İklim bilimci Prof. Hansen: 2°C’lik iklim hedefi artık mümkün değil

Yayın: 5 Şubat 2025 08:13
Güncelleme: 5 Şubat 2025 08:13
Fotoğraf Kaynağı: rawpixel.com / Freepik

Dünyaca ünlü iklim bilimci Prof. James Hansen, küresel ısınmanın hızı konusunda yapılan tahminlerin ciddi şekilde hafife alındığını ve Paris Anlaşması’nda belirlenen 2°C’lik iklim hedefinin artık imkânsız hale geldiğini belirtti.

Hansen ve ekibinin yaptığı yeni analiz, hem güneş ışığını engelleyen nakliye kaynaklı kirliliğin azalmasının etkisini hem de iklimin fosil yakıt emisyonlarına karşı düşündüğümüzden daha hassas olduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, küresel ısınmanın beklenenden daha hızlı ilerlediğini ve iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olaylarının daha erken gerçekleşebileceğini gösteriyor.

Bağımsız uzmanlar, Hansen’in sonuçlarının iklim bilimi tahminlerinin en üst noktasında yer aldığını ancak göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu vurguluyor. Eğer bu tahminler doğruysa, Atlantik Okyanusu akıntılarının (AMOC) çökmesi gibi kritik iklim eşiklerinin aşılması riski daha da yüksek olabilir.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Hansen, 1988 yılında ABD’de yaptığı bir konuşmayla iklim değişikliği konusunda kamuoyunu uyarmıştı. Bugün ise, Paris Anlaşması’nın temelini oluşturan 2°C sınırına ulaşmamak için yapılan tahminlerin artık gerçekçi olmadığını söylüyor.

“IPCC, ısınmayı 2°C’nin altında tutma olasılığını %50 olarak gösteren bir senaryo belirlemişti. Ancak bu artık imkânsız. 2°C hedefi öldü, çünkü küresel enerji kullanımı artmaya devam ediyor.”

2045’e kadar 2°C sınırı aşılacak

Yeni analize göre, güneş ışığını engellemek için jeomühendislik uygulamalarına başvurulmadığı takdirde, küresel sıcaklıklar 2045 yılına kadar 2°C artış sınırını aşacak.

2015’te Paris Anlaşması’na imza atan ülkeler, küresel sıcaklık artışını 2°C ile sınırlandırma ve mümkünse 1,5°C’de tutma sözü vermişti. Ancak son veriler, gezegenin 1,3°C ısındığını ve bu sıcaklık artışının bile dünya çapında aşırı hava olaylarını artırdığını gösteriyor. 2°C’lik bir ısınmanın çok daha büyük felaketlere yol açacağı konusunda bilim insanları hemfikir.

Columbia Üniversitesi’nden Prof. Jeffrey Sachs, son yıllarda yaşanan sıcaklık artışlarının ironik bir şekilde hava kirliliğinin azalmasıyla ortaya çıktığını belirtiyor.

“Kirleticilerin azalması, atmosferdeki yansıtıcı parçacıkların düşmesine ve daha fazla güneş ışığının Dünya’ya ulaşmasına neden oldu. Artık bulunduğumuz yere dair yeni bir temel çizgimiz ve yörüngemiz var.”

Aerosol kirliliğinin azalması ısınmayı hızlandırıyor

İklim bilimciler, 2020’de yürürlüğe giren yeni kirlilik karşıtı düzenlemelerin, küresel ısınmaya beklenmedik bir şekilde katkıda bulunabileceğini söylüyor.

Onlarca yıldır, gemilerin yaktığı yakıt nedeniyle atmosfere yayılan sülfat parçacıkları, güneş ışığının bir kısmını engelleyerek sıcaklıkları baskılıyordu. Ancak yeni düzenlemelerle bu partikül seviyeleri düştü ve bu da güneş ışığının daha fazla ısıtıcı etkisi olmasına neden oldu.

