‘Çığır açan’ model, iklim değişikliğinin gerçek etkisini ortaya koydu! Avrupa’da sıcaklıkların 10 kat arttığı ortaya çıktı

Yayın: 24 Şubat 2026 11:46
Güncelleme: 24 Şubat 2026 11:55
Fotoğraf Kaynağı: Freepik

Weather and Climate Extremes dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, Avusturya ile Orta ve Güney Avrupa’nın büyük bölümünde aşırı sıcaklıkların toplam şiddeti, 2010–2024 döneminde 1961–1990 dönemine kıyasla yaklaşık on kat arttı.

İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin Avrupa genelindeki aşırı hava olaylarını ne ölçüde etkilediği artık çok daha net bir şekilde hesaplanabiliyor. Yeni geliştirilen matematiksel bir yöntem, sıcak hava dalgaları, seller ve kuraklıklar gibi aşırı olayların sıklığı ve şiddetindeki artışı ayrıntılı biçimde analiz ederek, bu değişimlerde insan kaynaklı emisyonların rolünü somut verilerle ortaya koyuyor.

Çalışma, Avusturya’daki Graz Üniversitesi’nden iklim araştırmacısı Gottfried Kirchengast ve ekibi tarafından yürütüldü. Araştırmacılar, aşırı hava olaylarından kaynaklanan iklim tehlikelerini ölçmek için yeni bir matematiksel çözüm geliştirdi. Bu yöntem, yalnızca olayların meydana gelip gelmediğine bakmakla kalmıyor; aynı zamanda sıklık, süre, yoğunluk ve mekânsal yayılım gibi değişkenleri de birlikte değerlendiriyor. Böylece devletler ya da şirketler gibi emisyon yoğun aktörlerin, artan iklim risklerine ne ölçüde katkıda bulunduğu daha ayrıntılı biçimde analiz edilebiliyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Kirchengast’a göre, yeterli uzun vadeli iklim verisi bulunduğu sürece, belirli bir bölgede aşırı olaylara ilişkin iklim tehlikesi göstergeleri yıl yıl ve on yıl on yıl takip edilebiliyor. Bu da iklim değişikliğinin etkisini doğal iklim değişkenliğinden ayırmayı mümkün kılıyor.

Avrupa’da aşırı sıcaklıklar nasıl değişti?

Araştırmacılar, 1961 ile 2024 yılları arasındaki günlük maksimum sıcaklık verilerini kullanarak Avusturya ve Avrupa genelinde aşırı sıcaklık olaylarındaki değişimi inceledi. “Aşırı” eşik değeri, her bir konumda 1961–1990 dönemindeki günlük sıcaklıkların en yüksek yüzde birlik dilimini aşan değerler olarak tanımlandı. Bu eşik Avusturya için yaklaşık 30°C, Güney İspanya için 35°C’nin üzerinde ve Finlandiya için yaklaşık 25°C olarak belirlendi.

Weather and Climate Extremes dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, Avusturya ile Orta ve Güney Avrupa’nın büyük bölümünde aşırı sıcaklıkların toplam şiddeti, 2010–2024 döneminde 1961–1990 dönemine kıyasla yaklaşık on kat arttı. Bu artışın doğal iklim dalgalanmalarının çok ötesinde olduğu ve insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisini son derece net biçimde ortaya koyduğu belirtiliyor.

Kirchengast, toplam aşırılık ölçütündeki bu dramatik yükselişin, insan etkisini daha önce görülmemiş bir açıklıkla gösterdiğini ifade ediyor.

Aşırı hava olaylarının insani ve ekonomik bedeli

Avrupa, son yıllarda aşırı sıcak hava dalgalarının ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz yaz kıta genelinde binlerce ölüm aşırı sıcaklarla ilişkilendirildi; sıcaklıklar birçok bölgede 40°C’ye kadar çıktı ve geniş alanlar kuraklık koşullarına sürüklendi.

Imperial College London ve London School of Hygiene & Tropical Medicine araştırmacılarının 854 Avrupa kentini kapsayan çalışmasına göre, iklim değişikliği söz konusu dönemde tahmini 24.400 sıcak çarpmasına bağlı ölümün yüzde 68’inden sorumlu. Aynı analiz, sıcaklıkların bazı bölgelerde 3,6°C’ye kadar daha yüksek gerçekleştiğini ortaya koydu.

Ekonomik etkiler de en az insani kayıplar kadar çarpıcı. 2025 yazındaki aşırı hava olayları en az 43 milyar avroluk kısa vadeli ekonomik kayba yol açtı. Toplam maliyetin 2029 yılına kadar 126 milyar avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Eylül ayında yayımlanan ve Mannheim Üniversitesi’nden Dr. Sehrish Usman’ın, Avrupa Merkez Bankası ekonomistleriyle birlikte yürüttüğü başka bir çalışma ise 2025 yazında AB bölgelerinin dörtte birinin sıcak hava dalgaları, kuraklık ve sellerden etkileneceğini ortaya koydu. 2024 yılı için hesaplanan anlık kayıplar, AB’nin ekonomik çıktısının yüzde 0,26’sına denk geliyor. Ancak araştırmacılar, bu tahminlerin muhafazakâr olabileceğini, çünkü aynı anda meydana gelen aşırı olayların yarattığı bileşik etkilerin tam olarak hesaba katılmadığını vurguluyor.

Yeni geliştirilen model, bu tür bileşik riskleri ve artan iklim tehlikelerini daha ayrıntılı biçimde hesaplama potansiyeli taşıyor. Bu da hem politika yapıcılar hem de yüksek emisyonlu sektörler için daha net bir sorumluluk çerçevesi anlamına geliyor. Avrupa için tablo ise açık: İklim değişikliğinin etkileri artık yalnızca geleceğe dair bir öngörü değil, ölçülebilir ve hızla artan bir gerçeklik.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×