Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde orman yangınlarının yol açtığı alan kaybı bu yıl hızla büyüdü. Yıl başından 29 Temmuz’a kadar 434 bin 976 hektar alanın yandığı AB’de, kayıp geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artarken, 2006-2025 döneminin aynı tarihteki ortalamasının yaklaşık 2,5 katına çıktı. Yangın sayısı da uzun dönem ortalamasının iki katını aşarak 1.407’ye ulaştı.
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerinden derlenen bilgilere göre, özellikle temmuz ayında etkisini artıran aşırı sıcaklar yangınların yayılmasını hızlandırdı. Yanan toplam alan yaklaşık 4 bin 350 kilometrekareye ulaşırken, bu büyüklük Lüksemburg’un yüzölçümünün yaklaşık 1,7 katına, Malta’nın ise yaklaşık 14 katına denk geliyor.

Avrupa’da orman yangınları uzun dönem ortalamasını aştı
AB ülkelerinde 29 Temmuz itibarıyla kaydedilen 434 bin 976 hektarlık yanan alan, geçen yılın aynı dönemindeki 346 bin 836 hektarın oldukça üzerinde. Böylece bir yıllık artış yaklaşık yüzde 25 oldu.
Ancak asıl dikkat çekici fark uzun dönem ortalamasında ortaya çıkıyor. EFFIS kayıtlarına göre 2006-2025 döneminde 29 Temmuz itibarıyla AB ülkelerinde ortalama 172 bin 186 hektar alan yanıyordu. Bu yılki kayıp, söz konusu ortalamanın yaklaşık 2,5 katına ulaşmış durumda.

Yangınların sayısı da benzer bir tablo ortaya koyuyor. Yıl başından 29 Temmuz’a kadar AB ülkelerinde 1.407 orman yangını kaydedildi. Bu sayı, 2006-2025 dönemindeki aynı tarih için hesaplanan uzun dönem ortalamasının iki katından fazla.
Tavsiye Edilen Haberler
-

-

-
SürdürülebilirlikGüney Avrupa’da yangın sayısı azaldı ama risk büyüdü: Çözüm ne? -

Bu veriler, Avrupa’da yangın sezonunun yalnızca daha fazla yangınla değil, daha geniş alanların etkilenmesiyle de ağırlaştığını gösteriyor.
İspanya ve Fransa’da yüz binlerce hektar yandı

Avrupa’daki orman yangınlarından en büyük kayıp İspanya’da yaşandı. 29 Temmuz itibarıyla ülkede 208 bin 420 hektar alan yangınlarda zarar gördü. Bu miktar, AB genelindeki toplam yanan alanın yaklaşık yarısını oluşturuyor.
İspanya’da yıl başından bu yana 376 orman yangını kaydedildi. Yangın sayısı da geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık üç katına çıktı.
Fransa, 91 bin 24 hektarlık kayıpla AB içinde ikinci sırada yer aldı. Ülkede 322 orman yangını kaydedilirken, yanan alan AB genelindeki toplam kaybın yaklaşık beşte birini oluşturdu.
İtalya’da 69 bin 414 hektar, Portekiz’de 39 bin 801 hektar alan yandı. Bu dört ülke tek başına AB’deki toplam yanan alanın büyük bölümünü oluşturuyor.
Güney Avrupa yangınların en ağır yükünü taşıyor

Akdeniz ikliminin etkili olduğu ülkeler, bu yıl Avrupa’daki yangınların en ağır sonuçlarının görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz’in ardından Romanya’da 11 bin 957 hektar alan yandı.
Yunanistan’da 5 bin 696, Hırvatistan’da 3 bin 318, İrlanda’da 2 bin 450 hektarlık alan yangınlardan etkilendi. Almanya’da 2 bin 170, Polonya’da ise 1.458 hektar alan kaybedildi.
Bu dağılım, yangın riskinin yalnızca Akdeniz ülkeleriyle sınırlı olmadığını da gösteriyor. Avrupa’nın farklı bölgelerinde görülen sıcaklık artışları ve kurak koşullar, ormanların yangına karşı hassasiyetini artırabiliyor.
Özellikle sıcak hava dalgalarının uzun sürmesi, toprak ve bitki örtüsündeki nemin azalmasına yol açarak yangınların daha kolay başlaması ve başladıktan sonra daha hızlı yayılması için uygun koşullar oluşturuyor.
Avrupa’nın yangın bilançosu geçen yılın rekoruna yaklaşıyor

