Bilim insanlarına göre küresel yangınlar yılın ilk dört ayında rekor seviyeye ulaştı ve yaz yaklaştıkça risk artıyor. World Weather Attribution (WWA) grubunun derlediği verilere göre Ocak-Nisan döneminde 150 milyon hektardan fazla alan yandı; bu, önceki rekorun yaklaşık yüzde 20 üzerinde.
Uzmanlar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin sıcak hava dalgalarını ve kuraklığı şiddetlendirdiğini, beklenen güçlü bir El Niño’nun bu etkileri daha da artırabileceğini belirtiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarına bağlı olarak El Niño koşullarının Mayıs’ta devreye girmesinin beklendiğini duyurdu.
Rekor yangın sezonunun bilançosu: 150 milyon hektar


WWA verileri, yılın ilk dört aylık yangın aktivitesinin eşi görülmemiş bir hasar oluşturduğunu gösteriyor. 150 milyon hektarı aşan yanık alan, önceki zirvenin yüzde 20 üzerine çıktı.
Bu hızlı başlangıç, yangın sezonunun henüz resmen açılmadığı bazı bölgeler de dikkate alındığında, yılın geri kalanı için endişe verici bir tablo çiziyor. Isınan iklim ve yağış desenlerindeki kaymalar, riskin alan ve süre olarak genişlemesine yol açıyor.
Imperial College London’dan orman yangınları uzmanı ve WWA üyesi Theodore Keeping, “Dünyanın birçok yerinde küresel yangın sezonu henüz başlamamış olsa da, bu hızlı başlangıç, El Niño tahminleriyle birleştiğinde, özellikle şiddetli bir yılın gerçekleşeceği anlamına geliyor” dedi. Keeping’e göre, mevcut göstergeler rekorların kırılabileceğine işaret ediyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-

İklim Değişikliğiİklim değişikliği hantavirüsün konakçı bulmasını nasıl kolaylaştırıyor? -


-

İklim DeğişikliğiSüper El Niño uyarısı: Rekor sıcaklık, sel ve kuraklık gündeme geldi -


Afrika ve Asya: Yakıt birikimi ve hızlı kuruma döngüsü


Afrika’da şimdiye dek 85 milyon hektarlık alan yandı; bu, önceki 69 milyon hektarlık rekoru yüzde 23 aşıyor. Alışılmadık derecede yüksek aktivite, “ıslaktan kuraka hızlı geçiş” döngüsüne bağlanıyor.
Geçen büyüme mevsiminde görülen yüksek yağışlar, geniş alanlarda ot ve çalı örtüsünü artırdı. Ardından gelen kurak ve aşırı sıcak dönem, bu fazladan biyokütleyi savana yangınlarını besleyen bol yakıta dönüştürdü.
Asya’da yılbaşından bu yana 44 milyon hektara kadar alanın yandığı tahmin ediliyor. Bu değer, 2014’teki önceki rekoru neredeyse yüzde 40 aşıyor ve Hindistan, Myanmar, Tayland, Laos ve Çin’de yaygın yangınlara işaret ediyor.
El Niño etkisi: Yazla birlikte risk artışı


El Niño, küresel ortalama sıcaklıkları yukarı çeken ve bölgesel yağış desenlerini bozan güçlü bir iklim salınımı. WMO, Mayıs’ta El Niño koşullarının başlamasıyla Avustralya, Endonezya ve Güney Asya’nın bazı bölümlerinde kuraklık, diğer bölgelerde ise aşırı yağış riskine dikkat çekiyor.
WWA uzmanları, güçlü bir El Niño gelişmesi halinde Kanada, ABD ve Amazon havzasında da sıcaklık ve kuraklık olasılıklarının yükseldiği uyarısını yapıyor. “Eğer güçlü bir El Niño gelişirse, zararlı aşırı yangınların olasılığı yakın tarihte gördüğümüz en yüksek seviyeye ulaşabilir,” diyor Keeping.
Imperial College London’dan iklim bilimcisi ve WWA’nın kurucu ortağı Friederike Otto, “İklim değişikliği ve El Niño’nun etkisinin birleşik hâli, benzeri görülmemiş aşırı hava olaylarına yol açma riski taşıyor” ifadesini kullanıyor. Bu tablo, sıcaklık rekorlarının kırılabileceği bir yaza işaret ediyor.
İklim değişikliğinin rolü: Daha sıcak, daha kuru, daha yanıcı


