Trump’ın gümrük vergileri küresel temiz enerji yatırımlarını tehdit ediyor

Yayın: 12 Nisan 2025 11:42
Güncelleme: 12 Nisan 2025 11:42

ABD’nin Çin’e yönelik yeni ticaret politikası, sadece ekonomik dengeleri değil, küresel iklim hedeflerini de tehdit ediyor. Uzmanlara göre, Trump’ın tarifeleri, temiz enerji dönüşümünü sekteye uğratabilir.

Donald Trump’ın Çin menşeli ürünlere uygulamayı planladığı yeni gümrük tarifeleri, piyasalarda küresel durgunluk endişelerini artırdı. Ekonomistlere göre bu durum, büyük sermaye gerektiren temiz enerji yatırımlarını doğrudan etkileyecek. Yatırımcıların daha temkinli davranması, başta rüzgar ve güneş enerjisi olmak üzere düşük karbonlu projelerde yavaşlamaya neden olabilir.

Enerji fiyatlarındaki dalgalanma da süreci zorlaştırıyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının düşmesi, fosil yakıt kullanımını cazip hale getirirken, elektrikli araçlar ve ısı pompası gibi alternatif teknolojilere yönelimi pahalı ve riskli kılıyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Çin’e gümrük duvarı: ABD’nin temiz enerji teknolojilerine erişimi azalıyor

Trump’ın ticaret politikalarının merkezinde yer alan Çin karşıtı tarifeler, ABD’nin yenilenebilir enerji sektöründe büyük ölçüde ithalata bağlı olan tedarik zincirini zora sokuyor. ABD’nin güneş paneli, batarya ve rüzgar türbini gibi kilit ekipmanlarda büyük oranda Çin’e bağımlı olması, maliyetlerin artmasına ve projelerin ertelenmesine yol açabilir.

Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden (CSIS) Leslie Abrahams, ❝Tarifeler, yalnızca ürünlerin değil, üretim için gerekli parçaların bile daha pahalı hale gelmesine neden olacak❞ diyerek uyarıda bulundu. ABD’nin üretim kapasitesini artırmak istemesi doğal karşılansa da, bu sürecin yıllar alacağı öngörülüyor.

Biden’ın yeşil teşviklerinin tersine dönüşü: Yatırımcı güveni sarsılıyor

Trump’ın yeniden başkanlık görevine dönmesi halinde, Biden yönetiminin Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) kapsamındaki yeşil enerji teşviklerinin iptali ya da zayıflatılması ihtimali, yatırımcı güvenini azaltmış durumda.

❝Ucuz sermaye ve uzun vadeli devlet teşvikleri olmadan ABD’de yeşil projelere olan talep düşer❞ diyen Abrahams, bu durumun erken aşama teknolojilerin araştırılması ve ticarileştirilmesini de zorlaştıracağı görüşünde.

Çin kazanıyor: Yeni pazarlar Güneydoğu Asya, Brezilya ve Avustralya

Çin’in temiz enerji ihracatının yalnızca %4’ü ABD’ye yönelik. Geri kalan büyük çoğunluğu, gelişmekte olan ülkelere yöneliyor. Özellikle Güneydoğu Asya, enerji talebindeki artış ve karbon bağımlılığı nedeniyle Çin için cazip bir pazar oluşturuyor.

Ember düşünce kuruluşundan stratejist Kingsmill Bond, ❝ABD kendini izole ettikçe diğer ülkeler yerel çözümler ve tedarik zincirleri kuruyor. Bu, ABD için kayıp ama diğer ülkeler için fırsat❞ değerlendirmesinde bulundu.

Gümrük vergileri ve ABD enerji talebi: Karbon emisyonlarında yeni tırmanış riski

Rystad Energy’nin öngörülerine göre, ABD’de yapay zeka veri merkezleri nedeniyle elektrik tüketiminde %10’luk bir artış bekleniyor. Çin’den ithalatın azalmasıyla birlikte üretimin yeniden yerelleşmesi, ülkenin enerji ihtiyacını daha da artırabilir.

Bu talep artışı karşısında yenilenebilir enerji yatırımlarının yavaşlaması, ABD’nin şist gazı ve hatta kömür gibi yüksek karbonlu enerji kaynaklarına yönelmesine neden olabilir. Trump’ın son haftalarda imzaladığı dört başkanlık kararnamesi, kömürün aşamalı olarak devre dışı bırakılmasını engelleme amacını taşıyor.

350.org İcra Direktörü Anne Jellema, ❝Trump’ın kömüre dönüş politikası, hem halk sağlığını hem de gezegenin geleceğini tehdit ediyor❞ ifadelerini kullandı.

Avrupa ve İngiltere: Yeni güvenli limanlar mı?

ABD’den çekilen temiz enerji sermayesinin alternatif yöneldiği bölgelerden biri de Avrupa. İngiltere’nin sanayi ticaret kuruluşu Energy UK’nin CEO’su Dhara Vyas, ❝Yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu şey kesinliktir❞ diyerek istikrarlı siyasi yapının rekabet avantajı sunduğunu vurguladı.

Aynı şekilde Avustralya ve Brezilya gibi ülkeler, siyasi istikrar ve artan enerji talebi ile bu sermayeyi çekmeye hazırlanıyor.

Trump’ın tarifeleri: Sadece bir ticaret politikası değil, iklim geleceğini belirleyen bir dönemeç

Uzmanlar, Trump’ın Çin’e yönelik ticaret savaşının yalnızca ekonomik değil, jeopolitik ve çevresel boyutları da olduğunu vurguluyor. ABD’nin iklim liderliği iddiası zayıflarken, Çin ve Avrupa gibi aktörlerin temiz enerji yatırımlarında ön plana çıkması bekleniyor.

Trump’ın politikaları, ABD içindeki karbon emisyonlarını artırma riski taşıdığı gibi, Amerikan şirketlerinin küresel pazar paylarını kaybetmesine yol açabilir. Öte yandan, bu durum dünyada yeşil dönüşümün hızlanmasını da tetikleyebilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top