İklim krizi, dünya genelinde herkesi eşit şekilde etkilemiyor. Kadınlar ve kızlar, yoksulluğun küresel çapta büyük bir bölümünü oluşturdukları için bu krizden en çok zarar gören kesim oluyor. Özellikle kırsal bölgelerde, su, yiyecek ve yakacak odun temini gibi temel ihtiyaçları sağlama sorumluluğu çoğunlukla kadınların ve kızların omuzlarında. Kuraklık ve sel gibi aşırı hava koşullarında, bu sorumluluklar daha da ağırlaşıyor; kadınlar daha uzun mesafeler kat etmek ve daha fazla çalışmak zorunda kalıyor.
İklim değişikliği ve artan riskler
İklim değişikliğinin yol açtığı çatışmalar, eşitsizlikler ve kırılganlıklar, kadınların karşı karşıya kaldığı riskleri artırıyor. Aşırı hava koşulları sırasında, kadınlar ve çocukların yaşamını yitirme olasılığı erkeklerden 14 kat daha fazla. Ayrıca, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle yerinden edilen her beş kişiden dördünün kadın ve kız olduğu tahmin ediliyor.
CARE International UK’de cinsiyet eşitliği konusunda kıdemli danışman Helen Pankhurst, bu durumu ❝İklim değişikliği cinsiyetçidir. Bu, kadınların ve kızların temel haklarını tehdit eden feminist bir konudur❞ sözleriyle ifade ediyor.
Kadınlar çözümün de öncüsü
Kadınlar, maruz kaldıkları bu ağır yüke rağmen, iklim değişikliğine karşı çözüm üretme ve topluluklarını harekete geçirme konusunda öncülük ediyor. Pankhurst, kadınların dayanıklılık gösterdiğini, yenilikçi çözümler sunduğunu ve daha iyi bir gelecek için umut verdiğini belirtiyor:
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
❝Topluluklarını bir araya getiriyor, çözüm üretiyor ve telafisi mümkün olmayan zararlara karşı mücadele ediyorlar.❞
Siyasi temsilde cinsiyet eşitsizliği
Son iklim zirvesi COP29’a katılan 78 dünya liderinden sadece sekizinin kadın olması, kadınların uluslararası sahnede yeterince temsil edilmediğini gözler önüne seriyor. SHE Changes Climate’ın kurucu ortağı Bianca Pitt, bu dengesizliğin önemli bir eksiklik olduğunu vurguluyor:
❝Kadınlar acı çektiğinde herkes acı çeker. Bu, bir zincirleme etkidir.❞
Karar alma süreçlerinde kadınların eksikliği, kadınların yaşadığı deneyimlerin ve bakış açılarının duyulmasını engelliyor. Pitt bu durumu şu sözlerle açıklıyor:
❝Kararların çoğu erkekler tarafından erkekler ve kadınlar için alınıyor. Bu, önemli bir kör nokta yaratıyor.❞
Kadın liderler daha güçlü iklim politikaları üretiyor
Kadınların lider olduğu ülkelerde ve işletmelerde iklim değişikliğiyle mücadele daha etkili yürütülüyor. Yapılan araştırmalar, ulusal parlamentolarda kadın temsilinin artmasının daha sıkı iklim politikaları ve daha düşük karbon emisyonlarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
İtalya’da yapılan bir araştırma, kadın liderlerin su, enerji ve kaynakların daha etkin yönetimine öncelik verdiğini gösteriyor. Ayrıca, kadınların yönettiği şirketlerin enerji verimliliğini artırma ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapma konusunda daha istekli olduğu belirlenmiş durumda.
Pitt, kadınların yer aldığı ekonomilerin daha dayanıklı, üretken ve adil sonuçlar doğurduğunu belirtiyor:
❝Kadınların iklim değişikliği konusunda liderlik yaptığı uluslar ve işletmeler, daha başarılı politikalar geliştiriyor.❞
Kadınların liderlik yolunda karşılaştığı engeller
Kadınların iklim değişikliği alanında yeterince temsil edilmemesi, cinsiyet ayrımcılığının güçlü bir yansıması. Pitt bu durumu şu sözlerle ifade ediyor:
❝Kadınların liderlik edememesinin en büyük nedeni, temsil eksikliğidir. Kadın liderleri göremeyen genç kızlar, bu alanlarda kendilerini hayal edemiyor.❞
Çözüm: Kadınların sesini güçlendirmek
Uzmanlar, kamu kurumları, işletmeler ve hükümetlerin, kadınların liderliğini desteklemek için daha somut adımlar atması gerektiğini savunuyor. Pitt, iklim müzakerelerinde kadınların temsiliyetinin artırılması için daha fazla fırsat yaratılması gerektiğini vurguluyor:
❝Kadınlar bu toplantılara katıldığında, seslerini daha fazla duyurma şansı yakalıyorlar.❞
Pankhurst ise kadınların yerel, ulusal ve küresel düzeyde güçlendirilmesi için fon sağlanması ve politik düzeyde gelişimlerinin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor:
❝Kadın liderliğindeki örgütlere destek vererek, onların fark yaratmasını sağlamalıyız.❞
İklim değişikliğine karşı etkili bir mücadele için kadınların liderlik pozisyonlarında daha fazla yer alması gerektiği her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle, kadınların sesini yükseltmek ve onları karar alma süreçlerinde daha etkin kılmak, sadece bir adalet meselesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için de kritik bir adım.
Fotoğraf: Sohan Rahat / Unsplash

