Avrupa’da orman yangınları neden büyüyor? Aşırı sıcaklar ve kuraklık yangınları kontrol etmeyi zorlaştırıyor

Haber Giriş: 13:00, 28.07.2026
Güncelleme: 13:00, 28.07.2026

Avrupa’da bu yaz etkisini artıran orman yangınları, Fransa ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkede geniş alanları küle çevirmeye devam ediyor.

Uzmanlar, olağanüstü yağışlı geçen kışın ardından yaşanan uzun kuraklık, rekor seviyedeki sıcak hava dalgaları ve kuvvetli rüzgarların birleşiminin yangınların daha hızlı yayılmasına neden olduğunu belirtiyor.

Avrupa’nın büyük bölümünde dördüncü sıcak hava dalgasının beklendiği bir dönemde, yetkililer yangın riskinin ağustos boyunca da yüksek seviyede kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Yağışlı kışın ardından gelen kuraklık yangın riskini artırdı

Uzmanlara göre bu yıl Avrupa’da yaşanan orman yangınlarının büyümesinde en önemli etkenlerden biri, mevsimler arasındaki keskin hava değişimi oldu.

Fransa ve İspanya, kış aylarında son yılların en yağışlı dönemlerinden birini yaşadı. Yağışlar nedeniyle ormanlarda otlar, çalılar, çam iğneleri ve kuru dallar hızla çoğaldı. Ancak ilkbahardan itibaren yağışların belirgin şekilde azalması ve peş peşe gelen sıcak hava dalgaları, bu bitki örtüsünü tamamen kurutarak kolay tutuşabilen geniş bir yakıt tabakası oluşturdu.

Bilim insanlarının “ince yakıt” olarak tanımladığı bu bitki örtüsü, birkaç saatlik yüksek sıcaklık ve düşük nemin ardından bile yanıcı hale gelebiliyor. Son haftalarda ölçülen nem değerleri ise yangınların başlaması için son derece elverişli koşulların oluştuğunu gösterdi.

Kuruyan orman tabanı yangınların günlerce sürmesine neden oluyor

Yangınlar ilk olarak kuru otlar ve yüzeydeki bitki örtüsünde başlasa da, uzun süren kuraklık nedeniyle zamanla daha kalın dallara, çalı köklerine ve orman tabanındaki organik katmana ulaşıyor.

Bu daha ağır bitki örtüsü çok daha yüksek sıcaklıklarda ve uzun süre yanmaya devam ediyor. Alevler kontrol altına alınmış gibi görünse bile toprağın altında için için süren yanmalar, yeniden alevlenme riskini artırıyor.

Uzmanlar, bu durumun yangın söndürme çalışmalarını önemli ölçüde zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Çünkü yüzeyde söndürülen alanlarda bile saatler veya günler sonra yeni alevlenmeler görülebiliyor.

Rüzgar yangınların yönünü aniden değiştirebiliyor

Orman yangınlarının büyümesinde en kritik etkenlerden biri de rüzgarın yönü ve şiddeti olarak öne çıkıyor.

Fransa’nın Gironde bölgesindeki büyük yangında alevler ilk etapta doğuya esen rüzgar nedeniyle batıya doğru ilerlerken, rüzgarın yön değiştirmesiyle birlikte yeniden Bordeaux kentine yöneldi.

Büyük çaplı yangınlar ayrıca kendi hava sistemlerini oluşturabiliyor. Yangının oluşturduğu yoğun sıcak hava sütunları, güçlü rüzgarlar meydana getirerek alevlerin beklenmedik yönlere sıçramasına neden oluyor. Bu durum, yangının davranışını öngörmeyi zorlaştırırken itfaiye ekiplerinin müdahalesini de güçleştiriyor.

Fırtınalar her zaman yangınları söndürmüyor

Yağış beklentisi oluşturan gök gürültülü fırtınalar da her zaman yangınların kontrol altına alınmasına katkı sağlamıyor.

Uzmanlar, bazı fırtınalarda yağmurun yere ulaşmadan buharlaştığını belirtiyor. Bu süreçte soğuyan hava hızla yere inerek kuvvetli aşağı yönlü rüzgarlar oluşturuyor. Bu ani rüzgarlar ise yangının farklı yönlere sıçramasına ve kontrolünün daha da zorlaşmasına yol açabiliyor.

Ayrıca yağış bırakmayan yıldırımlar da yeni yangınların başlamasına neden olabiliyor. Özellikle kurumuş ormanlık alanlarda tek bir yıldırım düşmesi bile kısa sürede geniş çaplı yangınlara dönüşebiliyor.

İklim değişikliği yangın sezonunu uzatıyor

Bilim insanları, Avrupa’da son yıllarda art arda yaşanan sıcak hava dalgalarının ve uzun süreli kuraklıkların orman yangını sezonunu belirgin şekilde uzattığını belirtiyor.

Eskiden yaz aylarının belirli dönemleriyle sınırlı kalan yüksek riskli süreç artık ilkbaharın sonlarından sonbaharın sonlarına kadar devam edebiliyor. Uzmanlar, Avrupa’nın birçok bölgesinde beklenen yeni sıcak hava dalgasının, mevcut yangınların büyüme riskini artırabileceği ve yeni yangınların çıkmasına zemin hazırlayabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Yetkililer, anlamlı yağışların gecikmesi halinde büyük orman yangınlarının ağustos ayı boyunca da Avrupa’nın en önemli afet risklerinden biri olmaya devam edeceğini öngörüyor.

Asya’da ise aşırı yağışlar sele dönüştü

Avrupa kuraklık ve orman yangınlarıyla mücadele ederken, Asya’nın bazı bölgeleri ise tam tersi bir hava olayıyla karşı karşıya kaldı.

Afganistan, Pakistan ve Hindistan’da son bir buçuk haftada etkili olan şiddetli muson yağışları ve buzulların erimesi nedeniyle büyük seller meydana geldi. İlk belirlemelere göre en az 180 kişi hayatını kaybetti.

Muson sisteminin mevsim dışı batı hava akımlarıyla birleşmesi sonucu bazı bölgelerde 24 saat içinde 250 milimetreye varan yağış kaydedildi. Bu miktar, Londra’nın yıllık ortalama yağışının yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

Aşırı yağışlar nehirlerin taşmasına, geniş çaplı su baskınlarına ve heyelanlara yol açarken, uzmanlar küresel ölçekte daha sık görülen aşırı hava olaylarının iklim değişikliğinin etkilerini daha görünür hale getirdiğine dikkat çekiyor. Avrupa’da yangınlar, Güney Asya’da ise seller, iklim sistemindeki aşırılıkların farklı coğrafyalarda aynı dönemde ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×