Net sıfır sözüne rağmen! İşte dünyanın en kirletici 10 havalimanı

Haber Giriş: 09:59, 13.05.2026
Güncelleme: 09:59, 13.05.2026
Fotoğraf Kaynağı: Rasmus Lauridsen

Küresel politika düşünce kuruluşu ODI Global ile Transport & Environment (T&E) tarafından hazırlanan yeni analiz, 2023 verilerine dayanarak 1.300 uluslararası merkez arasında en çok kirleten 10 havalimanını ortaya koydu. Sonuçlara göre, 2050’ye kadar net sıfıra ulaşma taahhütlerine karşın üç Avrupa havalimanı dünyanın en kirleticileri arasında yer aldı.

Analiz, Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (ICCT) tarafından sağlanan istatistikleri kullanıyor ve havacılığın iklim ile hava kalitesi üzerindeki etkilerini birlikte değerlendiriyor. Bulgulara göre havacılık sektörü ayrı bir ülke olsaydı, dünyadaki en büyük beşinci emisyon kaynağı konumunda olacaktı.

En kirletici havalimanları: Dubai ilk sırada, Heathrow ikinci

Listenin başında, 23,2 milyon ton CO2 emisyonuyla Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Dubai Havalimanı yer aldı. Birleşik Krallık’taki Londra Heathrow, 21 milyon tonla ikinci, Los Angeles (LAX) ise 18,8 milyon tonla üçüncü sırayı aldı.

Dubai Havalimanı

Bu üç havalimanının toplam CO2 emisyonu, Paris kentinin tamamının salımlarının üç katına denk geliyor. Sıralamanın devamında Güney Kore’den Seul Incheon ve ABD’den John F. Kennedy (JFK) geliyor.

İlk 10’da Asya ve Avrupa’dan güçlü bir temsil var. Hong Kong, Fransa’daki Charles de Gaulle (CDG) ve Almanya’daki Frankfurt da en kirleticiler arasında sayılıyor.

Yüz havalimanı, emisyonların üçte ikisini üretiyor

ODI–T&E çalışması, yolcu uçuşlarından kaynaklanan toplam küresel CO2 emisyonlarının yaklaşık üçte ikisinin yalnızca 100 havalimanı tarafından üretildiğini belirtiyor. Bu yoğunlaşma, emisyon azaltımında hedefli politika araçlarının etkili olabileceğine işaret ediyor.

Avrupa’daki havalimanlarının toplam CO2 salımı, Latin Amerika, Orta Doğu ve Afrika’daki merkezlerin toplamını aşıyor. Bu durum, kıtanın yoğun trafik akışı ve uzun menzilli rotalardaki ağırlığını yansıtıyor.

Avrupa’nın net sıfır vaadi ve genişleme tartışması

Londra Heathrow Havalimanı

T&E, bulguların havacılığın net sıfır hedeflerine giden yolda “rayına oturmadığını” gösterdiğini savunuyor. Kuruluşa göre, havalimanı kapasitelerinin artırılması, “fosile bağımlı bir sektörün” büyümesini sürdürerek yapısal kırılganlığı derinleştiriyor.

T&E’den Denise Auclair, “Avrupa’daki başkentlerin ve bölgelerin büyük çoğunluğunda havalimanı genişletmenin ekonomik gerekçesi artık son bulgularla desteklenmiyor” dedi. Auclair, enerji bağımsızlığı ve halk sağlığının önceliklendirilmesi çağrısında bulundu.

ODI Global araştırmacısı Sam Pickard ise 2015 Paris Anlaşması’ndan bu yana birçok sektör emisyonlarını azaltırken, havacılığın ayak izinin istikrarlı biçimde büyüdüğünü vurguluyor. Genişleme planlarının, sektörün emisyonlardaki “istisnai” konumunu göz ardı ettiğini söylüyor.

Sürdürülebilir yakıt ve denkleştirme: Eleştirilerin odağı

Los Angeles Havalimanı

Pickard, sektörün emisyon azaltım stratejilerinde “pahalı ve sözde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları (SAF)” ile “zayıf denkleştirme mekanizmalarına” dayalı vaatlerin giderek daha sık gündeme geldiğini anımsatıyor. Bu yaklaşımların tek başına yeterli olmayacağı görüşünde.

