Gizli hükümet belgelerine göre, İngiltere’deki ormanlık alanların yüzde 73’ü halkın erişimine kapalı. Devlet tarafından finanse edilen kamu kurumu Orman Araştırma Kurumu’nun (Forest Research) çalışması, Woodland Trust’ın antik ağaç envanterindeki ağaçların üçte birinden fazlasının da erişime kapalı olduğunu ortaya koydu.
Birçok orman, sülün avı ve kereste plantasyonları gibi ticari amaçlarla kullanıldığı için girişe kapatılıyor. Kimi 1.000 yılı aşan “antik ağaçlar”ın önemli bir bölümü ise, ziyaret edebilmek için izinsiz giriş gerektiren arazilerde bulunuyor. Woodland Trust, bu nadide ağaçlara dair farkındalığın artırılması çağrısı yapıyor.

Serbest dolaşım hakkı talebi
Kampanyacılar, insanların yerel ormanlarında sorumlu şekilde dolaşabilmesini sağlayacak bir “serbest dolaşım hakkı” yasası talep ediyor. Muhalefetteyken İşçi Partisi, İskoçya’dakine benzer—tarım arazilerine zarar verilmediği ve iz bırakılmadığı sürece—geniş bir dolaşım hakkı sözü vermiş, ancak toprak sahibi grupların lobiciliğinin ardından geri adım atmıştı. Hükümet bunun yerine dokuz nehir kenarı yürüyüş güzergâhı ve üç milli orman oluşturulacağını açıkladı.
Right to Roam kampanyası, Mart ve Nisan boyunca ülke genelindeki ormanlarda toplu izinsiz giriş eylemleri planlıyor. Bu etkinliklerde kalabalıklar, normalde halka kapalı arazilerde yasa dışı yürüyüş ve piknik yapıyor. Daha önceki eylemler bir dükün ormanlarında, barajların yanında ve bir lord ile eski Muhafazakâr Parti bakanının kır evi arazisinde gerçekleşmişti. Yeni eylemler Suffolk, Norwich, Batı Yorkshire ve Somerset’te planlanıyor.
Tavsiye Edilen Haberler

‘Dehşet verici’
Right to Roam’dan Guy Shrubsole, “Bugün ormana giderseniz büyük bir sürprizle karşılaşacaksınız; ormanların çoğu halka kapalı,” dedi. “İngiltere’deki ormanlık alanların dörtte üçünün erişilemez olması dehşet verici. Herkes ağaçları sever, ancak binlerce orman, sadece kurumsal ağaç kesme çıkarları veya bir arazi sahibinin ormanlarını sülün avı için kullanması nedeniyle erişilemez durumda. Hükümetin bu sorunu çözmesi için, Mayıs ayındaki bir sonraki kraliyet konuşmasında yeni bir serbest dolaşım yasası çıkarması ve insanlara kendi ormanlarımızda yürüme hakkı vermesi gerekiyor.”

Hükümet, herkesin erişilebilir mavi veya yeşil alanlara 15 dakikalık yürüme mesafesinde yaşamasını hedefliyor. Ancak İngiltere’nin bazı bölgelerinde kimse doğaya 15 dakikalık yürüme mesafesinde yaşamıyor. Kampanyacılar, konut ve altyapı planlamasını serbestleştiren politikaların özellikle daha az varlıklı kentsel alanlarda yeşil alan miktarını azaltabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni yasa, geliştiricilerin daha önce koruma altındaki yeşil alanlara, çevredeki doğa kaybını telafi etmeden inşaat yapabilmesinin önünü açacak.
Kaygı ve depresyonu yüzde 20 azaltıyor
Doğaya erişim eksikliğinin fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki etkileri giderek daha net belgeleniyor. Araştırmalar, parkların veya doğal yeşil alanların yakınında yaşamanın kaygı ve depresyonu yaklaşık yüzde 20 azalttığını gösteriyor. Yeşil alanlardan 800 metreden daha uzakta yaşayanların özellikle Covid-19 karantinaları sırasında belirgin biçimde daha düşük bir refah bildirdiği; doğa açısından zengin bölgelerdeki konutların pahalılaşmasının genç ev sahipleri için eşitsizlikleri derinleştirebileceği belirtiliyor.
Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı (Defra) sözcüsü, “Kırsal alanlarımız ve yeşil alanlarımız büyük bir ulusal gurur kaynağıdır. Bu hükümet doğaya erişimin önemini kabul ediyor ve bunu artırmak için şimdiden adımlar atıyor,” dedi.





