkileri sınır tanımıyor. ABD’nin çekilmesi, küresel mücadelenin sona erdiği anlamına gelmese de, iş birliğinin zayıflaması halinde bedelin tüm dünya tarafından ödeneceği konusunda ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Kaynak: The Guardian

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×