Bilimsel literatür, insan kaynaklı ısınmanın sıcak hava dalgalarının sıklığını ve şiddetini artırdığını gösteriyor. Yüksek sıcaklıklar, toprak ve bitki örtüsünü daha hızlı kurutarak yangına elverişli koşulları yaygınlaştırıyor.
Bu yıl Afrika’da görülen ıslak mevsim-sonrası kuraklık döngüsü, iklim değişikliğinin güçlendirdiği bir “yakıt birikimi ardından hızla kuruma” mekanizmasına işaret ediyor. Asya’daki rekorlar da benzer desenlerle örtüşüyor.
Isı ve kuraklığın birlikte artması, yangın davranışını da değiştiriyor. Daha hızlı büyüyen, daha yoğun ısı üreten ve kontrolü zorlaşan yangınlar, müdahale kapasitesinin sınırlarını zorluyor.
Kuzey yarımküre yazı: Nereler risk altında?
Projeksiyonlar, yaz aylarında kuzey yarımkürede geniş bir risk haritası ortaya koyuyor. Kanada ve ABD’nin batısı, sıcak, kuru ve rüzgârlı dönemlerde hızlı yayılım gösteren yangınlara açık.
Amazon havzasında güçlü bir El Niño senaryosu, kuraklık riskini ve orman yangını olasılığını artırıyor. Avustralya için de bahar-yaz dönemine sarkan bir risk penceresi gündeme gelebilir.
Bölgesel riskleri belirleyen faktörler arasında yağış açığı, ısı dalgaları, rüzgâr desenleri ve yakıt yükü bulunuyor. Yerel iklim koşulları ve arazi yönetimi uygulamaları, aynı iklim sinyali altında bile hasar desenlerini değiştirebiliyor.
Veri, izleme ve hazırlık: Neye odaklanılmalı?


WWA’nın yaklaşımı, aşırı olaylarda iklim sinyalinin payını istatistiksel yöntemlerle ayrıştırmayı hedefliyor. Bu tür hızlı atıf çalışmaları, güncel risk algısını güçlendirerek hazırlık süreçlerini hızlandırabiliyor.
Erken uyarı sistemleri, yakıt yükü yönetimi ve yangın sezonu öncesi konuşlandırma planları, artan risk ortamında kritik önem taşıyor. Sınır ötesi duman ve hava kalitesi etkileri, halk sağlığı yönetimini de gündemin üst sıralarına taşıyor.
Yangın sonrası toparlanmada toprak erozyonu, su kalitesi ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi ikincil etkiler izlenmeli. Bu etkiler, sonraki sezonların yangın riskini de dolaylı biçimde şekillendiriyor.
Önümüzdeki haftalar: Sıcaklık rekorları ve kuraklık uyarıları
Mayıs ile birlikte El Niño sinyalinin netleşmesi bekleniyor. Deniz yüzeyi sıcaklık anomalisinin gücü, yazın ne ölçüde “rekor avcısı” olacağını belirleyecek.
Sıcaklık ve yağış anomalileri, yangın risk haritalarını hızla yeniden çizebilir. Bu nedenle, bölgesel meteorolojik uyarıların ve kuraklık izleme göstergelerinin yakından takibi hayati önem taşıyor.
Son tablo: Rekor bir başlangıç ve daha sıcak bir yaz olasılığı
Yılın ilk dört ayındaki 150 milyon hektarı aşan yanık alan, küresel yangın sezonuna rekor bir başlangıç yapıldığını gösteriyor. Afrika ve Asya’daki sıra dışı artış, ıslak-kuru döngüsünün yangınları nasıl büyüttüğünü gözler önüne seriyor.
El Niño’nun devreye girmesi ve ısınan iklim, yaz aylarında yangın ve aşırı sıcak riskini daha da yükseltiyor. Bilim insanlarının “benzeri görülmemiş” uyarısı, erken eylem ve hazırlığın bu sezon her zamankinden daha kritik olacağına işaret ediyor.





