Birleşik Krallık, küresel ısınmanın hızlanan etkileri karşısında ciddi bir uyum kriziyle karşı karşıya. İklim Değişikliği Komitesi (CCC) tarafından yayımlanan kapsamlı raporda, ülkenin mevcut altyapısının artık değişen iklim koşullarına uygun olmadığı belirtilirken, önümüzdeki yıllarda aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklık ve su krizine karşı acil önlemler alınması gerektiği uyarısı yapıldı.
Rapora göre İngiltere’de sıcak hava dalgaları artık istisna değil “yeni normal” haline geliyor. Bilim insanları, yalnızca pencere açmak, perde çekmek veya ağaç dikmek gibi geleneksel yöntemlerin artık yeterli olmayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre özellikle bakım evleri, hastaneler ve okullar için klima sistemleri kaçınılmaz hale gelecek.
İngiltere’de aşırı sıcaklıklar ölümcül seviyelere ulaşabilir


CCC’nin değerlendirmesine göre 2050 yılına kadar Birleşik Krallık’ın tüm bölgelerinde sıcak hava dalgalarının 40 dereceyi aşması bekleniyor. Uzun sürecek aşırı sıcak dönemlerinin yılda yaklaşık 10 bin sıcaklık kaynaklı ölüme yol açabileceği tahmin ediliyor.
Julia King, aşırı sıcaklığın İngiltere’deki en ölümcül iklim tehdidi haline geldiğini söyledi.


King, özellikle yaşlılar, çocuklar ve sağlık sorunu yaşayan bireylerin korunabilmesi için geniş çaplı soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Raporda, önümüzdeki 10 yıl içinde tüm bakım evleri ve hastanelerde, 25 yıl içinde ise tüm okullarda klima sistemlerinin kurulması gerektiği ifade edildi.
Tavsiye Edilen Haberler
İngiliz evlerinin büyük bölümü aşırı ısınma riski altında
Rapora göre İngiltere’deki konutların yaklaşık yüzde 90’ı gelecekte aşırı ısınma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
2022 yılında ülkede sıcaklıkların ilk kez 40 derecenin üzerine çıkması yaklaşık 3 bin ek ölüme neden olmuştu. Uzmanlar, bu tür sıcak hava olaylarının artık daha sık yaşanacağını belirtiyor.


Bilim insanları, tam kapsamlı klima yerine bazı evlerde “serin oda” yaklaşımının uygulanabileceğini ifade ediyor. Ancak enerji yoğun çalışan klima sistemlerinin küresel emisyonları artırma riski de bulunuyor.


Sel, kuraklık ve su krizi büyüyor
CCC raporunda yalnızca sıcaklık değil, sel ve kuraklık risklerinin de ciddi şekilde artacağı vurgulandı.
Mevcut önlemler alınmazsa sel riski taşıyan yaklaşık 7 milyon mülkün sayısının 2050 yılına kadar yüzde 40 artabileceği belirtiliyor. Ayrıca deniz seviyelerinin 20 ila 45 santimetre yükselebileceği, şiddetli yağışların yoğunluğunun ise yüzde 60 artabileceği öngörülüyor.
Uzmanlara göre nehir taşkınları ve kıyı baskınları özellikle altyapı sistemlerini zorlayacak. Doğal savunma yöntemlerinin tek başına yeterli olmayacağı ve beton sel bariyerleri gibi büyük mühendislik projelerine ihtiyaç duyulacağı ifade ediliyor.
Kuraklık riski de raporun en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Tahminlere göre 2050 yılına kadar İngiltere günlük yaklaşık 5 milyar litre su açığıyla karşı karşıya kalabilir.
“Musluğu açtığınızda su akmayabilir” uyarısı


Julia King, İngiltere’nin gelecekte ciddi su sıkıntısıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlara göre yeni rezervuar yatırımları, su taşımacılığı altyapısı, kaçakların azaltılması ve su verimliliği politikaları hızla devreye alınmazsa ülkede ciddi su kesintileri yaşanabilir.
Raporda ayrıca yaz aylarında nehir akışlarının son 20 yıla kıyasla yaklaşık üçte bir azalabileceği belirtiliyor. 2018 ve 1976’daki kurak yazların ise yüzyıl sonunda “normal” hale gelebileceği ifade ediliyor.
Tarım, gıda fiyatları ve orman yangınları da risk altında
İklim değişikliğinin ekonomik etkileri de raporda geniş yer buldu. Uzmanlara göre yerli gıda üretimi baskı altında kalacak ve ürün verimliliği düşebilecek.
Bu durumun hem Birleşik Krallık’ta hem de küresel tedarik zincirlerinde gıda fiyatlarını artırabileceği belirtiliyor. Hükümete, ülke gıdasının en az yüzde 60’ının yerli üretimle karşılanmasını sağlayacak politikalar geliştirme çağrısı yapıldı.
Ayrıca 2050 yılına kadar yüksek riskli orman yangını günlerinin iki katına çıkabileceği ve yangın sezonunun sonbaharın başına kadar uzayabileceği tahmin ediliyor.
İklim krizinin maliyeti hızla büyüyor


CCC’ye göre iklim krizinin İngiltere ekonomisine mevcut yıllık maliyeti yaklaşık 60 milyar sterlin seviyesinde bulunuyor. Önlem alınmaması halinde bu rakamın birkaç on yıl içinde yıllık 260 milyar sterline ulaşabileceği hesaplanıyor.
Komite, insanları ve altyapıyı korumak için yılda yaklaşık 11 milyar sterlinlik yatırım gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre bu yatırımlar uzun vadede ekonomik kayıpları büyük ölçüde azaltabilir.
“İngiltere artık farklı bir iklimde yaşıyor”
Raporda yer alan en dikkat çekici değerlendirmelerden biri, “Birleşik Krallık artık var olmayan bir iklim için inşa edildi” ifadesi oldu.
Uzmanlara göre mevcut konutlar, yollar, sağlık sistemi ve altyapı, geçmişin daha serin ve daha istikrarlı hava koşullarına göre tasarlandı. Ancak hızlanan küresel ısınma, ülkenin yaşam biçimini ve şehir planlamasını yeniden şekillendirmesini zorunlu hale getiriyor.
İklim bilimciler, sera gazı emisyonlarını azaltmanın kritik önemini koruduğunu ancak artık yalnızca emisyon azaltımının yeterli olmayacağını, ülkelerin aynı zamanda kaçınılmaz iklim etkilerine uyum sağlamak zorunda olduğunu vurguluyor.









