Rusya-Ukrayna savaşında toplam sera gazı emisyonu 311 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaştı

Yayın: 25 Şubat 2026 08:33
Güncelleme: 25 Şubat 2026 08:59
Fotoğraf Kaynağı: ChatGPT / Çevre Hattı

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgalin üzerinden dört yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük çatışma olarak görülen bu savaş, yalnızca insani bir felaket yaratmakla kalmadı; aynı zamanda çevresel yıkım ve iklim krizi açısından da ağır sonuçlar doğurdu.

Savaşın başlamasından bu yana ortaya çıkan toplam sera gazı emisyonu 311 milyon ton CO₂ eşdeğerine ulaştı. Sadece dördüncü yılda emisyonlar 75 milyon ton arttı. Bu rakam, birçok ülkenin yıllık toplam emisyonuna yaklaşan bir büyüklüğe işaret ediyor ve modern savaşların iklim krizi üzerindeki yıkıcı etkisini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

İnsanî yıkımın ötesinde ekolojik tahribat

Center for Strategic and International Studies verilerine göre, her iki tarafta öldürülen, yaralanan ya da kaybolan asker sayısının 1,8 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Ukrayna’da sivil ölümleri 15 bine yaklaşırken, yaklaşık 6 milyon kişi ülkeyi terk etti, 3,7 milyon kişi ise ülke içinde yerinden edildi.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Ancak savaşın görünmeyen bir başka cephesi daha var: doğa. Avrupa kara alanının yüzde 6’sından azını kaplamasına rağmen Ukrayna, kıtanın biyolojik çeşitliliğinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. Bombardımanlar, mayınlar, yakıt sızıntıları ve yangınlar; tehdit altındaki binden fazla hayvan, bitki ve mantar türü üzerindeki baskıyı artırdı. Koruma altındaki alanlar, sulak bölgeler ve ormanlar ağır hasar gördü.

Savaşın karbon bilançosu

Initiative on Greenhouse Gas Accounting of War tarafından yapılan hesaplamalar, savaşın karbon ayak izini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Toplam 311 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyonun kaynakları arasında doğrudan askeri faaliyetler, arazi yangınları, enerji altyapısının hedef alınması, zorunlu göç hareketleri, sivil havacılık ve yıkılan yapıların yeniden inşası yer alıyor.

Özellikle tanklar, zırhlı araçlar ve savaş uçakları gibi fosil yakıtla çalışan askeri araçlar büyük miktarda emisyona neden oluyor. Dördüncü yılda çatışma kaynaklı emisyonların yüzde 37’si doğrudan askeri yakıt tüketiminden kaynaklandı. Mühimmat üretimi ve imha edilen askeri ekipmanın yenilenmesi de karbon salımını artıran diğer önemli kalemler arasında bulunuyor.

İklim değişikliği yangınları büyütüyor

Savaşın dördüncü yılında açık alan yangınları emisyonların yüzde 23’ünü oluşturdu. 2025’te Ukrayna’da 1,39 milyon hektarlık doğal alan yandı; bu, savaş öncesi seviyelerin çok üzerinde.

Rapora göre, olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları – küresel ısınmanın da etkisiyle – çatışmalardan çıkan küçük kıvılcımları bile dev yangınlara dönüştürdü. Cephe hattındaki patlamalar, zaten kurumuş olan topraklarda hızla yayılan yangınları tetikledi. Yangın söndürme faaliyetleri ise hem güvenlik riskleri hem de devam eden çatışmalar nedeniyle çoğu zaman mümkün olamadı.

Uzmanlar, bu durumun savaş ile iklim değişikliği arasında tehlikeli bir “kısır döngü” yarattığını belirtiyor. Savaş emisyonları artırarak küresel ısınmayı besliyor; artan sıcaklıklar ise savaşın çevresel etkilerini daha da ağırlaştırıyor.

Enerji altyapısına saldırılar ve yeniden inşa maliyeti

Rusya’nın özellikle kış aylarında Ukrayna’nın elektrik ve ısıtma altyapısına yönelik saldırıları, hem insani hem de çevresel sonuçlar doğurdu. Yıkılan santraller, trafo merkezleri ve iletim hatlarının yeniden inşası; çimento, çelik ve ağır makinelerle gerçekleştiriliyor ve ciddi miktarda karbon salımına yol açıyor.

Yeniden yapılanma faaliyetleri özellikle enerji sektöründe emisyon artışının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Her yıkım ve yeniden inşa süreci, savaşın karbon faturasını daha da kabartıyor.

Askeri emisyonlar ve şeffaflık sorunu

Dünya genelinde askeri faaliyetlerin küresel emisyonların yaklaşık yüzde 5,5’inden sorumlu olduğu tahmin ediliyor. Ancak askeri emisyonların büyük kısmı resmi raporlamalarda yer almıyor. Birçok ülke, savunma kaynaklı karbon salımlarını ayrıntılı biçimde açıklamıyor.

Uzmanlara göre, askeri emisyonlar şeffaf biçimde raporlanmadıkça küresel iklim hedeflerine ulaşmak zorlaşacak. Artan savunma harcamaları ve silahlanma yarışı, emisyonları düşürme çabalarıyla çelişen bir tablo ortaya koyuyor.

Dünyada bir ilk: İklim tazminatı talebi

Ukrayna, savaşın yol açtığı karbon emisyonları için Rusya’dan tazminat talep etmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında Belém’de düzenlenen COP30 zirvesinde Ukrayna, savaş kaynaklı emisyonları kapsayan bir başvuru yapacağını açıkladı.

Ukrayna hükümeti, Çevresel Hasar Sicili kapsamında 37 milyar avrodan fazla tazminat talep etmeyi planlıyor. Bu miktar, ton başına yaklaşık 185 dolar olarak hesaplanan “karbonun sosyal maliyeti” üzerinden belirlendi. Bu girişim, savaş kaynaklı sera gazı emisyonları için talep edilen ilk iklim tazminatı olma özelliğini taşıyor.

Savaşın gezegen üzerindeki kalıcı izi

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş, yalnızca şehirleri ve yaşamları değil; ormanları, sulak alanları ve atmosferi de tahrip ediyor. Fosil yakıtla çalışan askeri makineler, kontrolsüz yangınlar ve yeniden inşa süreçleri, iklim krizini daha da derinleştiriyor.

Uzmanlara göre, federal ya da uluslararası düzeyde askeri emisyonlara yönelik bağlayıcı ve şeffaf düzenlemeler olmadığı sürece bu görünmeyen karbon yükü artmaya devam edecek. İnsanî trajedinin yanı sıra, savaşın gezegen üzerindeki çevresel bedeli de uzun yıllar boyunca hissedilecek.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×