Antarktika çevresindeki okyanus akıntısı 2050’ye kadar yüzde 20 yavaşlayabilir: İklim krizi için alarm zilleri çalıyor

Yayın: 3 Mart 2025 13:08
Güncelleme: 3 Mart 2025 13:27

Avustralya’nın öncülüğünde yapılan yeni bir araştırma, Antarktika Kutup Çevresi Akıntısı’nın (ACC) 2050 yılına kadar yüzde 20 oranında yavaşlayabileceğini ortaya koydu. Küresel ısınmanın tetiklediği buz erimesi ve artan karbon emisyonları, bu kritik okyanus akıntısının hızını ciddi şekilde etkiliyor. Bu durumun Antarktika buz tabakasının daha hızlı erimesine ve küresel deniz seviyelerinin yükselmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Dünyanın en güçlü okyanus akıntısı olan Antarktika Kutup Çevresi Akıntısı, Atlas Okyanusu, Pasifik Okyanusu ve Hint Okyanusu’nu birbirine bağlıyor. Körfez Akıntısı’ndan dört kat daha güçlü olan bu akıntı, okyanus ısısını ve karbondioksit emilimini düzenleyerek küresel iklim sisteminde hayati bir rol oynuyor. Daha sıcak suların Antarktika’ya ulaşmasını engelleyen bu akıntının yavaşlaması, iklim değişikliğinin hızlanmasına neden olabilir.

Araştırmanın kapsamı ve bulguları

Avustralya Access National Research Infrastructure’daki süper bilgisayar Gadi kullanılarak yapılan iklim modellemeleri, Environmental Research Letters dergisinde yayımlandı. Çalışma, Antarktika buz sahanlıklarından gelen eriyik su ile ACC’deki yavaşlama arasında doğrudan bir bağlantı tespit etti.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği, doğa koruma ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

×

Bulgulara göre:

  • ACC’nin %20 oranında yavaşlaması, ısı dağılımı ve deniz ekosistemleri üzerinde küresel ölçekte büyük değişikliklere yol açacak.
  • Tatlı suyun okyanusa karışması, yoğunluk farklarını değiştirerek okyanus motorunun zayıflamasına neden oluyor.
  • Antarktika buzunun hızla erimesi, daha fazla sıcak suyun kutup bölgelerine ulaşmasına yol açarak bir kısır döngü oluşturuyor.

Melbourne Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bishakhdatta Gayen, bu durumu “oldukça endişe verici” olarak tanımladı:

“Okyanus, son derece karmaşık ve hassas bir dengeye sahip. Bu dengenin bozulması, küresel ısınmanın hızlanması ve iklimde daha büyük uçlar gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.”

Ekosistemler ve iklim üzerindeki etkiler

Antarktika Kutup Çevresi Akıntısı’nın yavaşlaması, yalnızca buzulların erimesini hızlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda:

  • Küresel ısı dağılımını bozarak belirli bölgelerde aşırı iklim olaylarının artmasına neden olacak.
  • Okyanusun karbon emici kapasitesini zayıflatarak, sera gazı emisyonlarının etkisini artıracak.
  • Güney okyanusunda yaşayan kırılgan deniz ekosistemlerini tehdit edecek.
  • İstilacı türlerin Antarktika kıtasına yayılmasına yol açabilecek.

İklim bilimci Dr. Taimoor Sohail, yavaşlamanın daha fazla sıcak suyun Antarktika’ya ulaşmasıyla buz erimesini hızlandırdığını ve bunun da akıntıyı daha da zayıflatan bir kısır döngü yarattığını belirtti.

Antarktika’daki dramatik değişimler başladı

Monash Üniversitesi’nden iklim bilimci Dr. Ariaan Purich, Antarktika’daki okyanuslarda büyük değişimlerin halihazırda başladığını belirtti. 2022’den bu yana her yaz kıtayı çevreleyen deniz buzunun kapladığı alan 2 milyon kilometrekarenin altına düştü.

Bu durum, tatlı suyun hızla erimesiyle birlikte okyanusların ısı ve karbon emilim kapasitesini önemli ölçüde azaltıyor.

Çözüm: Emisyonların azaltılması şart

Uzmanlar, karbon emisyonlarının acilen azaltılması gerektiğini belirtiyor. Tasmanya Üniversitesi’nden fiziksel oşinograf Dr. Edward Doddridge, okyanus akıntılarının değişim biçimlerinin küresel iklim ve hava koşullarını doğrudan etkilediğini vurguluyor.

“Dünya’da tutulan fazla ısının %90’ından fazlası okyanuslarda depolanıyor. Bu ısı, iklimi şekillendiren kritik bir unsur. Okyanus akıntılarındaki değişimler, küresel hava ve iklim modellerini köklü şekilde etkileyebilir.”

Küresel ısınma ve okyanus dengesinin korunması

Antarktika Kutup Çevresi Akıntısı’nın yavaşlaması, iklim değişikliğinin etkilerini derinleştiren kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Emisyonların acilen azaltılması, okyanuslardaki bu dengenin korunması için hayati bir öneme sahip.

Melbourne Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bishakhdatta Gayen’in de belirttiği gibi, “Bu dengenin bozulması, yalnızca Antarktika’yı değil, küresel iklim sistemini de tehlikeye atacak”.

Fotoğraf: Helen Lee / Pexels

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top