Avrupa’nın bu yılki yangın bilançosu, geçen yıl yaşanan olağanüstü sezonun ardından geliyor. AB ülkelerinde 2025’in tamamında 1 milyon 79 bin hektar alan yandı.
Bu miktar, EFFIS kayıtlarının başladığı 2006’dan bu yana AB’de bir yıl içinde kaydedilen en yüksek yanan alan oldu.
Bu nedenle 2026’nın henüz temmuz ayı sonunda 434 bin 976 hektara ulaşması, yangın sezonunun geri kalanı açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle yazın en sıcak dönemlerinin henüz tamamlanmadığı düşünüldüğünde, Avrupa’daki toplam kaybın yıl sonunda hangi seviyeye ulaşacağı önem taşıyor.
Tek başına yangın sayısındaki artış da tabloyu açıklamıyor. Yanan alanın uzun dönem ortalamasının çok üzerine çıkması, bazı yangınların daha geniş alanlara yayıldığını ve söndürme çalışmalarının daha zorlu koşullarda yürütüldüğünü gösteriyor.
Türkiye’de tablo farklı bir seyir izliyor
Türkiye’de ise aynı dönemde yangın sayısı ve yanan alan açısından geçen yıla göre belirgin bir düşüş kaydedildi.
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ocak-29 Temmuz döneminde geçen yıl Türkiye’de 1.916 orman yangını çıktı. Bu yıl aynı dönemde kaydedilen yangın sayısı 1.032’de kaldı.
Yanan alan açısından fark daha belirgin oldu. Geçen yıl aynı dönemde orman yangınları nedeniyle 57 bin 5 hektar alan zarar görürken, bu yıl kaybedilen alan 1.867 hektar olarak kaydedildi.
Böylece Türkiye’de yangın sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 46 azalırken, yangınlardan zarar gören alan yaklaşık yüzde 97 geriledi.
Ancak Avrupa genelindeki tablo, orman yangını riskinin yaz aylarında ne kadar hızlı değişebildiğini gösteriyor. Türkiye’de mevcut veriler daha olumlu bir seyir ortaya koysa da sıcaklıkların yüksek, nemin düşük ve bitki örtüsünün kuru olduğu dönemlerde yangın riski devam ediyor.
Sıcak hava dalgaları yangın riskini büyütüyor

Avrupa’daki yangın sezonunun ağırlaşmasında aşırı sıcaklıklar önemli bir etken olarak öne çıkıyor. İklim değişikliğiyle birlikte sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha uzun süreli hale gelmesi, orman ekosistemlerinin kurumasını hızlandırıyor.
Kuraklıkla birleşen yüksek sıcaklıklar, bitki örtüsündeki nemi azaltırken yangınların yayılma hızını da artırabiliyor. Rüzgarın güçlü olduğu koşullarda ise yangınların kontrol altına alınması daha zor hale geliyor.
Bu nedenle Avrupa’da 2026 yangın sezonunun ortaya koyduğu tablo yalnızca tek tek yangınların bilançosu olarak değerlendirilmiyor. Yanan alanın uzun dönem ortalamasının 2,5 katına çıkması, sıcaklık ve kuraklık koşullarının orman yangınları üzerindeki etkisinin giderek daha fazla dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Temmuz sonu itibarıyla AB ülkelerinde 435 bin hektara yaklaşan yanan alan, Avrupa’nın orman yangınları açısından olağan dışı bir sezon geçirdiğini gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda sıcaklıkların ve kuraklık koşullarının seyri, bu yılın geçen yılki rekor yangın sezonuna ne ölçüde yaklaşacağını belirleyecek.









