Kar amacı gütmeyen çevresel veri kuruluşu CDP’nin açıkladığı son rapora göre, Japon şirketleri kurumsal iklim liderliğinde dünya genelinde ilk sıraya yerleşti. Başarıda, şirketlerin iklim hedeflerinin bağımsız kuruluşlarca doğrulanması ve üst yönetim düzeyinde sahiplenilmesi belirleyici oldu.
CDP’nin danışmanlık şirketi Oliver Wyman ile birlikte hazırladığı analiz, küresel ölçekte şirketlerin iklim, su ve orman performanslarını mercek altına aldı. Raporda, Japon firmalarının iklim hedefleri açısından öne çıkması dikkat çekti.

Japonya iklim liderliğinde ilk sırada
Rapora göre, CDP tarafından “iklim liderliği” olarak tanımlanan kriterleri karşılayan şirketlerin %22’si Japonya merkezli. Bu oranla Japonya, dünya genelinde ilk sırada yer aldı.
Japonya’yı sırasıyla:
Tavsiye Edilen Haberler
-
-
İklim DeğişikliğiDünya neden düşündüğümüzden daha hızlı ısınıyor? -
-
- %17 ile Birleşik Krallık,
- %16 ile Avrupa Birliği,
- %8 ile Çin ve Güneydoğu Asya ülkeleri takip etti.
Bu dağılım, Asya’daki şirketlerin özellikle Japonya öncülüğünde iklim yönetimi konusunda daha sistematik bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu.
CDP: 10 binden fazla şirket değerlendirildi

Dünyanın tek bağımsız çevresel bilgilendirme sistemi olarak tanımlanan CDP, bu çalışmada 10.000’den fazla şirketi çevresel farkındalık, yönetim yapıları, şeffaflık ve performans kriterlerine göre değerlendirdi.
Şirketler yalnızca sera gazı emisyonları açısından değil; aynı zamanda iklim stratejileri, risk yönetimi ve çevresel etkilerin ölçümü bakımından da puanlandı.
Bilim Temelli Hedefler belirleyici oldu
CDP CEO’su Sherry Madera, Japon şirketlerinin öne çıkmasında en önemli etkenlerden birinin, iklim hedeflerinin Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylanmış olması olduğunu söyledi.
Madera’ya göre, CDP sıralamaları yalnızca hedef açıklanıp açıklanmadığına değil, bu hedeflerin bilimsel temellere dayanıp dayanmadığına ve bağımsız şekilde doğrulanıp doğrulanmadığına da bakıyor. Japon şirketlerinin bu alandaki disiplinli yaklaşımı, sıralamadaki başarılarını doğrudan etkiledi.
Düzenleyici belirsizliklere rağmen sürdürülebilirlik odağı sürüyor
Bu yıl ikinci kez yayımlanan sıralamalar, jeopolitik gerilimler, küresel ekonomik belirsizlikler ve özellikle ABD ile Avrupa’da iklim düzenlemelerinde görülen geri adımlara rağmen, şirketlerin sürdürülebilirliğe öncelik vermeyi sürdürdüğünü ortaya koydu.
Madera, birçok şirketin bu çabaları kamuoyunda daha az görünür kılmasına rağmen, iklim hedeflerinden vazgeçmediğine dikkat çekti.
İklim, su ve orman performansı birlikte değerlendirildi

CDP değerlendirmesi yalnızca iklimle sınırlı kalmadı. Şirketler aynı zamanda:
- Su kullanımı ve su risk yönetimi,
- Ormansızlaşma riskleri,
- Palmiye yağı, soya, kereste ve sığır eti gibi temel emtialardaki çevresel etkiler
başlıkları altında da incelendi.
Bu çok boyutlu değerlendirme, şirketlerin çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıp almadığını ortaya koydu.
Yönetici maaşları çevresel hedeflere bağlanıyor
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise, iklim konusunda en iyi performansı gösteren şirketlerin tamamında ve su ile orman alanlarında öne çıkan firmaların büyük bölümünde, üst düzey yöneticilerin maaş ve primlerinin çevresel hedeflere bağlanmış olması oldu.
Madera bu durumu şöyle değerlendirdi:
“Şirketler belki piyasalardaki başarılarını eskisi kadar yüksek sesle duyurmuyor, ancak sürdürülebilirlik için çalışmaya devam ediyorlar. Kurumsal Sağlık Kontrolü’nde lider olan şirketler, yöneticilerinin ücretlerini iklim liderliğine bağlıyor ve bu eğilim giderek güçleniyor.”
Kurumsal yönetişimde yeni standartlar
Uzmanlara göre CDP verileri, iklim liderliğinin artık yalnızca çevresel bir taahhüt değil, kurumsal yönetişimin ve uzun vadeli finansal dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Japon şirketlerinin bu alandaki başarısı, diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor.





