Meksika’da doğal felaket: Şiddetli yağışlar kasabaları yıktı, can kaybı ve kayıplar 130’a yaklaştı

Yayın: 14 Ekim 2025 08:12
Güncelleme: 14 Ekim 2025 08:13

Meksika’da geçen hafta yaşanan şiddetli yağışlar, Körfez Kıyısı ve orta eyaletlerde toprak kaymalarına ve büyük sellere yol açarak ülkeyi hazırlıksız yakaladı. Hükümetin Pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, tropikal bir çöküntüden kaynaklanan bu felakette en az 64 kişi hayatını kaybetti ve 65 kişi kayıp olarak bildirildi. Böylece, felaketin neden olduğu teyit edilmiş can kaybı ve kayıpların toplam sayısı 129’a ulaştı.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu şiddetli yağmurun bu kadar şiddetli olması beklenmiyordu,” ifadelerini kullandı. Bu olağanüstü hava olayı, yağmur mevsiminin sonlarına doğru, aylardır yağan yağmurlarla zaten ıslanmış toprakları ve taşmış nehirleri vurarak yıkımı katladı. Hava tahmincilerinin Pasifik kıyısındaki kasırgalara odaklanmış olması, ülkenin bu bölgedeki hazırlık düzeyinin eksik kalmasına yol açtı. Peki, Meksika’yı vuran bu iklimsel sürpriz, hangi bölgelerde en büyük hasarı yarattı ve hükümetin yeniden inşa planları ne durumda?

Bölgesel yıkım ve afetin anatomisi

Meksika Deniz Kuvvetleri Bakanı Amiral Raymundo Morales’in açıklamasına göre, sel baskınının ana nedeni, aylardır süren yağışlar nedeniyle sular altında kalan nehirler ve dağlar üzerinde sıcak ve soğuk hava cephelerinin birleşmesi sonucu meydana gelmesidir. Bu durum, tropikal çöküntünün getirdiği yağışın yıkım gücünü artırdı.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×
  • En Ağır Hasar Alan Eyaletler ve İstatistikler: Ulusal Sivil Savunma Koordinatörü Laura Velazquez’in aktardığına göre, Hidalgo ve Veracruz eyaletleri en ağır darbeyi aldı:
    • Veracruz: 29 ölüm ve 18 kayıp.
    • Hidalgo: 21 ölüm ve 43 kayıp.
    • Toplamda ise 64 ölüm ve 65 kayıp kaydedildi, bu da felaketin yıkıcı etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.
  • Altyapı ve Konut Kaybı: Başkan Sheinbaum, felaketten yaklaşık 100.000 evin etkilendiğini belirtti. Şiddetli yağışlar sadece konutları değil, aynı zamanda köprüler gibi kritik altyapıları da tahrip etti, sokakları kalın çamur yığınlarıyla kapladı. Geçtiğimiz hafta çekilen görüntüler, mahsur kalan sakinleri bulmak ve malzeme ulaştırmak için derin sularda ilerleyen binlerce acil müdahale ekibinin çabalarını gösteriyordu.

Yeniden inşa ve halk sağlığı tehlikesi

Meksika hükümeti, felaket bölgesinde hayatı normale döndürme ve uzun vadeli riskleri yönetme çabalarına odaklanmış durumda.

  • Ekonomik Müdahale: Başkan Sheinbaum, yeniden inşa çalışmalarının finansmanını görüşmek üzere Maliye Bakanlığı ile bir araya gelecek ve ağır hasar gören bazı eyaletleri bizzat ziyaret edecektir. Bu hızlı koordinasyon, ekonomik hasarın boyutunun hükümet tarafından ne kadar ciddiye alındığını gösteriyor.
  • Altyapı Geri Dönüşü: Beş eyaletteki kasabalarda kesintiye uğrayan elektrik hizmeti büyük ölçüde geri getirildi.
  • Epidemiyolojik Risk (Halk Sağlığı): Yetkililer, hasarın giderilmesinin yanı sıra, durgun sularda üreyen sivrisineklerin taşıdığı dang humması gibi virüslerin yayılmasını engellemeye odaklanacaklarını açıkladı. Aşırı yağışların ve sellerin ardından ortaya çıkan bu tür halk sağlığı tehditleri, afet sonrası yönetimin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Türkiye için iklim adaptasyonu çağrısı

Meksika’da yaşanan, beklenmeyen tropikal bir çöküntünün ve mevcut iklim koşullarının (aylardır süren yağışlar) birleşimi sonucu ortaya çıkan bu felaket, Türkiye’nin de küresel iklim değişikliğinin getirdiği öngörülemez aşırı hava olaylarına ne kadar hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor. Meksika’nın odaklandığı sıcak ve soğuk hava cephelerinin birleşimi gibi yerel hava dinamikleri, Türkiye’nin de Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında yaşadığı sel ve toprak kaymalarının şiddetini artırma potansiyeli taşımaktadır.

Türkiye’nin kentsel ve kırsal altyapı planlamalarında, sadece geçmişteki ortalamaları değil, aynı zamanda iklim modellerinin öngördüğü ekstrem ve beklenmedik senaryoları da dikkate alması hayati önem taşımaktadır. Meksika’nın sel sonrası dang humması gibi salgın riskiyle mücadelesi, Türkiye’nin de sel ve su baskınları sonrası halk sağlığı tehditlerine yönelik acil eylem planlarını gözden geçirmesi gerektiğini işaret ediyor.

Yorum

Meksika’daki bu olay, doğanın gücüne karşı ne kadar kırılgan olduğumuzu ve “beklenmeyen” hava olaylarının artık yeni normalimiz haline geldiğini gösteriyor. 129 kişilik bir kayıp tablosu ve 100.000 evin etkilenmesi, sadece bir kayıp bilançosu değil, aynı zamanda iklim adaptasyonu ve afet yönetimi politikalarının başarısızlığına dair küresel bir uyarıdır.

Başkan Sheinbaum’un “bu kadar şiddetli olması beklenmiyordu” itirafı, hava tahmincilerinin ve karar vericilerin dikkatlerinin tek bir yöne (Pasifik kasırgalarına) odaklanmasının getirdiği stratejik hatayı ortaya koyuyor. İklim çağında, afet yönetiminin artık sadece acil müdahaleden ibaret olmadığı, aynı zamanda uzun vadeli, çoklu risk analizine dayalı ve sürekli tetikte olma durumunu gerektirdiği açıktır. Meksika, yeniden inşa sürecinde bu dersi alarak, durgun suların getirdiği sağlık risklerini yönetmek gibi karmaşık görevlere odaklanırken, gelecekteki felaketlere karşı daha dayanıklı bir ulusal yapı kurmak zorundadır.

Kaynak: Meksika Hükümeti, Claudia Sheinbaum (Cumhurbaşkanı), Amiral Raymundo Morales (Meksika Deniz Kuvvetleri Bakanı), Laura Velazquez (Ulusal Sivil Savunma Koordinatörü) (linkli kaynak orijinal metin bulunmadığı için belirtilmemiştir)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top