Uzmanlardan yeni uyarı: Kasırgalar için “Kategori 6” gerekebilir

Yayın: 12 Ocak 2026 11:31
Güncelleme: 12 Ocak 2026 11:31
Fotoğraf Kaynağı: Greg Johnson

İklim değişikliğiyle birlikte kasırgaların şiddeti artarken, Tayvan Ulusal Üniversitesi ve Hawaii Üniversitesi’nden bilim insanları mevcut 5 kademeli sınıflandırmanın yetersiz kalabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, rüzgar hızı saatte 296 kilometreyi aşan kasırgaların “Kategori 6” olarak tanımlanmasını öneriyor.

İklim değişikliği, kasırgaların yalnızca sayısını ve sıklığını değil, aynı zamanda şiddetini de artırıyor. Bu durum, kasırgaların sınıflandırılmasında kullanılan Saffir-Simpson Kasırga Ölçeği’nin güncellenmesi gerektiği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Mevcut ölçekte kasırgalar, sürekli rüzgar hızına göre 1’den 5’e kadar sınıflandırılıyor. Buna göre saatte 119–153 kilometre rüzgar hızına sahip kasırgalar kategori 1, 154–177 kilometre kategori 2, 178–208 kilometre kategori 3, 209–251 kilometre kategori 4, 252 kilometre ve üzeri ise kategori 5 olarak tanımlanıyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Tayvan Ulusal Üniversitesi ile Hawaii Üniversitesi’nden akademisyenlerin yürüttüğü ve sonuçları Amerikan Jeofizik Birliği (AGU) tarafından yayımlanan çalışmada, iklim değişikliğinin okyanuslarda fırtına oluşumuna zemin hazırlayan “sıcak noktaların” büyümesinde yüzde 60 ila 70 oranında etkili olduğu tespit edildi.

Araştırmada, bu sıcak noktaların genişlemesinin kasırgaların daha da güçlenmesine yol açtığına dikkat çekilerek, mevcut 5 kategorili sistemin bu aşırı şiddeti tanımlamakta yetersiz kalabileceği vurgulandı. Bilim insanları, rüzgar hızının saatte 296 kilometreyi aştığı kasırgalar için yeni bir “Kategori 6” tanımı önerdi.

Son 40 yılın verileri incelendi

Araştırma ekibi, son 40 yılda kaydedilen tüm büyük tropikal siklonları analiz etti. Buna göre, rüzgar hızı saatte 296 kilometreyi aşan ve önerilen kategori 6 kapsamına girebilecek siklon sayısı 1982–2012 arasındaki 30 yılda 8 iken, 2013–2023 arasındaki yalnızca 10 yılda 10’a yükseldi.

Son 40 yılda bu eşiği aşan 18 siklonun 10’unun son 10 yılda meydana gelmesi, kasırgaların giderek daha şiddetli hale geldiğini ortaya koydu.

Bu aşırı güçlü kasırgaların büyük bölümünün okyanuslardaki sıcak noktalarda oluştuğu belirtilirken, en etkili sıcak noktanın Filipinler ve Borneo Adası’nın doğusundaki Batı Pasifik olduğu vurgulandı. Bir diğer önemli sıcak nokta ise Küba, Hispaniola Adası ve Florida’nın doğusunu kapsayan Kuzey Atlantik bölgesi olarak öne çıktı. Çalışmada, bu sıcak bölgelerin yıllar içinde giderek genişlediği de kaydedildi.

Uzmanlara göre kasırga sınıflandırmasının 6. kategoriye çıkarılması, özellikle bu sıcak noktalarda yer alan yerleşimlerin daha dayanıklı hale getirilmesine ve risklerin daha doğru anlatılmasına katkı sağlayabilir.

Deniz yüzeyi sıcaklığı belirleyici

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği ile tropikal siklonlar arasındaki ilişkinin en önemli göstergelerinden birinin deniz yüzeyi sıcaklıkları olduğunu söyledi. Türkeş, kasırga mevsimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının daha uzun süre 27 derece ve üzerinde seyretmesinin, daha şiddetli fırtınalara zemin hazırladığını ifade etti.

Okyanusların daha fazla ısı tutmasının buharlaşmayı artırdığını belirten Türkeş, bunun da kasırgaların merkez rüzgar hızlarını yükselttiğini vurguladı. Türkeş’e göre, kategori 5 sınırını aşan kasırgaların sayısının artması durumunda yeni sınıflandırmaların gündeme gelmesi kaçınılmaz olabilir.

Saffir-Simpson Ölçeği’nde kategori 5 için üst sınır bulunmadığını hatırlatan Türkeş, yeni bir kategori oluşturulması için uzun dönemli istatistiksel verilere ihtiyaç olduğunu söyledi. Türkeş, “Eğer rüzgar hızları saatte 300 kilometre ve üzerine çıkan kasırgalar daha sık görülmeye başlarsa, bu şiddeti anlatabilmek için kategori 6 oluşturulabilir” dedi.

Erken uyarı sistemleri kritik

Prof. Dr. Türkeş, çok şiddetli kasırgaların yalnızca rüzgarla sınırlı kalmadığını; sel, taşkın, heyelan ve kentsel su baskınları gibi birçok aşırı olayı da beraberinde getirdiğini belirtti.

İklim değişikliğinin olmadığı dönemlerde bile tropikal siklonların ciddi can ve mal kayıplarına yol açtığını hatırlatan Türkeş, iklim değişikliğiyle birlikte bu risklerin arttığını vurgulayarak erken uyarı sistemlerinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×