Trump yönetiminden ‘Nesli Tehlike Altındaki Türleri Koruma Yasası’na darbe

Yayın: 17 Nisan 2025 11:14
Güncelleme: 17 Nisan 2025 11:15

ABD’de Trump yönetimi, Tehlike Altındaki Türler Yasası kapsamında “zarar vermek” tanımını yeniden tanımlamaya yönelik bir adım atarak, korunan türlerin yaşam alanlarının tahribatını bu kapsamdan çıkarma teklifinde bulundu.

Federal yetkililer, yeni tanımın gereksiz düzenleyici yükü azaltacağını savunurken, çevreciler bu değişikliğin ciddi ekolojik tehditleri beraberinde getireceği uyarısında bulundu.

ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi ile Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi tarafından yayımlanan önerilen düzenleme, “zarar”ın artık yalnızca bir hayvanın doğrudan öldürülmesi veya yaralanması gibi fiziksel eylemleri kapsayacağını öne sürüyor. Böylece bir türün üremesi, beslenmesi ya da yaşaması için ihtiyaç duyduğu habitatın tahribi veya bozulması zarardan sayılmayacak.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

“Yasanın özüne dokunuluyor”

1973 yılında kabul edilen Tehlike Altındaki Türler Yasası, bugüne kadar nesli tehlikede olan hayvan ve bitkileri geniş bir yelpazede koruma altına almıştı. Yasa, yalnızca doğrudan saldırıları değil, yaşam alanlarının bozulmasını da “zarar” kapsamında değerlendirmişti.

Biyolojik Çeşitlilik Merkezi’nden Noah Greenwald, yeni tanımın ❝son 40 yıldır nesli tükenmekte olan türleri koruma şeklimizi altüst ettiğini❞ belirterek, bu girişimin Trump dönemindeki diğer düzenleme geri adımlarının ötesine geçtiğini vurguladı:
❝Bu, Tehlike Altındaki Türler Yasası’nın özüne dokunuyor❞.

Habitat tahribatı “zarar” sayılmayacak

Yeni öneri, daha önceki yüksek mahkeme kararları ve yasal yorumlarla çelişiyor. 1995’te ABD Yüksek Mahkemesi, kereste şirketlerinin korunan türlerin habitatlarına yönelik girişimlerinin yasa kapsamına girdiğine hükmetmişti.

Ancak Trump yönetimi, yüksek mahkemenin geçen yıl federal kurumların yetkilerini kısıtlayan kararını referans alarak, önerdikleri dar tanımın yasanın ❝tek ve en iyi anlamını❞ yansıttığını savunuyor.

Earthjustice kıdemli avukatı Kristen Boyles, öneriyi ❝yasal ve biyolojik olarak saçma❞ olarak nitelendirerek, ❝Geliştiriciler artık koruma altındaki bir göleti boşaltabilir ve bunun zarar sayılmayacağı öne sürülebilir❞ dedi. Boyles ayrıca, Earthjustice’in bu düzenlemeye karşı yasal işlem başlatacağını da duyurdu.

Eleştiriler büyüyor: “Bu yalnızca başlangıç”

ABD İçişleri Bakanlığı, düzenlemeyle ilgili kamuoyunun 30 gün boyunca görüş bildirebileceğini açıkladı. Ancak yorumların ötesinde yeni düzenlemenin, koruma alanlarını madencilik, enerji üretimi ve konut projeleri gibi faaliyetlere açabileceği kaygısı öne çıkıyor.

Amerikan Petrol Enstitüsü Sözcüsü Scott Lauermann, ❝yaban hayatını korurken Amerikan enerji üstünlüğünü de destekleyen sağduyulu politikaları memnuniyetle beklediklerini❞ ifade etti.

Öte yandan bilim insanları, dünyada bir milyon türün yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, yaşam alanı kaybı ve iklim değişikliğinin ekosistemleri derinden sarstığını belirtiyor. Habitatların kaybı, tozlaşma, gıda zinciri ve su döngüsü gibi temel ekolojik süreçleri tehdit ediyor.

“Koruma inovasyonla sağlanacak” iddiası

İçişleri Bakanı Doug Burgum, yeni yaklaşımı savunarak, ❝türlerin korunmasının hükümet düzenlemeleriyle değil, inovasyonla sağlanacağını❞ öne sürdü. Geçtiğimiz hafta, biyoteknolojiyle üretilen soyu tükenmiş gri kurt yavruları örneğini vererek ❝türlerin korunmasına bakış açımızı kökten değiştirme zamanı geldi❞ dedi.

Ancak uzmanlar, yaşam alanlarını dışlayan bir tür koruma anlayışının sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Greenwald, düzenlemelerin bu şekilde değişmesi halinde ❝nesli tükenmekte olan türler için geri dönüşün imkânsız olabileceği❞ uyarısında bulundu.

Öne çıkan türler risk altında

Yeni tanımla birlikte, kuzey benekli baykuş, kırmızı taçlı ağaçkakan, Florida panteri, vaşak ve çayır tavuğu gibi hassas türlerin, doğrudan saldırıya uğramasalar bile yaşam alanlarının yok edilmesiyle karşı karşıya kalabilecekleri bildirildi.

Fotoğraf: vladimircech

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top