Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya, derin deniz madenciliği konusunda araştırma ve deneyimlerini paylaşmak üzere bir mutabakat zaptı imzaladı. Başkan Trump ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin Washington’daki görüşmesinin ardından imzalanan belge, ABD’nin derin deniz madenciliği sektörünü canlandırma çabalarına önemli bir destek niteliği taşıyor.
Yasal olarak bağlayıcı olmayan mutabakat


İşbirliği muhtırası olarak bilinen belge, ülkelerin niyetlerini ortaya koyuyor ancak yasal olarak bağlayıcı değil. Diplomatlar ve deniz tabanı sorunları üzerinde çalışan yetkililere göre bu, ABD’nin derin deniz madenciliği sektörünü canlandırmaya yönelik son çabalarına olağanüstü bir kamuoyu desteği gösterisi.
Teknik zorluklar ve çevresel endişeler
Okyanus tabanının geniş alanları değerli mineraller açısından zengin ancak bunların çıkarılması teknik olarak zorlu. Eleştirmenler, derin deniz madenciliğinin deniz ekosistemlerine zarar verebileceğini söylüyor. Ayrıca ABD’nin uluslararası sularda madencilik izinleri verme planı, uluslararası suların tanımı gereği herhangi bir ülkenin tekelinde olmaması nedeniyle diplomatik soruları gündeme getiriyor.
Uluslararası deniz tabanı otoritesi ve tartışmalar


Mutabakat zaptı, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında kurulan Uluslararası Deniz Tabanı Otoritesi’nin altı ayda bir yapılan toplantısında dağıtıldı. Bu yasaya uymayı kabul eden 170 ülke, on yıldır uluslararası sularda metal ve mineral madenciliğine ilişkin potansiyel kurallar üzerinde tartışmalar yürütüyor ancak son toplantılarında yine fikir birliğine varamadılar.
Yaklaşık 40 ülke bu uygulamanın durdurulması veya yasaklanması çağrısında bulundu.
Tavsiye Edilen Haberler
-


-

Sürdürülebilirlik“81 İlde 81 Orman” projesi devam ediyor: 771 bin fidan toprakla buluştu -


-


ABD’nin tek taraflı hamlesi
Amerika Birleşik Devletleri hiçbir zaman Deniz Hukuku’nu kabul etmedi ve bu otoriteye uymak zorunda değil. Geçen yıl Başkan Trump, ABD düzenleyicilerine derin deniz madenciliği için izin vermeye başlamaları emrini verdi. Geçtiğimiz ay, okyanus madenciliği çabalarında öncü firmalardan Metals Company, çevresel değerlendirme gereksinimlerini azaltan yeni bir ABD yasası kapsamında ticari madencilik izni için başvurduğunu açıkladı.
Japonya’nın stratejik hedefi
Yeni mutabakat zaptına göre, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri, derin deniz bilimi ve madencilik projeleri hakkında bilgi paylaşmak üzere bir çalışma grubu oluşturacak. Japonya, nadir toprak metallerinde Çin’in hakimiyetini dengelemek için derin okyanus çamurundan faydalanmak istiyor.
Yeni belgede Japonya’nın ABD’ye ulusal sularda mı yoksa uluslararası sularda mı yardım edeceği belirtilmedi. Japonya Deniz Hukukuna uymayı kabul ettiğinden, uluslararası sularda yardım etmesi uluslararası anlaşmayı ihlal etme riskini doğurabilir.
Jeopolitik endişeler
Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden uluslararası hukuk profesörü Donald Rothwell, “Japonya’nın bu tür bir ilgiyi yeniden canlandırması ve Trump yönetimiyle birlikte derin deniz madenciliği konusunda çalışmaya çalışması, başta Çin olmak üzere birçok büyük okyanus oyuncusunun endişesini ve ilgisini çekecektir” dedi.
Uzmanlar, diğer ülkelerin de aynı yolu izlemeye karar vermesi durumunda bu yeni ortaklığın yaklaşan jeopolitik bir sarsıntının işareti olabileceğinden endişe ediyor.
Uluslararası standartlara tehdit
Uluslararası Deniz Tabanı Otoritesi başkanı Leticia Carvalho, New York Times’a verdiği röportajda Amerika’nın okyanusta madencilik yapma konusundaki tek taraflı girişiminin uluslararası standartları zedeleyebileceğini söyledi.
Eski genel sekreter Marie Bourrel-McKinnon ise küresel kurallar olmadan sektörün hızının, harekete geçmeye istekli olanlar tarafından belirleneceğini ve “sistemin tekrar ayarlanması gerekebileceğini” belirtti.





