Joshua Bowers / Unsplash

Trump ve Çin’in hamleleri sonrası küresel yenilenebilir enerji hedefi rayından çıktı

Yayın: 14 Ekim 2025 11:46
Güncelleme: 14 Ekim 2025 11:46
Fotoğraf Kaynağı: Joshua Bowers / Unsplash

Küresel enerji dönüşümünün öncü kurumlarından Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), son raporunda dünyanın yenilenebilir enerji kapasitesini 2030’a kadar üç katına çıkarma hedefinin tehlikede olduğunu bildirdi. Ajans, bu yavaşlamanın başlıca nedenleri arasında ABD’de Donald Trump yönetiminin uyguladığı yeni enerji politikaları ile Çin’in piyasa bazlı fiyatlama sistemine geçiş kararını gösterdi.

Peki bu durum, küresel iklim hedeflerini nasıl etkiliyor? Yenilenebilir enerjiye yapılan milyarlarca dolarlık yatırımlar boşa mı gidecek?

“Kapasite artışı hedefin gerisinde kalıyor”

IEA’nın Salı günü yayımladığı “Yenilenebilir Enerji Görünümü 2025” raporuna göre, dünya genelinde yeşil enerji kapasitesi artışı beklenenden yavaş ilerliyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Ajans, geçen yıl “kapasiteyi 2,7 katına çıkarma yolundayız” derken, bu yılki tahminini 2,6 kata düşürdü.

IEA Başkanı Fatih Birol, raporun tanıtım toplantısında yaptığı açıklamada, “Son 12 ayda ABD ve Çin’deki politika değişiklikleri nedeniyle 2025–2030 arasındaki büyüme tahminlerimizi yaklaşık yüzde 5 aşağı yönlü revize ettik” dedi.

Ancak Birol, “Kapasiteyi üç katına çıkarma hedefi hâlâ ulaşılabilir. Hükümetlerin kararlı adımlar atması gerekiyor.” diyerek umutlu bir mesaj verdi.

Trump döneminde destekler kesildi

Raporda en sert uyarılardan biri ABD’ye yönelik oldu.

IEA, ABD’nin önümüzdeki beş yıldaki yenilenebilir enerji büyüme tahminini neredeyse yarı yarıya düşürdüğünü açıkladı.

Bunun başlıca nedenleri arasında, Başkan Donald Trump’ın yenilenebilir enerjiye sağlanan vergi indirimlerini iptal etmesi, bazı güneş paneli ithalatlarına gümrük vergisi koyması ve federal topraklarda yeni projelere izin vermemesi yer alıyor.

Trump yönetimi, “enerji bağımsızlığı” gerekçesiyle fosil yakıtlara yönelirken, güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarının yavaşlaması bekleniyor.

Norveç merkezli enerji analiz şirketi DNV, Trump’ın politikalarının ABD’nin yeşil enerji geçişini “önemli ölçüde yavaşlatacağını” ancak küresel ölçekte yalnızca “marjinal” bir etki yaratacağını bildirdi.
Yine de 2050 yılı için küresel emisyon tahminlerinin geçen yıla kıyasla yüzde 4 arttığı dikkat çekiyor.

Çin’in politika değişimi piyasayı etkiledi

Dünyanın en büyük yenilenebilir enerji yatırımcısı olan Çin, bu alandaki büyüme oranını yüzde 5 azalttı.
Ekim 2024’te yürürlüğe girecek yeni düzenlemeyle Çin hükümeti, yenilenebilir elektrik üreticilerine sabit fiyatlı ödeme sistemini sona erdirerek piyasa bazlı ihalelere geçeceğini duyurmuştu.

Birol, bu değişikliğin özellikle güneş ve rüzgar projelerinin kârlılığını yüzde 10–15 oranında düşüreceğini belirtti:

❝Bu durum özellikle açık deniz rüzgarı gibi daha maliyetli teknolojilere olan ilgiyi azaltacak.❞

Çin’in enerji dönüşümündeki küçük bir yavaşlama bile küresel toplam üzerinde büyük bir etki yaratıyor; çünkü ülkenin tek başına yenilenebilir kapasite artışı, diğer tüm ülkelerin toplamını aşıyor.

“Yine de umut var”

Raporun karamsar tonuna karşın bazı bölgelerde pozitif gelişmeler dikkat çekiyor.

IEA, Suudi Arabistan, Pakistan, Endonezya, Vietnam ve Tayland için beklentilerini yükseltti.
Hindistan ve Avrupa Birliği için de tahminler yukarı yönlü revize edildi.

Enerji düşünce kuruluşu Ember, yayımladığı ayrı bir raporda, bu yılın ilk yarısında yenilenebilir kaynakların küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geçtiğini duyurdu.

Ember Küresel Program Direktörü Raul Miranda, “Yenilenebilir enerji devrimi durdurulamaz” dedi ve ekledi:

❝Hızla düşen maliyetler, yeşil enerjiyi küresel sistemin omurgası haline getiriyor.❞

Türkiye ve bölge için anlamı

IEA raporundaki küresel yavaşlama, Türkiye dahil birçok gelişmekte olan ülke için uyarı niteliğinde.
Enerji uzmanları, Türkiye’nin 2035 Ulusal Enerji Planı kapsamında rüzgar ve güneş kapasitesini üç katına çıkarma hedefini sürdürebilmesi için elektrik şebekesi yatırımlarını artırması ve izin süreçlerini hızlandırması gerektiğini belirtiyor.

Yenilenebilir enerji, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmasının yanı sıra, döviz tasarrufu ve yeşil sanayi dönüşümü açısından stratejik önem taşıyor.

Genel değerlendirme

IEA verilerine göre yenilenebilir enerji artışı, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmakla kalmadı; 2010’dan bu yana hükümetlere 1,3 trilyon dolar tasarruf sağladı.

Elektrik için kömür ve doğal gaz ithalatına olan bağımlılığın azalması, enerji güvenliği açısından da büyük avantaj yarattı.

Uzmanlara göre, Trump yönetiminin politikaları küresel hedefi yavaşlatsa da, yeşil dönüşüm artık geri döndürülemez bir süreç.

Yenilenebilir enerji, hem ekonomik hem jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirmeye devam edecek.

Kaynak: BBC News Türkçe, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), DNV Energy Outlook

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top