Pasifik Okyanusu’nda etkisini artıran El Niño iklim fenomeni, bilim dünyasında “akıl almaz” olarak nitelendirilen bir güç seviyesine doğru ilerliyor.
Avustralya Meteoroloji Bürosu (BoM) tarafından paylaşılan veriler, bu olayın kayıtlara geçen en güçlü El Niño olarak tarihe geçebileceğini ortaya koyuyor. Küresel ısınmanın yarattığı birikmiş okyanus ısısıyla birleşen bu fenomen, sadece yerel değil, dünya genelinde de rekor düzeyde sıcaklıkların habercisi olabilir.

Uzmanlar, önümüzdeki aylara dair tahminlerin endişe verici olduğunu belirtirken, iklim değişikliğinin bu süreci nasıl daha şiddetli hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Bilim dünyası “akıl almaz” tahminlere karşı alarmda
El Niño’nun gücünü ölçmek için kullanılan temel gösterge olan Niño 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları, alarm verici bir tablo çiziyor. Geçmişin en güçlü olayı olan Ocak 1983’teki +2,6°C’lik sıcaklık anomalisi, bu yılki tahminlerle zorlanıyor. İklim modelleri, zirve noktasının +3°C’nin üzerine çıkabileceğini, hatta BoM’un kendi modeline göre +3,3°C’ye ulaşabileceğini öngörüyor.

Berkeley Earth iklim bilimcisi Dr. Zeke Hausfather, bu durumun sadece bir rekor değil, mevcut kayıtların çok ötesinde bir “olağanüstü olay” olacağını vurguluyor. Okyanusların son on yıllarda hapsederek depoladığı devasa ısının, atmosferi bu kez çok daha şiddetli etkilemesi bekleniyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-

-
Çevre KirliliğiChicago’da hava kirliliği nedeniyle kırmızı alarm verildi -

-
İklim Değişikliğiİklim değişikliği ve uyku krizi: Gecelerimiz ısınıyor, uykumuz azalıyor
Avustralya ve küresel etkiler: “Tarihe geçecek bir olay”
El Niño’nun gücü ile Avustralya üzerindeki etkileri arasında her zaman doğrusal bir ilişki olmasa da, veriler kış ve ilkbahar aylarında ülkenin büyük kısmında aşırı sıcak ve kurak koşulların baskın olacağını gösteriyor. Brisbane, Sydney, Melbourne, Hobart, Adelaide ve Perth gibi büyük şehirlerde, aşırı sıcaklıkların görülme olasılığı %80’in üzerinde seyrediyor.
- Risk Altındaki Bölgeler: Özellikle güney ve doğu bölgeleri, hem yüksek sıcaklıklar hem de ciddi yağış düşüşü ile karşı karşıya.
- Hint Okyanusu Etkisi: Uzmanlar, El Niño’nun Hint Okyanusu pozitif dipolü ile birleşme riskini yakından izliyor. Bu iki olayın eş zamanlı yaşanması, 2019-2020 dönemindeki gibi yıkıcı “kara yaz” orman yangınlarını tetikleyebilecek şiddetli kuraklıklara zemin hazırlayabilir.
İklim değişikliği süreci nasıl şekillendiriyor?
Prof. Dr. Sarah Perkins-Kirkpatrick, yaşanan durumu “hem hayranlık hem de derin bir endişe kaynağı” olarak tanımlıyor. İklim bilimciler için bu El Niño, okyanuslardaki ısının atmosfere devasa bir ölçekte salınacağı bir deney niteliğinde. Uzmanlara göre, güçlü bir El Niño’nun küresel ısınma ile el ele vermesi, 2027 yılını insanlık tarihinin en sıcak yılı yapma potansiyelini taşıyor.
Bu durum, iklim değişikliğinin artık teorik bir modelden ziyade, gözlemlenebilir ve oldukça şiddetli bir “yeni normal” haline geldiğinin en net göstergesi. Dünya genelinde fırtına şiddetlerinin artması ve bazı bölgelerde su kaynaklarının tamamen kuruması gibi ekstrem hava olaylarının, önümüzdeki yaz aylarına kadar etkisini artırarak devam etmesi bekleniyor. Bilim insanları ise, atmosferik bozulmanın yaratacağı sonuçlara karşı “nefeslerini tutarak” hazırlık sürecini izlemeye devam ediyor.
Kaynak: Avustralya Meteoroloji Bürosu (BoM), The Climate Brink









