Bilim insanları: Paris Anlaşması işe yarıyor ama iklim değişikliğini yavaşlatmakta yetersiz

Yayın: 15 Ekim 2025 13:21
Güncelleme: 15 Ekim 2025 13:21
Fotoğraf Kaynağı: Markus Spiske / Unsplash

Paris Anlaşması’nın 10. yılı, iklim bilimi açısından hem umut hem de uyarı niteliğinde yeni bulgularla kutlanıyor.

Climate Central ve World Weather Attribution tarafından yürütülen yeni araştırmaya göre, Paris Anlaşması olmasaydı, dünya her yıl onlarca daha fazla aşırı sıcak günle karşı karşıya kalacaktı.
Ancak bilim insanları, ülkelerin fosil yakıt kullanımını daha hızlı azaltmadığı sürece, “tehlikeli derecede sıcak bir geleceğe” doğru ilerlediği uyarısında bulundu.

57 gün daha az aşırı sıcak gün

Analize göre, mevcut emisyon azaltım taahhütleri yerine getirildiği takdirde, bu yüzyılın sonuna kadar küresel ortalama ısınma 2,6°C ile sınırlanabilir.
Bu senaryo, Paris Anlaşması öncesi öngörülen 4°C’lik ısınma ihtimaline kıyasla, yılda 57 gün daha az aşırı sıcak gün anlamına geliyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Ancak 2,6°C’lik artışın bile milyarlarca insanı tehlikeli sıcaklıklara maruz bırakacağı, sağlık risklerini artıracağı ve küresel eşitsizlikleri derinleştireceği vurgulandı.

Climate Central Bilim Başkan Yardımcısı Dr. Kristina Dahl, “Paris Anlaşması dünyayı en kötü senaryodan koruyor, ancak hâlâ tehlikeli bir geleceğe ilerliyoruz,” dedi.

“1,5 derece eşiği yakında aşılabilir”

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verilerine göre, küresel sıcaklıklar sanayi öncesi döneme kıyasla 1,3°C arttı ve son 10 yıl kayıtlardaki en sıcak dönem oldu.
2024 yılı, Doğu Anglia Üniversitesi ve Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisi’nin analizine göre insanlık tarihinin en sıcak yılı olarak kayda geçti.
Bilim insanları, bu eğilimin sürmesi halinde Paris Anlaşması’nın 1,5°C hedefinin önümüzdeki birkaç yıl içinde aşılabileceğini belirtiyor.

Dr. Joyce Kimutai (Imperial College London) “Yeni hedeflere değil, daha güçlü eyleme ihtiyacımız var. Isınmayı mümkün olduğunca 2°C’nin altında tutmak zorundayız,” ifadelerini kullandı.

Aşırı sıcak günler hızla artıyor

Araştırmacılar, 2015’ten bu yana yalnızca 0,3°C’lik ek ısınmanın, dünya genelinde yılda ortalama 11 ek sıcak gün getirdiğini belirtiyor.
Aşırı sıcak dalgaları olasılığı, Amazon’da 10 kat, Batı Afrika’da 9 kat, Güney Asya’da ise 2 kat arttı.

Climate Central araştırmacısı Joseph Giguere, “Her bir derece önemli. Fosil yakıtlardan uzaklaşmadaki her gecikme, milyonlarca insanın yaşamını riske atıyor,” dedi.

Ekonomik kayıplar artıyor

İklim değişikliğinin maliyeti, özellikle yoksul ülkelerde ağırlaşıyor.
Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü (IIED) raporuna göre, Asya ve Afrika’daki sekiz savunmasız ülke, her 20 yılda bir yaklaşık 17 milyar sterlinlik ekonomik kayıpla karşı karşıya kalıyor.
Bu rakam, Senegal’in yıllık gayrisafi yurt içi hasılasına denk geliyor.

Kopenhag Afet Araştırmaları Merkezi Direktörü Emmanuel Raju, “Bu sadece sıcaklık meselesi değil; eşitsizliğin derinleştiği bir adalet sorunu,” değerlendirmesinde bulundu.

Uyum politikaları gelişiyor ama yetersiz

Paris Anlaşması sonrasında birçok ülke erken uyarı sistemleri ve ısı eylem planları geliştirdi.
Bugün dünya ülkelerinin yaklaşık yarısı bu tür sistemlere sahip. Ancak Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi uzmanı Roop Singh, “Uyumda ilerleme var ama küresel ölçekte hâlâ yetersiz,” dedi.

Prof. Friederike Otto (Imperial College London), anlaşmayı “yasal olarak bağlayıcı, güçlü bir çerçeve” olarak nitelendirdi ancak şu uyarıda bulundu:
❝Fosil yakıtlardan uzaklaşmak için tüm teknolojiye sahibiz, ancak daha adil ve kararlı politikalara ihtiyaç var.❞

COP30 öncesi uyarı: “Daha hızlı eylem şart”

Araştırma, ülkelerin Kasım 2025’te Brezilya’nın Belém kentinde yapılacak COP30 Zirvesi öncesinde yayımlandı.
Bilim insanları, hükümetleri emisyon azaltımlarını hızlandırmaya, uyum finansmanını genişletmeye ve sağlık sistemlerini güçlendirmeye çağırdı.

Climate Central Baş Meteoroloğu Bernadette Woods Placky, “Paris Anlaşması işe yarıyor, ancak hızlanmamız gerekiyor. Bu anlaşma fark yaratıyor, fakat zaman daralıyor,” dedi.

Türkiye için anlamı

İklim uzmanları, Türkiye’nin Paris Anlaşması taahhütleri kapsamında 2053 net sıfır hedefi ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde önemli ilerlemeler kaydettiğini ancak emisyon azaltımında hâlâ yavaş ilerlediğini belirtiyor.
Artan sıcaklıklar, özellikle tarım, su yönetimi ve şehir planlaması üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin, COP30’a kadar yenilenebilir enerji ve adaptasyon finansmanını artırması gerekiyor.

Yorum

Paris Anlaşması, gezegeni “geri dönüşü olmayan bir ısınma eşiğinden” uzak tutmakta etkili oldu, ancak yetersiz hızda ilerliyor.
Bilim insanlarına göre bu durum, küresel iradenin eksikliğinden değil, fosil yakıt bağımlılığının ekonomik ve siyasi ağırlığından kaynaklanıyor.
Önümüzdeki on yıl, yalnızca iklim değil; adalet, eşitlik ve kalkınma politikalarının yeniden tanımlanacağı bir dönem olacak.

Kaynak: Climate Central, World Weather Attribution, Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), IIED, Imperial College London

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top