‘Üçlü iklim darbesi’: Antarktika’nın deniz buzları neden çöktü?

Haber Giriş: 09:32, 09.05.2026
Güncelleme: 09:32, 09.05.2026

Bilim insanları, Antarktika’nın çarpıcı çöküşünün arkasındaki ‘üçlü darbe’yi sonunda belirledi ve deniz buzunu rekor düşük seviyelere iten zincirleme reaksiyona yeni bir ışık tuttu.

Yeni bir araştırmaya göre, derin okyanus ısısı, güçlü rüzgârlar ve kendi kendini besleyen bir geri besleme döngüsünün birleşimi, 2015’ten sonra Antarktika’yı çevreleyen Güney Okyanusu’nu istikrarsızlaştırdı. Bu etkenler, deniz buzunun yeniden toparlanmasını engelledi.

Bilim insanları, bu kayıpların okyanus akıntılarını bozabileceği, ısınmayı hızlandırabileceği ve dünya genelinde deniz seviyesinin yükselmesine katkıda bulunabileceği uyarısında bulunuyor.

Southampton Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, çöküşün son on yılda üç aşamada gerçekleştiğini ortaya koydu.

Çalışmanın başyazarı Aditya Narayanan, kayıpların o kadar büyük olduğunu, neredeyse Grönland büyüklüğünde bir deniz buzu alanının yok olduğunu söylüyor.

“Antarktika deniz buzunun altında yavaş yavaş biriken derin deniz ısısıyla başlayan süreç, suların şiddetli bir biçimde karışmasıyla devam etti ve sonunda buzun toparlanamayacağı kadar sıcak bir ortam yaratan kısır bir döngüye dönüştü,” diye açıklıyor.

Antarktika’daki deniz buzu kaybına ne sebep oluyor?

Yaklaşık 2013’ten itibaren güçlenen rüzgârlar, sirkumpolar derin su olarak bilinen sıcak ve tuzlu derin okyanus sularını, Antarktika deniz buzunun altındaki yüzeye daha yakın noktalara doğru çekmeye başladı.

Kısa süre sonra güçlü rüzgârlar bu ısıyı yukarıya taşıdı ve çalışmanın ortaya koyduğuna göre Doğu Antarktika’da deniz buzunun hızla erimesini tetikledi.

Bilim insanları, “2018’den bu yana bölge bir geri besleme döngüsüne sıkışmış durumda. Eriyecek daha az deniz buzunun kalması, okyanus yüzeyinin daha sıcak ve daha tuzlu kalmasına yol açıyor. Bu da yeni buz oluşmasını zorlaştırıyor,” diye belirtiyor.

Araştırma ayrıca, kıta genelinde kayıpların nasıl gerçekleştiği konusunda büyük farklılıklar olduğunu da ortaya koydu.

Doğu Antarktika’da gerileme büyük ölçüde derinlerden yükselen sıcak sudan kaynaklanıyor. Batı Antarktika’da ise alçak enlemlerden gelen sıcak hava ve kalıcı bulut örtüsü, ısının okyanus yüzeyi yakınında hapsolmasına yol açarak 2016 ve 2019 yazlarındaki büyük erime olaylarına katkıda bulundu.

Araştırmacılar, iklim değişikliğinin, bu suyu buzun altındaki yüzeye daha fazla çeken rüzgârları güçlendirerek etkileri ağırlaştırdığını söylüyor.

Antarktika deniz buzunu kaybederse ne olur?

Antarktika’daki deniz buzu, uzak konumunun düşündürdüğünden daha büyük bir rol oynuyor.

Avustralya Antarktik Programı’na göre, parlak beyaz yüzeyi gezegenden ısıyı uzağa yansıtmasına yardımcı oluyor ve güneş ışığının yüzde 80’ine kadarını uzaya geri gönderiyor. Buz ortadan kaybolduğunda, altındaki daha koyu okyanus daha fazla ısı emiyor ve ısınmayı hızlandırıyor.

Daha sıcak okyanus suları, karada ve denizdeki buzu da aşındırarak buz raflarının çökme riskini artırabiliyor. Bu gerçekleştiğinde deniz seviyesi yükseliyor ve yükselen denizler uzun süredir kıyı taşkınları ve kıyı şeridinin aşınmasıyla ilişkilendiriliyor.

Bilim insanları, deniz seviyesindeki her bir santimetrelik artışın yaklaşık altı milyon insanı kıyı taşkınlarına maruz bıraktığını tahmin ediyor.

Çalışmanın ortak yazarı Alessandro Silvano, “Bu sadece bölgesel bir sorun değil,” diyor.

Bu bulgular, Antarktika’nın bazı bölümlerinin tehlikeli iklim eşiklerine yaklaşabileceği yönündeki bilimsel kaygıları artırıyor.

Southampton Üniversitesi’nde fiziksel okyanusbilim profesörü olan Alberto Naveira Garabato, “Eğer düşük deniz buzu örtüsü 2030’lara ve sonrasına kadar sürerse, okyanus dünyanın iklimini istikrara kavuşturan bir unsur olmaktan çıkıp, küresel ısınmanın güçlü bir itici gücüne dönüşebilir,” diyor.

İnsanlar Antarktika’nın kırılgan geleceğini etkiliyor

NASA’ya göre, 2002 ile 2020 arasında Antarktika her yıl yaklaşık 149 milyar metrik ton buz kaybetti. Yine de deniz buzları eriyip Antarktika daha dengesiz hale geldikçe, daha fazla insan bunu görmek için oraya seyahat ediyor.

Antarktika Tur Operatörleri Uluslararası Birliği’ne (IAATO) göre, 2024’te Antarktika’yı yaklaşık 122 bin kişi ziyaret etti; bu sayı 2017’de yaklaşık 44 bindi.

Tasmania Üniversitesi’nden araştırmacılar, ziyaretçi sayısının 2033’e kadar yılda 450 bini aşabileceğini tahmin ediyor.

Ancak son şans turizmindeki patlama, zaten kırılgan olan bir ekosistem üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Ziyaretçi sayısı arttıkça, kontaminasyon, istilacı türler ve hastalık salgınları riskleri de yükseliyor, diye uyarıyor bilim insanları ve çevre grupları.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×