Avrupa’nın en büyük açık deniz rüzgâr enerjisi geliştiricisi Ørsted, ABD’nin kuzeydoğu kıyısında yer alan 5 milyar dolarlık Revolution Wind projesinin askıya alınması üzerine, Trump yönetimine karşı yasal süreç başlattı.
Danimarkalı enerji şirketi, Beyaz Saray’ın yaklaşık 10 gün önce açık deniz rüzgâr santrali inşaatlarını tamamen durdurma kararı kapsamında Revolution Wind sahasına ait kira sözleşmesini askıya almasına Perşembe günü resmen itiraz etti.
Yenilenebilir enerji ile Trump yönetimi arasında yeni bir hukuki mücadele
Bu ihtiyati tedbir başvurusu, yenilenebilir enerji sektörü ile Donald Trump yönetimi arasında yaşanan hukuki çekişmelerin son halkası olarak değerlendiriliyor. Trump, yeniden seçilmesinden bu yana büyük ölçekli açık deniz rüzgâr projelerinin ilerlemesini engellemeye yönelik adımlar atıyor.
Fosil yakıt sektörünün güçlü bir savunucusu olan Trump, rüzgâr türbinlerini “çirkin, pahalı ve verimsiz” olarak nitelendirerek yenilenebilir enerjiye, özellikle de rüzgâr enerjisine karşı olduğunu sık sık dile getiriyor.
Tavsiye Edilen Haberler
“Ulusal güvenlik” gerekçesiyle beş proje askıya alındı
ABD İçişleri Bakanlığı yetkilileri, 22 Aralık’ta, ABD sularında inşası süren beş büyük açık deniz rüzgâr projesinin kira sözleşmelerini, ayrıntıları açıklanmayan “ulusal güvenlik riskleri” gerekçesiyle askıya aldı.
Ørsted ve Revolution Wind projesindeki ortağı Skyborn Renewables, bu kararın yürürlükteki yasal düzenlemelere aykırı olduğunu savunarak hukuki yola başvurdu.
Şirketler tarafından yapılan ortak açıklamada, “Dava açmak, projenin yasal haklarını korumak ve askıya alma kararının devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek ciddi maddi ve yapısal zararları önlemek için gerekli bir adımdır” denildi.
“Tüm izinler 2023’te alındı” vurgusu
Açıklamada, Revolution Wind projesinin dokuz yılı aşkın kapsamlı incelemelerin ardından 2023 yılında tüm federal ve eyalet izinlerini aldığı hatırlatıldı.
Bu gelişme, Trump yönetiminin Ağustos ayında, yine ulusal güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek projeye yönelik bir “çalışma durdurma emri” vermesinden aylar sonra geldi.
İnşaatın durdurulması Ørsted hisselerini sarstı
İnşaatın askıya alınması sektörde şok etkisi yarattı ve kısmen Danimarka devletine ait olan Ørsted’in piyasa değerinin rekor seviyelerde düşmesine neden oldu. Beyaz Saray, ulusal güvenlik iddialarına ilişkin herhangi bir somut gerekçe sunmadı.
Haftalar sonra bir federal yargıç, Ørsted’in projeye yeniden başlamasına izin verdi.
O dönemde Rhode Island Senatörü ve Senato Çevre ve Bayındırlık Komitesi’nin kıdemli üyesi Sheldon Whitehouse, Trump yönetimini sert sözlerle eleştirerek şunları söylemişti:
“Eğer amaç enerji fiyatlarını yükseltmek, Amerikan istihdamını azaltmak, iklim krizini hızlandırmak ve büyük bir iklim sigortası krizini tetiklemekse, açık deniz rüzgâr enerjisine yönelik bu topyekûn saldırı bunu fazlasıyla başarıyor.”
Proje neredeyse tamamlandı, hedef 2026
Ørsted’in verdiği bilgilere göre, inşaatın yaklaşık %90’ı tamamlandı. Açık denizdeki tüm temeller kuruldu ve 65 rüzgâr türbininden 58’i halihazırda monte edildi.
Projenin, 2026 yılında ABD’deki hanelere “güvenilir ve uygun fiyatlı elektrik” sağlamaya başlaması planlanıyordu.
Hisseler mahkeme kararıyla toparlandı
22 Aralık’taki askıya alma kararının ardından Ørsted hisseleri %12 daha değer kaybederken, mahkeme sürecinin başlamasının ardından Cuma günü hisselerde yaklaşık %4’lük bir toparlanma yaşandı.





