Yeni çalışma: Mikrodalgada ısıtılan plastik kaplar yüz binlerce mikro ve nanoplastik salabiliyor

Yayın: 24 Şubat 2026 15:43
Güncelleme: 24 Şubat 2026 15:53

Plastik kapların mikrodalgada ısıtılması, dakikalar içinde yüz binlerce mikro ve nanoplastik parçacığın gıdaya karışmasına neden olabilir. Greenpeace International tarafından yayımlanan son rapor, plastik ambalajlı hazır yemeklerin mikrodalga veya fırında ısıtılması sırasında yalnızca mikroplastik değil, aynı zamanda çok sayıda toksik kimyasalın da gıdaya geçtiğini ortaya koyuyor.

“Are We Cooked? The Hidden Health Risks of Plastic-Packaged Ready Meals” başlıklı rapor, son dönemde yayımlanmış 24 bilimsel çalışmanın incelenmesiyle hazırlandı. Çalışma, “ısıtmaya uygun” ibaresiyle pazarlanan plastik ambalajların gerçekte ne ölçüde güvenli olduğunu sorguluyor.

Araştırmalardan birinde, plastik kapların yalnızca beş dakikalık mikrodalga ısıtması sonrasında gıda benzeri test maddelerine 326 bin ila 534 bin arasında mikro ve nanoplastik parçacık sızdığı tespit edildi. Bu miktarın, fırında ısıtmaya kıyasla yedi kata kadar daha yüksek olabildiği belirtiliyor. Isıtma süreci yalnızca parçacık salımını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda kimyasal kirlenmeyi de çarpıcı biçimde yükseltiyor. Polipropilen ve polistiren gibi yaygın plastik türlerinin mikrodalga testlerinde, plastikleştiriciler ve antioksidanlar dahil çeşitli katkı maddelerini gıdaya geçirdiği gösterildi.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Rapora göre plastiklerde kullanıldığı veya bulunduğu bilinen 4.200’den fazla tehlikeli kimyasalın büyük bölümü gıda ambalajlarında yeterince denetlenmiyor. Bisfenoller, ftalatlar, PFAS olarak bilinen “sonsuz kimyasallar” ve antimon gibi toksik metaller; kanser, hormon bozuklukları, kısırlık ve metabolik hastalıklarla ilişkilendiriliyor. Ayrıca insan vücudunda gıda teması yoluyla en az 1.396 plastik kaynaklı kimyasalın tespit edilmiş olması, maruziyetin halihazırda yaygın olduğunu gösteriyor. Bu kimyasalların nörogelişimsel bozukluklar, kardiyovasküler hastalıklar, obezite ve tip 2 diyabetle bağlantılı olabileceğine dair bilimsel kanıtlar giderek artıyor.

Yıpranmış ve çizilmiş plastik kapların daha fazla risk taşıdığı da vurgulanıyor. Eski plastiklerin, yeni ambalajlara kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla mikroplastik parçacık saldığı belirtiliyor.

Plastik ambalajlı hazır yemek pazarı ise hızla büyüyor. Towards FnB araştırmasına göre sektörün değeri yaklaşık 190 milyar dolara ulaştı. Statista verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde 71 milyon ton hazır yemek üretildi; bu da kişi başına ortalama 12,6 kilograma karşılık geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı analizine göre plastik ambalajlar, tüm plastik kullanımının yaklaşık yüzde 36’sını oluşturuyor ve küresel plastik üretiminin 2050 yılına kadar mevcut seviyelerin iki katından fazla artması bekleniyor.

Buna karşın düzenleyici çerçevelerin yetersiz kaldığı belirtiliyor. Gıda ambalajlarındaki mikroplastiklerle ilgili küresel ölçekte kapsamlı bir düzenleme bulunmuyor. “Mikrodalgada kullanılabilir” gibi etiketlerin ise tüketicilere yanıltıcı bir güven hissi verdiği ifade ediliyor. Greenpeace, plastik krizinin tütün, asbest ve kurşun vakalarında görülen kalıpları izlediğini; güçlü bilimsel uyarı sinyallerine rağmen sektörün inkârı ve düzenleyici gecikmelerle karşılaşıldığını savunuyor. Yalnızca ABD’de plastiklerin yaşam döngüsü boyunca yarattığı sosyal maliyetin yılda 1,1 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Greenpeace USA Küresel Plastik Kampanyası Lideri Graham Forbes, plastik ambalajlı bir yemeği ısıtan tüketicilerin zararsız bir seçim yaptıklarını düşündüklerini ancak gerçekte mikroplastik ve tehlikeli kimyasallara maruz kaldıklarını belirtiyor. Forbes’a göre şirketlerin “mikrodalgaya uygun” iddiaları gerçeği yansıtmıyor ve hükümetlerin insan sağlığını korumak için plastik üretimini kaynağında azaltacak güçlü bir küresel anlaşma sağlaması gerekiyor.

Hükümetler BM Küresel Plastik Anlaşması müzakerelerini sürdürürken Greenpeace, müzakerecileri ihtiyatlılık ilkesi doğrultusunda hareket etmeye ve kontrolsüz plastik kirliliğine karşı daha güçlü önlemler almaya çağırıyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×