Küresel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte şehirlerde yaz aylarında hissedilen sıcaklıklar giderek daha zorlayıcı hale geliyor. Kentsel ısı adası etkisi, beton, asfalt ve insan faaliyetlerinin yoğunluğu nedeniyle şehir merkezlerinin çevredeki kırsal alanlardan çok daha sıcak olmasına yol açıyor.
Bu etkiyi azaltmak amacıyla birçok kentte yeşil alanların ve bitki örtüsünün artırılması temel bir çözüm olarak görülüyor. Ancak Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, özellikle çok kurak şehirlerde bitki örtüsünün beklenenin aksine ısınmayı artırabileceğini ortaya koydu.

Kentsel ısı adasıyla mücadelede yeşillendirme yaklaşımı
Artan kentsel sıcaklıklar; insan sağlığı, enerji tüketimi ve şehir ekosistemleri üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Bu nedenle pek çok ülke ve belediye, kentsel ısı adası etkisini azaltmayı öncelikli hedefler arasına aldı.
Bu kapsamda; daha açık renkli ve yansıtıcı yüzeyler kullanmak, ısıyı daha az tutan yapı malzemelerine yönelmek, ağaç ve yeşil alan miktarını artırmak gibi yöntemler öne çıkıyor.
Tavsiye Edilen Haberler
Araştırmacılara göre, ağaçlar ve bitkiler gölge oluşturarak doğrudan güneş ışığını engelliyor ve buharlaşma yoluyla havayı serinletiyor. Özellikle ağaçlar, derin kökleri sayesinde buharlaşma yoluyla daha güçlü bir soğutma etkisi yaratabiliyor.

Kurak şehirlerde beklenmedik ısınma etkisi
Yeni çalışmada araştırmacılar, 105 ülkede yer alan 761 büyük kentin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini ve iklim verilerini analiz etti. Makine öğrenimi modelleri kullanılarak, tamamen bitki örtüsüyle kaplı alanlar ile yoğun yapılaşmış bölgeler arasındaki sıcaklık farkları incelendi.
Sonuçlar, kurak iklimlerde yer alan şehirlerde bitki örtüsünün her zaman soğutucu etki yaratmadığını gösterdi. Özellikle yıllık yağış miktarının 1.000 milimetrenin altında olduğu bölgelerde, çayırlar ve tarım alanları birçok kentte yerleşim alanlarına kıyasla daha yüksek yüzey sıcaklıklarına sahip oldu.
Araştırmaya göre kentsel çayırlar vakaların yüzde 78’inde, kentsel ağaçlar ise yüzde 98’inde soğutma etkisi gösterdi.
Ancak şehirlerin yaklaşık yüzde 22’sinde, özellikle kurak bölgelerde, çayır ve tarım alanları net ısınma etkisi yarattı. Kurak bölgelerdeki 13 şehirde ise ağaçlar dahi beklenen soğutmayı sağlayamadı.
Aşırı sıcak dönemlerde yeşil alanların etkisi azalıyor
Çalışma, aşırı sıcak yaz aylarının da bitki örtüsünün faydasını sınırladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, kara yüzey sıcaklıklarının tarihsel yaz ortalamasının yüzde 85’lik diliminin üzerine çıktığı dönemlerde, ağaçların şehirlerin yüzde 25’inde, çayırların yüzde 71’inde, tarım alanlarının ise yüzde 82’sinde soğutma etkisini kaybettiğini tespit etti.

Düşük albedo ve sınırlı buharlaşma ısınmayı artırıyor
Kurak ve aşırı sıcak koşullarda, bitki örtüsünün düşük albedosu (yansıtıcılığı) daha fazla güneş enerjisinin emilmesine yol açıyor. Aynı zamanda azalan ısı depolama kapasitesi, yüzeyden daha fazla enerjinin geri salınmasına neden oluyor.
Bu durum, kurak şehirlerde sınırlı buharlaşma etkisiyle birleştiğinde, net bir ısınma sonucunu ortaya çıkarıyor. Araştırmacılar ayrıca, bitki örtüsünün yüzey pürüzlülüğünü artırarak ısı taşınımını desteklediğini, ancak bu mekanizmanın da kurak iklimlerde zayıfladığını vurguluyor.

Şehir planlamasında iklime özgü çözümler gerekli
Araştırmanın sonuçlarına göre, yeşillendirme tek başına evrensel bir çözüm değil. Bitki örtüsü, özellikle ağaçlar, birçok iklimde şehirleri serinletmede etkili olsa da, kurak bölgelerde yanlış planlanan yeşil alanlar kentsel ısınmayı daha da artırabiliyor.
Bilim insanları, şehir planlamacılarına şu önerilerde bulunuyor:
- Yerel iklim koşullarına uygun yeşillendirme stratejileri geliştirmek,
- Kurak şehirlerde su tasarruflu bitki türlerine öncelik vermek,
- Yeşil alanları, yansıtıcı yüzeyler ve diğer soğutma önlemleriyle birlikte ele almak.
Araştırmacılara göre, iklime uyumlu olmayan yeşillendirme politikaları, iyi niyetli olsa bile, şehirlerdeki ısı stresini azaltmak yerine artırma riski taşıyor.