Hansen’in ekibi, bu etkinin sıcaklık artışına metrekare başına 0,5 W enerji eklediğini hesapladı. Ancak diğer araştırmalar, bu değerin 0,07 ila 0,15 W arasında değiştiğini gösteriyor. Bu durum, bilim insanları arasında ısınma sürecini tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu konusunda tartışmalara neden oluyor.

NASA Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Dr. Gavin Schmidt, Hansen’in bulgularının önemli olduğunu ancak Çin’in emisyonlarındaki değişiklikler veya diğer iç atmosferik faktörleri hesaba katmadığını belirtiyor.

İklim duyarlılığı beklenenden daha yüksek olabilir

Hansen’in ekibi, gezegenin atmosferde artan CO₂ seviyelerine verdiği tepkinin, daha önce yapılan tahminlerden daha büyük olabileceğini söylüyor.

İklim duyarlılığı, atmosferdeki karbondioksit seviyelerinin iki katına çıkmasıyla gezegenin ne kadar ısınacağını ölçen bir kavramdır. IPCC’nin mevcut modellerine göre bu oran 2,5 ila 4°C arasında değişiyor. Ancak Hansen’in ekibi, 4,5°C’lik bir tahminle bu değerin daha yüksek olabileceğini öne sürüyor.

Eğer Hansen haklıysa, küresel ısınma düşündüğümüzden çok daha şiddetli ilerleyebilir ve büyük iklim eşikleri beklenenden daha erken aşılabilir.

Atlantik Okyanusu Akıntılarının (AMOC) çöküşü yaklaşıyor

Hansen’in ekibi ayrıca, iklim değişikliğinin hızlanmasıyla birlikte Arktik buzulların daha hızlı eriyeceğini ve bunun Atlantik Okyanusu’ndaki akıntı sistemini (AMOC) çöküşe sürükleyebileceğini öne sürüyor.

“IPCC’nin sonuçlarına aykırı olarak, küresel ısınmayı azaltmaya yönelik etkili önlemler alınmazsa, önümüzdeki 20-30 yıl içinde AMOC’un kapanması muhtemeldir.”

AMOC, dünya iklimi için kritik bir role sahiptir. Çökmesi durumunda:

  • Deniz seviyeleri birkaç metre yükselebilir.
  • Kuzey Avrupa dondurucu kışlara maruz kalabilir.
  • Amazon yağmur ormanları kuruyabilir.

Daha önce yapılan araştırmalarda AMOC’un 2050 yılına kadar çökebileceği tahmin edilmişti. Ancak Hansen, bu sürecin daha da hızlanabileceğini ve önümüzdeki birkaç on yıl içinde geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşılabileceğini söylüyor.

Ne yapılmalı?

Hansen, iklim krizini önlemek için fosil yakıt kullanımına ağır vergiler getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

“Temel sorun, fosil yakıt atıklarının hâlâ ücretsiz olarak atmosfere salınmasıdır. Eğer bunu durdurmazsak, küresel ısınmayı kontrol altına alamayız.”

Ayrıca, güneş ışığını engelleyerek Dünya’yı soğutmaya yönelik jeomühendislik çözümlerinin araştırılması gerektiğini belirtiyor. Ancak, bunun doğrudan uygulanmasını değil, potansiyel etkilerinin incelenmesini öneriyor.

Hansen, fosil yakıt endüstrisinin politikadaki gücünü eleştirerek, sürdürülebilir bir gelecek için siyasi sistemlerde değişim yapılması gerektiğini savunuyor.

“Demokratik ülkelerde güç, parası olan insanlarda değil, seçmenlerde olmalı. Bu, ABD de dahil olmak üzere birçok demokrasinin düzeltilmesini gerektiriyor.”

2°C hedefi artık gerçekçi değil

Hansen ve ekibinin çalışması, küresel ısınmanın tahminlerden daha hızlı ilerlediğini ve 2°C hedefinin artık ulaşılamaz olduğunu gösteriyor. Eğer hükümetler, karbon emisyonlarını azaltmak için daha radikal önlemler almazsa, dünya önümüzdeki 20-30 yıl içinde geri dönüşü olmayan bir iklim felaketine sürüklenebilir.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×