ODI–T&E, talep yönetimini de içeren gerçekçi bir strateji ve yol haritasına ihtiyaç olduğunu savunuyor. Kısa ve orta vadede operasyonel verimlilik, slot ve kapasite planlaması, fiyatlandırma ve talep yönlü önlemler, emisyon eğrisini aşağı kırmanın tamamlayıcı araçları arasında gösteriliyor.

Avrupa merkezleri: Hedefler ile performans arasındaki boşluk

Listede yer alan üç Avrupa merkezi—Londra Heathrow, Charles de Gaulle ve Frankfurt—kıtanın en yoğun aktarma kapıları arasında. Net sıfır taahhütlerinin altını doldurmak, bu ölçekli merkezlerde yapısal dönüşümler gerektiriyor.

Uzmanlara göre uzun menzilli uçuşların yoğunlaştığı merkezlerde, SAF tedarik zincirlerinin ölçeklenmesi, filo yenilemesi ve yer operasyonlarının elektrifikasyonu gibi adımlar kritik. Ancak artan trafikle eşzamanlı emisyon azaltımı, yalnızca teknolojik çözümlerle değil, kapasite ve talep yönetimiyle mümkün olabilir.

Yöntem ve kapsam: 2023 verileriyle bütünleşik etki

Analizde 2023’e ait en güncel istatistikler kullanıldı. ICCT verileri temel alınırken, iklim etkileri ve hava kalitesi boyutları birlikte değerlendirildi. Bu yaklaşım, yalnızca CO2 değil, yerel hava kirliliği etkilerinin de politika tartışmalarına yansımasını hedefliyor.

Araştırmacılar, metodolojinin küresel ve bölgesel eğilimleri yakalarken, havalimanı bazında operasyonel farklılıkları da dikkate aldığını belirtiyor. Ancak hava trafiğindeki mevsimsellik, rota yapılandırmaları ve filo karması gibi unsurlar, yıllar arası kıyaslarda dikkatli yorum gerektiriyor.

Havalimanlarından yanıt beklentisi

Dubai, Londra Heathrow ve Los Angeles havalimanlarına görüş için başvuruldu. Merkezlerin, emisyon yönetimi ve net sıfır hedefleri kapsamındaki uygulamalarına ilişkin değerlendirmeleri bekleniyor.

Sektör genelinde ise havayollarının filo yenileme planları, sürdürülebilir yakıt tedarik anlaşmaları ve yer hizmetlerinde enerji dönüşümü projeleri, net sıfır yol haritalarının somut ayaklarını oluşturuyor. Buna karşın, trafik talebi ve kapasite genişleme planları, toplam emisyon eğrisindeki belirleyici unsur olmaya devam ediyor.

Yoğunlaşmış emisyon, hedefe uzak yol

ODI–T&E analizinin ortaya koyduğu tablo net: Küresel yolcu uçuşu kaynaklı emisyonların büyük bölümü sınırlı sayıdaki merkezde yoğunlaşıyor. Dubai, Heathrow ve LAX’in başını çektiği ilk 10 listesi, havacılık emisyonlarıyla mücadelede “nereden başlamalı?” sorusuna somut bir çerçeve sunuyor.

Avrupa’nın üç büyük havalimanının en kirleticiler arasında yer alması, 2050 net sıfır vaadi ile mevcut performans arasındaki boşluğu görünür kılıyor. SAF ve denkleştirme vaatleri tek başına yeterli olmayacağı için, talep yönetimi ve kapasite planlamasını da içeren bütüncül bir stratejiye ihtiyaç var.

Önümüzdeki dönemde, AB’nin iklim politikaları, havayollarının yatırım kararları ve havalimanlarının genişleme planları arasındaki denge, havacılığın emisyon eğrisini belirleyecek. Bulgular, bu dengenin yeniden kurulması gerektiğini güçlü biçimde hatırlatıyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×