Enerji ve iklim politikaları üzerine çalışan düşünce kuruluşu Ember’in yayımladığı yeni analize göre, Türkiye’de şebeke kapasitesindeki yetersizlik, güneş enerjisi projelerinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Ancak rüzgar ve hidroelektrik santrallerine entegre edilecek hibrit güneş sistemleriyle, ilave şebeke yatırımı gerektirmeden en az 8 GW ilave kurulum yapılabileceği belirtiliyor.
Bu sayede Türkiye’nin toplam güneş kurulu gücü %35’ten fazla artırılabilir, yeni kapasite açıklamadan enerji dönüşümünde önemli bir adım atılabilir.
Şebeke bağlantı başvurularının %65’i reddedildi
Eylül 2023’ten bu yana, Türkiye’de iletim seviyesinden yeni şebeke bağlantı kapasitesi açıklanmadı. Şubat 2024 ile Nisan 2025 arasındaki 15 aylık dönemde lisanssız güneş enerjisi santrali başvurularının %65’i bağlantı kısıtları nedeniyle reddedildi.
Mayıs 2025 itibarıyla dağıtım seviyesindeki kalan bağlantı kapasitesi ise sadece 0,52 GW. Oysa aynı bağlantıyı paylaşabilen hibrit güneş sistemleri, yeni şebeke yatırımı gerektirmeden devreye alınabilir.
Tavsiye Edilen Haberler

Türkiye’nin hibrit güneş potansiyeli 8 GW’ın üzerinde
Analize göre, özel sektöre ait rüzgar ve hidroelektrik santrallerinde mevcut piyasa koşullarında 8 GW hibrit güneş potansiyeli bulunuyor. Elektrik fiyatları ve finansman koşulları daha elverişli hale geldiğinde bu potansiyel 25,6 GW’a kadar çıkabilir.
Potansiyelin %46’sı barajlı hidroelektrik santrallerinde yer alıyor. 8 GW’lık kapasitenin devreye alınmasıyla Türkiye’nin toplam güneş enerjisi kurulu gücü 30 GW seviyesine ulaşabilir ve güneş, ülkenin en büyük elektrik üretim kaynağı haline gelebilir.
Hibrit güneş kurulumları yavaş ilerliyor
Son dört yılda 3,5 GW’lık hibrit güneş projesine kurulum izni verilmesine rağmen, bu projelerin sadece %41’i hayata geçirilebildi. Bu da uygulamada karşılaşılan mevzuat ve teknik engellerin etkisini ortaya koyuyor.
Ember’e göre hibrit santrallerin onay süreci, şebekede yeni kapasite açıklamasına bağlı olmadan işletilmeli; çünkü bu santraller ilave yük getirmeden mevcut kapasiteyi daha verimli kullanabiliyor.
2024’te %14 üretim artışı sağladılar
2024 yılında mevcut hibrit güneş santralleri, bağlı oldukları 25 rüzgar ve hidroelektrik santralinin üretimine ortalama %14 katkı sağladı. Bu sayede birincil kaynakların şebeke bağlantı kapasite faktörleri %32’ye kadar çıktı.
Özellikle yaz aylarında bu katkı artıyor. Haziran-Ağustos 2024 arasında bağlantı kapasite faktörlerinde ortalama 7,3 puanlık artış gözlendi. Örnek olarak, Doğu Anadolu’daki bir rüzgar santrali, hibrit güneş sayesinde kapasite faktörünü yaklaşık 20 puan artırdı.
Mevzuat güncellenmeli, veri şeffaflığı sağlanmalı
Ember, hibrit santrallerin kurulu güç sınırı ve birincil kaynağın santral sahasına entegre olma şartı gibi kısıtların kaldırılmasıyla kapasitenin hızla artırılabileceğini vurguluyor. Ayrıca net hedefler belirlenmesi ve bu hedeflerin izlenebilmesi için veri şeffaflığının sağlanması gerektiği belirtiliyor.
“Türkiye, şebekeye ek yük getirmeden kapasitesini artırabilir”
Ember Energy analisti Çağlar Çeliköz, “Türkiye’de enerji dönüşümü, iletim ve dağıtım şebekelerindeki kapasite yetersizlikleri nedeniyle yavaşlıyor. Bu engel, şebekeye ek yük getirmeden devreye alınabilecek hibrit güneş santralleriyle aşılabilir,” dedi.
Çeliköz, şunları ekledi:
❝Üretime katkısı artık somut verilerle kanıtlanan hibrit güneş santralleri, mevcut altyapıyı daha verimli kullanarak yenilenebilir enerjinin payını artırabilir. Bu santrallerin yeni kapasite açıklaması beklemeden onaylanması, mevzuatta yapılacak basit değişikliklerle mümkün. Türkiye, kısa sürede bu yüksek potansiyeli değerlendirmeye başlayabilir.❞





